<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091</id><updated>2011-12-29T20:31:52.057+02:00</updated><category term='Eski günler'/><category term='Drazen Petroviç'/><category term='QTM'/><category term='Lefter'/><category term='Fenerbahçe Basketbol'/><category term='Kadın Basketbol'/><category term='Futbol'/><category term='ALTYAPI'/><category term='Euroleague'/><category term='Avrupa basketbolu'/><category term='Memleket basketbolu'/><category term='Genel geçer'/><category term='fenerbahçe'/><category term='2010 Dünya Şampiyonası'/><category term='wnba'/><category term='Erkek basketbol'/><category term='Voleybol'/><category term='Fiba'/><category term='NBA'/><category term='Tribün'/><category term='Avrupa'/><category term='Fiba 2010'/><title type='text'>FENERBAHÇE BASKETBOLU</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>298</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7042952605030426096</id><published>2011-12-28T16:00:00.004+02:00</published><updated>2011-12-28T16:08:58.329+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Top 16 Değerlendirmesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-HGdp_0NeFTU/TvshEh3vGeI/AAAAAAAABDk/x-0-cFciFs8/s1600/fb-cantu-e1324587808724.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 236px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-HGdp_0NeFTU/TvshEh3vGeI/AAAAAAAABDk/x-0-cFciFs8/s400/fb-cantu-e1324587808724.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5691178915808090594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Top 16 kuraları çekildi; Grubumuz ve Top 8 şansımız üzerine kısa bir değerlendirme yapma vakti.&lt;br /&gt;Öncelikle; elbette gruptaki takımların gücü ve kalitesinden öte, takımımızın Top 8 şansını belirleyecek olan en önemli etkenin sezon başından bu yana her maç ya bir vites yükselten yada bir vites düşüren istikrarsız halinden sıyrılıp, kadro kalitesinin ve tecrübesinin hakkını veren karakterini her maç ortaya koyması olduğunu belirtmek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon başında, takımın 3 guardından birinin halen sakat, diğerinin sakatlığından dolayı fizik yetersizliği oluşu ve nihayet bir diğerinin ise henüz takıma alışamamasından kaynaklı hücum organizasyonlarında şuursuz ve bilinçsiz bir takım görüntüsü verilmesinden bahsettik.&lt;br /&gt;Ama neredeyse sezon ortasına gelinmişken halen bu sorunun tam anlamıyla çözülememiş olmasını aynı sebeblerle açıklayamayız. Maç içerisinde takıma taktik tahtasıyla değil daha çok motivasyon katkısıyla müdahale etmeyi tarz edinen Spahija’nın 1,5 yıldır set çizmek ve çalıştırmak konularında da sınıfta kaldığı düşüncesindeyim.&lt;br /&gt;Hücumda, EL standartları için dribling, pas ve penetre yetenekleriyle yaratıcılık konusunda hayli iyi seviyelerde sayılabilecek 4 oyuncuya (Ukiç – Curtis – Bogdanoviç - Emir) sahipken, halen takımın özellikle sete set hücumlarda pozisyon yaratma sıkıntısı çekip, birebir zorlamalarla potaya gitme çabasında olması sadece oyuncuların bireysel performans eksiklikleriyle, form düşüklükleriyle, fizik olarak hazır olmamalarıyla açıklanamaz.&lt;br /&gt;Bu takım belli ki, hücum seti yaratma ve çalıştırma konusunda pek becerikli bir koçun elinde değil.&lt;br /&gt;Bu takımın en önemli hücum silahının rakip savunmaya yerleşmeden hücum edebilmesi olduğunu biliyoruz. Ama rakip savunmaya yerleştiğinde, savunma dengesini bozacak oyunları oynayamayan bir takımın EL’de başarılı olabilmesi mümkün değil. Hızlı hücumu en iyi oynayan Maccabi’nin bile ilk 10-15 saniyede pozisyon bulup şutunu atamadığı zaman, oynadığı onlarca farklı hücum seti var. Zaten onları 2 yıldır EL’nin en iyi takımlarından birisi yapan özellik ellerindeki çok sayıda yetenekli oyuncunun herbirinin hep en verimli olabilecekleri pozisyonda şutunu bulabilmesi, takımın hep bu pozisyonları yaratabilecek hücum portföyü zenginliğini çalışarak yaratabilmiş olmasıdır.&lt;br /&gt;Bence bizim açımızdan şu an en önemli eksiklik tamda bu noktada.&lt;br /&gt;Zaman zaman, takımın penetre edip potaya gitme konusunda eksiklik yaşandığından bahsediliyor zaman zaman ise son yıllardan farklı olarak çok az dış şut kullanıldığından. Aslında hücumdaki iki sorunun da temelindeki sorun, hızlı hücuma çıkılamadığında durarak hücum eden anlayı yatıyor. Topsuz oyunda Ömer Onan dışında kısalar pozisyon bulmak için koşular yapmıyor, Bogdanoviç biraz daha hareketli olsa da Ukiç-Curtis-Emir hep topu bekleyen, topu eline alıp penetre etmeye çabalayan oyuncular. Oysa kısaların Ömer Onan gibi savunmacısını peşine takıp base line dan koşu yapıp, şut pozisyonu için fırsat aramadığı, uzunlarının kısalarla ikili oyunlara girmediği bir düzende penetre etmek, rakip savunmanın dengesini bozmadığı için duvara toslamak anlamına gelir. Penetreyi yapan oyuncunun bitirişinde hem pas hem şut opsiyonu yoksa o penetre kötü bir tercihdir. Ki top elinde olmayan oyuncular bu kadar hareketsiz olunca penetre eden oyuncunun ne uzunlara ne kısalara pasla hücumunu bitirme şansı pek kalmıyor. Takımın EL’deki asist istatistiklerindeki kötü ortalamanın ve yapılan asistlerin bir çoğunda Emir’in harika oyun görüşünün damgası oluşunun en önemli sebebi de budur.