29 Nisan 2010 Perşembe

6. yabancı


Play-off un ilk maçında tribüne çıkan isim beklendiği gibi Griçek oldu.
Fenerbahçe basketbol tarihinin en heyecan verici transferlerinden birisi olmasına rağmen 2 sezondur bir türlü devreye giremeyen Griçek'in yüksek maliyeti düşünülüncea bu karar garip karşılanabilir ama kötü bir zihniyetle yanlış kurulan kadroya bakınca en mantıklı tercih bu olmalı diye düşünüyor insan.

Mesele sadece, Ömer Aşık'ın takımdan uzaklaştırıldığı için Vidmar'ın geri dönüşü ve yabancı kontenjanını dolduruşu ile ilgili değil aslında.

Griçek'in bu takıma katkı veremiyeceği uzun süredir gün gibi aşikar.

Bir kere 2 yıldır doğru dürüst oynayamayan bir oyuncu olarak savunmada cidden çok geriledi. Zaten kariyeri boyunca kendisi hakkında iyi savunmacı dedirten bir oyuncu olmamıştı. Bir de üstüne üstlük Fenerbahçe formasıyla üst üste yaşadığı sakatlıklardan fırsat buldukça oynadığı kısa sürelerde kendisini kanıtlamak adına sadece hücuma odaklanması, zaten ağırlaşan bedeni ve yavaşlayan ayakları sebebiyle gerileyen savunmasının defolarını iyice arttırdı.

Tabii bunda Griçek'in bir türlü Tanjeviç'in hücum planlarında topu potaya gönderecek adam olarak düşünülmemesinin de payı var.

Takımın belki de en güvenilir şutörü olabilecekken, başı bozuk hücumlarda tüm enerjisini gereksiz zorlamalarla kendisine pozisyon yaratmaya harcadı durdu.
Bu başıbozukluk, 2 sezondur hala hücum düzenini oturtamama hali sürdükçe savunma zaafları ve fiziksel zayıflıkları sebebiyle zaten sahada olduğu sürelerde takıma belirli bir yük getiren Griçek'in güvenilir bilek olarak kullanılması pek mümkün görünmüyor.
Onun gibi savunmada yokları oynayan bunun yanısıra bire bir zorlamaları bile yüksek yüzdeyle sayıya çevirebilme yeteneği olan Greer bu kontenjanı zaten dolduruyor.
Zaten asıl mesele de burada ortaya çıkıyor, takımın kısa rotasyonunda Ömer Onan ve Ukiç dışında takım savunmasına katkı verebilen kimse yok.
Mrsiç ve Greer tolere edilebiliyor ama Kinsey'in hala savunmadan anladığı bire birde karşısına aldığı rakibinden top çalmak veya ona blok vurmak olunca, Preldziç takım oyunculuğuna, çalışkanlığına rağmen kendisinden kısa şutörlerin sürekli uzağında kalıp onlara şut idmanı yaptırdıkça, bu krep hamuru kıvamındaki savunmaya sertlik katabilecek Serhat sakatlıklardan dolayı hiç bir zaman bu takımın oyuncusu olamayınca Griçek bu kadroda fazlalık haline geliyor.
Sezon başında iyi oyuncular alındı, kötü transfer yapıldı denklemi kuranlar bu tehlikeyi haber veriyorlardı aslında.
Geniş değil şişik bir kadro, ihtiyaçlarını gideremeyen ama fazlalıklarını da çöpe atmak zorunda kalan bir yapı.
Açıkcası son 2 yıldır iyi ve üst düzey oyuncuları transfer ederken kadro mimarisinden çakan yönetim zihniyetinin eseridir bu durum.
Çuvalla paralar ödenen Griçek'in tribüne çıkışını onun sakatlıklarına bağlayıp sorumluluktan kaçmak olmaz.
Bu kadar plansız, başıbozuk, ne hedeflediğini bilmeden kadrolar kurup dağıtan yönetim aklıyla boşa harcanan seneler, bu takımın tarihindeki belki de en iyi yerli kadrosunun da harcanmasına sebeb oldu.

2 yorum:

efesliler dedi ki...

Hocam çok ara verdin. Böyle arada yaz da Fenerbahçe Ülker basketbolu analizi okuyalım.

tozlu parkeler dedi ki...

Yazıcam, yazıcam.