4 Nisan 2010 Pazar

Büyük taraftara dokunamazsın


Bir süredir FB TV'de ''büyük taraftara dokunamazsın'' temalı reklamlar dönüyor, bu ifade kulübü işletme zihniyetiyle yöneten idarecilerimizin ağzından duymaya pek alışık olmadığımız türden bir söylem.
Şaşırmaya gerek yok, zaten yeni bir ticari ürünün, Fenerbahçe markalı ev güvenlik ve alarm sistemlerinin pazarlamasına yönelik bir kampanyanın şiarıymış bu.
Bu reklamlar kulübün ( ya da şirketin mi demeli? ) televizyonunda dönerken, Kayseri maçının son dakikalarında polis önce Telsim alta girip sonra da Telsim üstün koridorlarında terör estirip ''büyük taraftara dokunmak'' bir yana tribünleri savaş alanına çeviriyordu.
Neyse ki, Fenerium'un pos makinelerinden kredi kartlarını geçirirken büyük taraftar olduğu düşünülen ama kendi evi gibi sahiplendiği stadında polis terörüne maruz kaldığında çapulcular ilan edilen taraftar tribünleri terketmeyip, tavrını ortaya koydu.
Neden çok sonra, taraftar ilk saldırıyı kendi çıplak elleri ve birlikten doğan gücüyle savurup, polisi zor duruma soktuktan sonra yöneticiler ''büyük taraftarı'' hatırlayıp olayları yatıştırmaya geldiler.

2 yorum:

Canarino dedi ki...

Senelerdir, sezonda bir ya da iki kez bunlar yaşanıyor ama biz sorumluyu hep yanlış yerde arıyoruz. Emniyetin izansız halleri hep vardı, hep olacak. Mevzu onları oraya getirmemek, onların kafasına "Fenerbahçe taraftarına elim kalkarsa benim başıma iş gelir" fikrini sokabilmek ama yok. Yönetime diyebiliyor muyuz "Kardeşim siz bu işi düzeltmedikçe ben yokum" diye. O da yok. Tepkisizlik öldürecek bizi. Belki öldürdü bile. Çok doluyum abi çok.

tozlu parkeler dedi ki...

@canarino Çok haklısın ama pazar akşamki tutum yine de öncekilerden iyiydi. Uzun süredir bu kadar inatçı bir tavır görmemiştim tribünde.
Kaybettiğimiz çok şey var zaten öyle olmasa tribünde pankarttan rahatsız olup, polise ben bunlardaan şikayetçiyim şımarıklığını gösterebilecek adamların cüretkar tavırlarına rastlamazdık.
Sözün özü, evet çok doluyuz ama artık bunları önemseyen o kadar az insanızki.