&lt;br /&gt;Bu takım, TOP 16’dan ötesini görmek istiyorsa, hücum seti çalışmalı, penetre, dribling, asist yetenekleri olan yaratıcı oyuncularına Ömer Onan’ın topsuz koşularla pozisyon alma becerisini nasıl geliştirdiği örnek olmalı. Uzunlar hücumda sadece arkasını savunmaya yaslayıp, alçak postta top bekleme devirlerinin gerilerde kaldığının farkına varıp, hücumun her saniyesinde hareketli ve ikili oyunların içinde olmaları gerektiğinin farkına varmalı.&lt;br /&gt;Bu noktada kafamızı kurcalayan önemli hadise; Spahija tarzı oyuna set çizerek müdahale etmeyen bir koça sahipken sahada koç gibi davranmaktan ziyade sadece çok yetenekli bir skorer kimliğini kendine uygun gören Ukiç’in bu takımın birinci guardı olması sorunudur.&lt;br /&gt;Takımı değerlendirirken, hücumdaki eksiklere çok vurgu yaptık. Bu takımın savunmada iştahlı ve savaşçı ruhunun takımı üst tura taşıyacak en önemli silahı olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Ama bu sezon pota altında boyalı alanı kapatma becerisini gösteren Vidmar’ın savunma yaparken değil her gereksiz pozisyonda faul yapan savurganlığı devam ettiği, Gist’in savunma yapmaktan anladığı şeyin rakibe blok yapmak olduğu, Oğuz ve Kaya’nın güçsüz halleri devam ettiği sürece Top 16’da uzun savunmasında sıkıntı yaşamamız kaçınılmaz.&lt;br /&gt;Gruptaki rakiplere gelirsek;&lt;br /&gt;2. torbadan gelen PAO için bu sezon önceki sezonlara göre zayıf yorumuna mutlaka rastlayacağız. İnanmayınız; geçen sezon ilk tur maçlarından sonrada benzer yorumlara rastladık ama onlar tüm zamanların en fazla kazananı olan takımlarının kültürü ve en fazla kazanan koçlarının başarısını, EL’nin her daim kendi lehlerine olan hakem tavırlarıyla birleştirip şampiyon olmayı başarmışlardı. Düşük tempolu oyunun Avrupa’daki en başarılı temsilcisi oldukları tartışılmaz bir gerçek. Diamantidis gibi dominant ve her koşulda sakin kalmayı becerebilen bir oyun kurucu sayesinde her maçın her anında oyunun temposunu ve atmosferini kendi istedikleri düzeyde tutmayı başarabiliyorlar. Zaten onlar için başarının anahtarı tam da bu.&lt;br /&gt;Diamantidis’in bu dominant karakterine rağmen, geçen yıl Barcelona deplasmanında henüz ilk periyotta 2. Faulünü alıp oyunun büyük bölümünde sahada yer almamasına rağmen o maçtan rakibi uyuta uyuta final four çıkartmış olmaları, Diamantidis gibi tüm takımın her maçın her anını istedikleri tempoda oynatma becerisini kazanmış olduğunun kanıtıydı. Onları alıştıkları düzeni maça hakim kılmaktan alıkoymak hiç kolay değil. Sadece Diamantidis değil, son 2 yıldır Diamantidis’le oynaya oynaya kendini aşan Nick Calathes, bir basketbol efsanesi Saras ve kısa boyuyla oyunbozan bir savunmacı olan top hırsızlığı konusunda sabıkalı Davis Logan’la çok dominant bir guard rotasyonuna sahipler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.torbadan EL’den çok Eurocup’ta görmeye alışkın olduğumuz geçen yılın Eurocup şampiyonu Unics Kazan geldi. Sezonun çıkış yapan ekiplerinden birisi oldukları doğru ama ilk tur gruplarında ligin bu sezon en zayıf iki takımı olan Prokom ve (üzülerek söylüyorum) U.Olimpija vardı. Bir diğer rakibi Galatasaray’ın EL’deki ilk sezonunu oynadığını düşünürsek bu çıkışa övgü düzmek konusunda temkinli davranmak gerekir.&lt;br /&gt;Geçen yılın Eurocup kadrosuna önemli takviyeler yaparak EL’ye giriş yaptılar. Herhalde en önemli hamleleri Domercant gibi ritmini bulduğunda durdurulması çok güç bir hücum silahı olan ve yetenekleri kadar fizik gücüyle de rakip savunmaya zorluk çıkartan çok yönlü ve çok inatçı bir hücum gücünü kadrolarına katmış olmalarıydı. Domercant’ın bu sezon kendileri için çok kıymetli olan Siena deplasmanı galibiyetindeki katkısı müthişti. Onu durdurmak kolay değil.&lt;br /&gt;Kazan’da koç Pashutin’in hücum planı öncelikle iyi bir savunmacı olan ama sayı opsiyonu fazla olmayan Samoylenko’yı topu getiren ve dağıtan oyuncu olarak kullanmak ve birebirde çok başarılı iki Amerikalı kısa Terrell Lydal ve Henry Domercant’la sayı bulmak üzerine kurulu. Domercant potaya yaklaşıp atmayı, Lydal içeriye doğru ilk adımı atıp sonra geriye çekilip şut atmayı daha çok seviyor. Her ikisi de sahadayken çok önemli bir hücum gücüne sahip oluyorlar. Bizim eski dost Lynn Greer bizdeki gibi orada da henüz ritmini bulamamış görünüyor. Yine de onun bir anda maçın seyrini değiştirecek hucüm hamleleri yapacak hücum potansiyelie sahip olduğunu biliyoruz. Kazan 1 ve 2 numaralardaki yetenek zengini oyunculara karşın 3 numarada daha sıradan ama yine de faydalı oyunculara sahip. Kelly McCarty maç içerisinde pek suya sabuna bulaşmaz görünen ama maç sonu istatistiklerine baktığınızda her şeyi biraz yapmış oyuncu olarak göze batar. 4 numarada eski Galatasaray’lı Mike Wilkinson şutör uzun olarak bize ters gelebilecek bir isim, Veremeenko ise hem hücumda pota altı oyunlarını iyi bilen hemde savaşçı kişiliğiyle ribauntlarda etkili olan bir oyuncu. Pivot pozisyonunda blok tehtidi güçlü bir ikilileri var. Jawai geçen yıl Partizan’da bu yıl Kazan’da gördüğümüz kadarıyla fiziğini kullanabildiği ölçüde pota altında etkili olabilen bir oyuncu. Potaya yaklaştırılmadığı sürece sorun yok, Aleksev Savresenko ise 2.15’lik bir oyuncuda olabilecek tüm defolara ve tüm ekstra özelliklere sahip.&lt;br /&gt;Kazan özellikle iki skoreri Lydal ve Domercant’in omuzlarında yükselen bir takım. Özellikle EL’nin en uzak deplasmanında işler kolay olmayacaktır.&lt;br /&gt;4. torbadan gelen rakibimiz için ne öngörülebilir bilmiyorum. Transferin en hareketli takımlarından biriyken yerel liglerinde hem Siena hem Cantu’nun gölgesinde kaldılar, EL’de hiçte beklenen başarıyı gösteremediler. Ama yine de acaba bu geniş ve yetenekli oyunculardan kurulu kadro Top 16’da patlama yapar mı düşüncesini taşımıyor değiliz. Koçları Scariolo’nun hatırı sayılır bir Eurocup kariyeri var ama EL kaderi toplama takımları adam etmeye çalışmak oldu. Gruplarda sadece 4 maç kazandılar, felaket kötü savunma yaptılar. Bir türlü oturmayan hücum düzenleri var. Daha fazla bir şey söylemeyelim. Scariolo bu takımı toparlayabilirse 4. Torbadan bu takımın gelmesine lanet okuruz. Ama zor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7042952605030426096?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7042952605030426096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7042952605030426096' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7042952605030426096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7042952605030426096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/12/top-16-degerlendirmesi.html' title='Top 16 Değerlendirmesi'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-HGdp_0NeFTU/TvshEh3vGeI/AAAAAAAABDk/x-0-cFciFs8/s72-c/fb-cantu-e1324587808724.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-216886395188034208</id><published>2011-11-15T12:08:00.003+02:00</published><updated>2011-11-15T12:51:12.524+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><title type='text'>Radyo Fenerbasket</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-4w1Nps0fWAM/TsJEGURtSRI/AAAAAAAABDY/T57XUxhHdh0/s1600/2004_06_10_old_radio.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 302px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-4w1Nps0fWAM/TsJEGURtSRI/AAAAAAAABDY/T57XUxhHdh0/s400/2004_06_10_old_radio.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675173355753130258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe basketbolunun hem tribünlerde hem de sosyal medyada sevilen ismi &lt;a href="http://markonunyeri.blogspot.com/2011/11/radyo-fenerbasket.html"&gt;marko&lt;/a&gt; dün bloğundan bildirmişti; &lt;a href="https://twitter.com/#%21/neozepron"&gt;neozepron&lt;/a&gt; 'un fikri ve çabalarıyla önayak oldukları Radyo Fenerbasket projesinde sona gelindiğini.&lt;br /&gt;Son rötuşlar bu gece yapılacak, yarın öbürgün Fenerbahçe basketbolu üzerine serbest düşünceler Radyo Fenerbasket'te olacak.&lt;br /&gt;Takipte olunuz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-216886395188034208?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/216886395188034208/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=216886395188034208' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/216886395188034208'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/216886395188034208'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/11/radyo-fenerbasket.html' title='Radyo Fenerbasket'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-4w1Nps0fWAM/TsJEGURtSRI/AAAAAAAABDY/T57XUxhHdh0/s72-c/2004_06_10_old_radio.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3796656042013272215</id><published>2011-07-04T21:31:00.002+03:00</published><updated>2011-07-04T21:33:04.032+03:00</updated><title type='text'>Güneşli Pazartesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-vHYg6k9CR30/ThIHWl_jX0I/AAAAAAAABCw/X16wfhGRM2o/s1600/k%25C3%25BCrek.PNG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 265px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-vHYg6k9CR30/ThIHWl_jX0I/AAAAAAAABCw/X16wfhGRM2o/s400/k%25C3%25BCrek.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5625566969276358466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'nin olduğu yerde umut tükenmez.&lt;br /&gt;Kulübü saldırı altındayken, sporcuları şampiyonluk kazanmaya devam eder.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3796656042013272215?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3796656042013272215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3796656042013272215' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3796656042013272215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3796656042013272215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/07/gunesli-pazartesi.html' title='Güneşli Pazartesi'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-vHYg6k9CR30/ThIHWl_jX0I/AAAAAAAABCw/X16wfhGRM2o/s72-c/k%25C3%25BCrek.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3004977993139201041</id><published>2011-06-18T00:37:00.005+03:00</published><updated>2011-06-18T00:57:46.168+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Spormax'e Türkçe dersleri; Şampiyon</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-pOIgIwaScNA/TfvMzeLJaQI/AAAAAAAABCo/aUkBlw85QxQ/s1600/20110617.233803_IST596_1603741_76LBA.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-pOIgIwaScNA/TfvMzeLJaQI/AAAAAAAABCo/aUkBlw85QxQ/s400/20110617.233803_IST596_1603741_76LBA.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5619310144720038146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;''Ulusal ve uluslararası bir yarışmada ilk dereceyi alan, birinci olan kimse veya takım, böke.''&lt;br /&gt;Türk dil kurumu, şampiyon kelimesinin anlamını böyle açıklıyor.&lt;br /&gt;Ama spormax ısrarla serinin iki şampiyonu var diyor.&lt;br /&gt;Ribaundu aldık, malesef sayı oldu dediler, maç sonrası şampiyonun gerçek destanını değil ikincinin sözde destanını anlatıp durdular.&lt;br /&gt;Siz kendinizi kandıradurun, bir yarışmada tek bir şampiyon olur. O da FENEBAHÇE'dir.&lt;br /&gt;Koyduk mu Cimbom&lt;br /&gt;Koyduk mu Spormax.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3004977993139201041?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3004977993139201041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3004977993139201041' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3004977993139201041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3004977993139201041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/06/spormaxe-turkce-dersleri-sampiyon.html' title='Spormax&apos;e Türkçe dersleri; Şampiyon'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-pOIgIwaScNA/TfvMzeLJaQI/AAAAAAAABCo/aUkBlw85QxQ/s72-c/20110617.233803_IST596_1603741_76LBA.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6469201525408451213</id><published>2011-06-13T20:10:00.003+03:00</published><updated>2011-06-13T23:09:35.850+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Şampiyonluğa doğru</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-o0OEHxKA1ng/TfZua6a2TsI/AAAAAAAABCg/CQPyKegagOU/s1600/102.4014.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 222px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-o0OEHxKA1ng/TfZua6a2TsI/AAAAAAAABCg/CQPyKegagOU/s400/102.4014.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5617798993828794050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Seri öncesi Fenerbahçe cenahında sıklıkla duyduğumuz tahminler serinin 4-1 bitmesi üzerineydi. Abdi İpekçi'de 1 mağlubiyet, sert deplasman atmosferlerinde kendini kaybetme potansiyeline sahip takım için olasıydı, öyle de oldu...&lt;br /&gt;Neyse ki, final serisinin boyunca yazdığımız gibi iki takım arasındaki kalite farkı Galatasaray açısından daha fazlasını yapmasına müsade etmeyecek ölçüde derin.&lt;br /&gt;Galatasaray'ın takım olarak alışık olmadığı bir düzeye; final serisine ne mental ne de teknik olarak yeteri kadar hazırlanamadan çıkmadığını. Seri boyunca hep en kısır oldukları alanda, hücumda yenilikler denediler, en iyi yapabildikleri şeyin, rakibe baskı yaparak ve çok sert oynayarak rakibin hücumda seti kurmadan önce topu elinde çok fazla tutmasını dolayısıyla kötü top kullanmasını sağlamanın Fenerbahçe gibi önemli bir Euroleague tedrisatından geçmiş bir takım karşısında üst üste bir kaç maçta işe yaramayacağı belliydi.&lt;br /&gt;Buna rağmen 3. maçta hem Fenerbahçe'yi bozabildiler hem de kendileri için sıradışı bir şekilde yüksek tempoda oynayarak ve çok atarak kazanmayı başardılar. Aslında seri öncesi Galatasaray cephesinde, 50-60 yıl öncesinin kadrosuna referansla yaratılan &lt;span style="font-style:italic;"&gt;''yenilmez armada''&lt;/span&gt; temalı motivasyon bugünkü takımın final serisi için yetersiz olan kalite ve deneyim açığını kapatabilecek bir moral etki yaratamazdı. Yine de, Galatasaray'ın Oktay Mahmudi klasiğiyle yaratılan kolay kolay teslim olmayan karakteri Fenerbahçe tarafının dikkat etmesi gerekli en önemli meseleydi.&lt;br /&gt;Galatasaray cephesinin artıları eksileri bi yana serinin kaderini Fenerbahçe tarafı belirliyor. 3. maçtaki dağınıklık, rakibe öldürücü darbenin vurulabileceği anlardaki ürkeklik 4. maçta yaşanmadı. Bu kez oyuncular kader anlarını hem soğukkanlı biçimde hem de yeteneklerine güvenerek oynadılar.&lt;br /&gt;5. maçta bu kez maçı kazandıran soğukkanlılık değil, tamamen kendine güven ve rakibine üstünlüğünü hem tempoyu yükselterek hem her pozisyonda fiziksel temaslarda sertliğe sertlikle karşılık vermekten kaçınmadan hissettiren bir oyun kazandıracaktır. Yüksek tempoda yetenekleri, oyun zekası ve saha görüşü daha iyi olan, daha çabuk düşünüp, rakibin dengesini bozup pozisyon yaratma becerisi daha yüksek olan takım kazanacaktır.&lt;br /&gt;Seri öncesinde ve seri boyunca bazen maçlar sırasında da bol bol Spahija'yı ve özellikle de Ukiç'i eleştirdik ama tüm takımın hakkını da verelim, sezon başından bu yana yaşanan sakatlıklara rağmen verdikleri mücadeleye saygı duyalım.&lt;br /&gt;Önce Spahija'dan başlamalı. O elinde taktik tahtasıyla her pozisyonda adeta takımın oyun kurucusu gibi eli sahada olan bir hoca değil ondan bir Pini Gershon veya Pesiç performansı beklemek anlamsız. Takım 2 pozisyonda istediklerini yapamadığında takıma müdahale edip, tüm insiyatifi eline alarak istediği seti takıma mutlaka oynatacak bir hoca değil. Klasik Yugoslav disiplinine sahip ama çok kez sert olmasına rağmen her an müdahaleci değil. Molalarının bir çoğunda taktik tahtasını eline bile almaz, özellikle savunmada gevşemeye ya da rakip savunmanın dengesi bozulmadan atılan şutlara kızar ama kriz anlarında çok kez oyuncularına güvenir, takıma krize siz soktunuz siz çıkarın gibi bir tavırla yaklaşır takıma.&lt;br /&gt;Sezon başından bu yana takıma aşıladığı kendine güven önemli, bu takım Barcelona, Olimpiakos deplasmanlarında hiç paniklemeden kazanırken Spahija'nın takım üzerinde yarattığı pozitif etkilerin rolü büyüktü. Ama bizler maçları seyrederken eğer işler kötüye gidiyorsa örneğin bir Pini Gershon görmek istiyoruz. Örneğin takım üst üste 5 hücumdan boş döndüğünde koç molayı aldığında sazı eline alsın, öyle bir hücum çizsinki mola sonrası ilk hücum sayıya dönsün, rahat bir nefes alalım diye düşünüyor oysa Spahija'nın tarzı bu değil onun müdahalesi daha çok oyuncularını kendine getirip, yenilemek ve maçı çevirecek iradeyi onların göstermesini beklemek oluyor. Koçun tarzı bu, alışmak lazım.&lt;br /&gt;Takımın koçuyla birlikte beklentilerin en fazla yoğunlaştığı elemanı kuşkusuz 1. guardıdır. Transferiyle ilgili girişimi duyduğumuzda ''doğru iş'' yapılıyor demiştik. Hala da öyle düşünüyoruz. EL seviyesinde TOP 8'ler de oynayacak guard sayısı çok fazla değil, olanları da kadroya katabilmek eğer oyuncunun hocasıyla, takımla bir sorunu yoksa veya takımı bütçe kısıtlamasına gitmezse pek olanaklı olmuyor. Ukiç'ten daha yeteneklisini bulabilmek zor ama Ukiç'in bu seviyede bir takımın 1. guardı olmak konusundaki sıkıntıları yetenekleri değil. Onun en belirgin defosu, takım kötü giderken moralini, inancını yitiriyor oluşu. Ellerini iki yana açıp Spahija'ya dert yanmaya, sahada olup biteni şikayet etmeye başlıyorsa eğer tehlike var demektir. Oysa çok kez gördük ki, en zor maçlarda bile hem kendini hem de takımını tamir etme yeteneğine sahip. yeter ki iradesini sahaya koyabilsin. Haksızlık etmek istemem guard biraz da kışlada asker için söylendiği gibi olmalıdır, hani asker üşümez, yorulmaz, acıkmaz falan denir ya point guard için maç içerisinde bozulmaz, başı öne eğilmez, morali düşmez demek istemiyorum ama ukiç çok kez zor zamanlarda, takım dağılmışken gözlerinden ateş fışkıran bir guard dolayısıyla bir lider olamıyor. Oysa, sezon boyunca bazı maçlarda bileğindeki sakatlık yüzünden maç boyunca acıdan dişlerini sıkarak oynamak zorunda kalışına şahitlik ettik, savaşçı ve fedakar ruhunu biliyoruz. Belki de ne geçen sezon ne de bu sezon arkasında onu gerçek anlamda dinlendirecek bir yedeğinin olmaması da Roko'yu olumsuz yönde etkiliyor. Kader anlarında fiziksel anlamda yorgun ve tükenmiş halde sahada oluyor.&lt;br /&gt;Şimdi 1. guarda laflar söyleyip Saras'ı es geçmek olmaz. Olmuyor, ne yapsa olmuyor, kariyeri boyunca hep en zor işleri yaptı ama artık yorulan vücut kafasındaki delice işleri yapmasına izin vermiyor. Neyse ki hem Ukiç hem de Saras kötüyken sahada takımın aklı olabilen ve takım arkadaşlarının bir kaç salise sonra yapacağı hareketi önceden sezip topu rakip savunmanın ölü bölgesine indirme becerisine sahip Emir git gide gelişiyor, o sahadayken takım sete set hücumda boş yere paslaşmak yerine rakip savunmanın dengesini bozacak penetreleri, ikili oyunları oynayabiliyor.&lt;br /&gt;Toplu değerlendirmeyi şampiyonluk sonrası yaparız ama takım savunması açısından  bir noktayı es geçmemek lazım. Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi yenebilmesi ancak sıradışı işlerin olduğu bir maçta gerçekleşebiliyor, 3. maçta böyle oldu. Galatasaray bu sezon ilk kez 80 küsür sayı yemesine rağmen galip geldi. oysa 4. maçta Galatasaray'ın 48. sayısını bulduktan sonra ki 5 dakikaya bakın, rakip sadece faul çzigisinden 1 sayı buluyor. 3. maçın aksine Galatasaray kısaları bire birde rakibini geçince boş pozisyon bulamıyor, fenerbahçe takım savunmasının farkına varmış halde. Uzunlar ortayı kapatabiliyor, bire bir değil takım olarak hücum etmek zorunda kalan Galatasaray alışık olmadığı zorlukta bir savunma yardımlaşması karşısında hiç bir şey üretemiyor.&lt;br /&gt;Fenerbahçe'yi bu sezon başarılı kılan en önemli taktik etken devreye giriyor, savunmada yardımlaşma üst düzeye çıkıyor ve savunmada sinir bozucu sayılar yemeyen Fenerbahçe hücumda saçmalamadan, doğru şutu yaratarak oynayıp kazanıyor.&lt;br /&gt;Sezon boyunca bu takımın dengesi defalarca bozuldu, sakatlıklar sezon boyunca hocanın kafasındaki planları alt üst etti. Sezonun belki de en kritik dönemi olan, EL TOP 16'sındaki son 3 maçın oynandığı dönemde takım kadrosundaki 3-4 oyuncu kadrodaki gençler ve altyapı oyuncularıyla antrenman yaparak maçlara hazırlandı. Sezonun önemli bölümünde takımın yarıya yakını sakatlıklar sebebiyle doğru dürüst antrenman yapamadı. Tüm bunlara rağmen bu takım yarın lig şampiyonluğunu kazanmak üzere sahada olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6469201525408451213?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6469201525408451213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6469201525408451213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6469201525408451213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6469201525408451213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/06/sampiyonluga-dogru.html' title='Şampiyonluğa doğru'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-o0OEHxKA1ng/TfZua6a2TsI/AAAAAAAABCg/CQPyKegagOU/s72-c/102.4014.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-326213167769478522</id><published>2011-06-05T23:05:00.004+03:00</published><updated>2011-06-06T00:04:58.731+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Geri döndüler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-xgPfP0HcXHs/TevvcRYOGuI/AAAAAAAABCY/l1ChHvpl6K0/s1600/LiveImages_Spor%2BFoto_672_Fenerbah%25C3%25A7e%2B%25C3%259Clker%2B81-59%2BGalatasaray%2BCafe%2BCrown_S04200017.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-xgPfP0HcXHs/TevvcRYOGuI/AAAAAAAABCY/l1ChHvpl6K0/s400/LiveImages_Spor%2BFoto_672_Fenerbah%25C3%25A7e%2B%25C3%259Clker%2B81-59%2BGalatasaray%2BCafe%2BCrown_S04200017.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5614844629427821282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Efes serisinde &lt;a href="http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/05/geri-donun.html"&gt;''geri dönün''&lt;/a&gt; başlığıyla yazmıştık; takımın final öncesi görüntüsünde sezon boyunca yaşanan sakatlıklarında etkisiyle fiziksel bir yıpranma, düşüş hatta dağınık ve rahat oyunlarla sonuca gitme hali sezilmiyor değildi. Ama önceki yıllarda olduğu gibi yine final serisinde vitesi birden yükseltecek bir takım yine agresifliği ve kazanma arzusuyla rakibi boğacak bir mücadele bekliyorduk. Yanılmadık. Son 5 sezonda ligde final oynayan takım yine aç yine saldırgan yine gözlerinden ateş çıkarcasına oynuyordu.&lt;br /&gt;Geri dönmüşlerdi.&lt;br /&gt;Seri öncesinde kaygılarımız yok değildi; her ne kadar Galatasaray'a oranla çok daha kaliteli ve daha da önemlisi üst düzey maç oynama becerisi yüksek oyunculardan kurulu bir takım olsak da, sezon boyunca yaşanan sakatlıklar takımın dengesini, koçun kafasındaki planları defalarca bozmuştu. Son olarak Kinsey'in haddinden fazla uzayan sakatlığı ve nihayetinde sezonu kapatması zaten sezon boyunca yaşına göre fazlaca yük çeken, efor sarfeden ve hayli fazla yıpranan Ömer Onan'ı alternatifsiz bırakıyordu. Sezon boyunca beklentilerin üzerinde bir hücum performansıyla muhteşem ekstra performanslar ortaya koyan kaptanın savunma yükünü azaltabilecek Kinsey'den yoksunluk  bireysel performansını üzerinde baskı yokken ve tam sahada tempolu ve özgürce oynayabiliyorken arttırabilecek J.Johnson'u kamçılayabilirdi. Ayrıca Tutku'nun sahada olduğu sürece top aldırılmadan savunulması neredeyse Galatasaray'ın tüm hücum verimliliğini baltalamak anlamına gelirken bu yükü tamamen Ömer Onan'a yüklemek düşündürücüydü.&lt;br /&gt;Ama ilk maçta Ömer işin o tarafını hiç düşünmeyin der gibi oynadı. 30 dk'ya yakın bir süre sahada kalıp, sezon asist ortalaması 4'ün üzerinde olan rakibin hücumdaki en kilit oyuncusu olan  Tutku'ya top kullandırtmayı bırakın neredeyse top aldırmadan savunma yapıp sadece 2 asist yapabilmesine olanak veren Ömer bu savunma performansının üzerine bir de maçın en fazla sayı atan adamı oldu. Tutku'nun eline top değmeden edilen her hücum Galatasaray adına sezon boyunca oynanan basit ama disiplinli oyunun bu düzey için yeterli olmadığının kanıtı gibiydi.&lt;br /&gt;Seri öncesi Galatasaray savunması, Mahmudi'nin sınırlı yetenekteki oyunculardan maksimum verim alan oyun planları, disiplini çok kez övüldü. Ama unutmamak gerekir, basketbol asla sadece bir savunma oyunu değil. Avrupa basketbolunda savunmaların sertliği arttıkça, sert ve kolay kolay açık vermeyen savunmalara karşı çabuk karar verip etkili hücumlar kullanabilen takımlar bir adım öne çıkıyor. Tomas'ın sertliğe karşı korakor hücum edişi, Emir'in muazzam saha görüşü, Ömer'in perdeden kurtulduğu anda potaya cesurca bakabiliyor oluşu, Saras'ın, Ukiç'in topla koşarken ve oyun kurarken bile rakipten hızlı oluşları, sadece toplamda 5 blok yaparak ve rakibe 8 ribaundluk bir üstünlük kurarak değil bu agresif savunma sonrasında her hücümu verimli kullanarakta rakibine üstünlük kuran Fenerbahçe'nin Euroleague takımı oluşunun farkını maç boyunca gördük.&lt;br /&gt;Galatasaray bu sezon önemli işler yaptı, yadsımamak gerek. Ama iki takım arasında hakikaten ciddi bir kalite farkı var. Sadece savunma yapabiliyor olmak Fenerbahçe'nin bulunduğu düzeyde yeterli bir kalite değil. Kaldı ki, Fenerbahçe gibi hücum çeşitliliği müthiş bir takımı durdurabilmek henüz Galatasaray'ın becerebileceği bir iş  de değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-326213167769478522?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/326213167769478522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=326213167769478522' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/326213167769478522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/326213167769478522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/06/geri-donduler.html' title='Geri döndüler'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-xgPfP0HcXHs/TevvcRYOGuI/AAAAAAAABCY/l1ChHvpl6K0/s72-c/LiveImages_Spor%2BFoto_672_Fenerbah%25C3%25A7e%2B%25C3%259Clker%2B81-59%2BGalatasaray%2BCafe%2BCrown_S04200017.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6507032622760340912</id><published>2011-05-28T00:14:00.004+03:00</published><updated>2011-05-28T00:56:47.208+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Finale doğru</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-FNSpCtr54U4/TeAeF2ZN7TI/AAAAAAAABCM/gnIhk3Ss8jc/s1600/ulker3_3HXPI.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-FNSpCtr54U4/TeAeF2ZN7TI/AAAAAAAABCM/gnIhk3Ss8jc/s400/ulker3_3HXPI.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5611518221553102130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Üstüste 5. sezonda finale çıkmak güzel şey. Güzel güzel olmasına da, rakibin belli olmasına ve sonrasında final serisinin başlamasına en az 1 hafta süre varken beklemeye başlamak takım açısından sanıldığı kadar önemli bir avantaj yaratmayacak belki de.&lt;br /&gt;Sezon boyunca alıştığı tempoyu kaybetmiş olan takımın dinlenmekten çok oynayıp hamlığını atması, tekrar forma girmesi gerekiyor gibi geliyor bana.&lt;br /&gt;Efes'in  sahada basketbol oynansa kaybedeceğine çoktan karar vermişcesine, ortalığı karıştırıp, gerginlikten istifade edip sürpriz yapma şansı aradığı bu garip maçta kazanırken yine yetersiz, yine bol bol hata yapan, yine sezon ortalarına dek görmeye alıştığımız ciddiyetinden ve istikrarından uzak bir takım vardı sahada.&lt;br /&gt;Sezon başından bu yana takım olmayı becerememiş, tek çareyi ortalığı karıştırıp hakemleri etki altına alarak ve sertlikle rakibi sindirerek kazanma şansı arayan Efes'in savaşçı ama verimsiz basketbolu bu takımı 15 sayı öne geçtiği maçta bu kadar zorluyorsa bundan bir kaç ay önce Euroleague'de final four hedefleyen takımdaki başaşağı düşüşü görmemek olmaz.&lt;br /&gt;Bu takım kendisinden bir kaç gömlek aşağısındaki Galatasaray'a da Banvit'e de final serisini vermez ama yine de 1 hafta belki de daha fazla maç yapmadan bekleyecek olmak takımın ve tek tek bir çok oyuncunun ritmini kaybettiği şu durumda tehlikeli.&lt;br /&gt;İlk Efes maçına bakın, oyuna konsantrasyonu neredeyse tamamamen kaybolmuş, tempoyu yükseltmesi beklenirken değil takımı oynatmak kendisini maçın içine sokamayan Ukiç hayalkırıklığı yaratırken Saras takımın ihtiyacı olan hızlı oyunu sahada hakim kılmıştı. Bugün ise Saras'ın oyun aklı tamamamen kaybolurken Ukiç kritik anlarda doğru kararlar alabildi. İkisinin de bir final serisinde takımına liderlik yapacak hazırlıkta olmadıkları açık. Diğer oyuncular açısından da benzeri durumlar sözkonusu.&lt;br /&gt;Sezon bu takım açısından çok yıpratıcı geçti, sezon boyunca olağandışı süreklilikte sakatlıklar sonucu yaşanan idman eksiklikleri ve fiziksel yıpranmanın üzerine, çok fazla inanılan Euroleague hedeflerinin tepetaklak oluşu özellikle yabancı oyuncularda ciddi anlamda bir boşlama yaratmışa benziyor.&lt;br /&gt;Tabii unutmamak lazım, final serisi her zaman takıma vites arttırmayı, silkinip kendine gelmeyi zorunlu kılar ve bunu sağlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6507032622760340912?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6507032622760340912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6507032622760340912' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6507032622760340912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6507032622760340912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/05/finale-dogru.html' title='Finale doğru'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-FNSpCtr54U4/TeAeF2ZN7TI/AAAAAAAABCM/gnIhk3Ss8jc/s72-c/ulker3_3HXPI.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6156525523523864761</id><published>2011-05-25T09:25:00.004+03:00</published><updated>2011-05-25T13:39:26.079+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>Geri dönün</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-_17ar6IeFeQ/TdzcVGEwdSI/AAAAAAAABCE/vUV7tyT9U4c/s1600/efes-fener-oguz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 308px; height: 220px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-_17ar6IeFeQ/TdzcVGEwdSI/AAAAAAAABCE/vUV7tyT9U4c/s400/efes-fener-oguz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610601490762724642" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dün Efes maçının başlarında sanki futbol takımının şampiyonluğunun yarattığı rehavet ortamının etkileri var gibiydi. Beklmediğimiz bir tutukluk değildi bu. Uzun süredir takım ritmini kaybetmiş, sezon boyunca ortaya koyduğu iş disiplininden uzaklaşmış, dağınık ve rahat oyunlarla sonuca gitmeye çalışan bir görüntü içerisinde, savunma yeteneklerini ve kazanma arzusunu agresif bir görüntüyle sahaya yansıtmaktan uzak, kadro kalitesi ve deneyimi sayesinde maç kazanan bir takım vardı bir süredir.&lt;br /&gt;Bu sezonki karakterini Euroleague umutlarının yanında bırakıp lige dönmüş bir görüntü zaten çiziliyordu.&lt;br /&gt;Üst üste gelen sakatlıklar ve yoğun maç programının yarattığı fiziksel düşüşünde etkileriyle haklı olarak vites küçültülüp, aktif bir dinlenme sürecine geçilmiş gibiydi. Garipsememek lazım, oldukça yoğun ve gerilimli bir sezonu beklenmedik ölçüde can yakıcı, moral bozucu sakatlıklara rağmen hakkını vererek yaşadılar. Ligde play off'lar öncesinde biraz sakinleşip, rahatlamak doğruydu.&lt;br /&gt;Dün, maçın başlarında halen yarı final ve final serilerinin gereği olan kazanma arzusu ve agresiflikten uzak bir görüntü çizildi, aslında skorda erken geri düşüş böyle bir tablonun ters yüz edilip, Fenerbahçe'nin kendi kimliğine dönüş sinyallerini vermeye başlaması için belki de gerekliydi. Öyle de oldu Fenerbahçe ancak fark açılmaya başlayınca ısrarla hücum özellikleri ve çemberden topu geçirme becerileri üst düzeyde olan 2 uzunu üzerinden hücum eden Efes karşısında sertleşmeye başladı. Takım savunmasında yardımlaşması ve konsantrasyonu çok iyi görünen rakibi karşısında tempoyu arttırma silahını kullanıp, Tomas'ın agresif penetreleriyle karşısındaki savunma duvarı delmeye cüret etti. Rakocevic'in oyuna girmesiyle birlikte bir süredir alamet-i farikası olan 1 e 1 savunmasında düşüş olan Ömer aslına dönüp, rakibini savunmasıyla boğmaya, takımını ateşlemeye kaldığı yerden devam etti.&lt;br /&gt;Dün maç kazanılıp final için 2-0'la öne geçilerek dev bir adım atıldı, belki de finale çıkmak beklediğimizden kolay olacak. Hatta finalde karşılaşılacak takım, hakikaten bir Efes değil. Ama yine de tehlike sinyalleri yok değil.&lt;br /&gt;Bir kere takımda genel anlamda bir yumuşama var, bu sezon yaşanan sakatlıklar sadece maçlara değil antrenmanlara da hep eksik çıkmayı beraberinde getirdi. Bu çok önemli bir handikap. Takımı biz sadece maçları oynarken görüyoruz ama takımın neredeyse tamamı sezon boyunca çoğu idmanı kaçıracak derecede sakattı. Dün sahanın en iyilerinden olan Tomas'ın ne kadar zorlandığını sık sık kenara gelip tedavi edildiğini gördük. Kaya'nın, Ömer'in, Saras'ın, Ukiç'in, Kinsey'in sezon boyunca sakatlıklarına rağmen tam anlamıyla kendilerine toparlayamadan oynamak zorunda kaldıklarını gördük, doğal olarak bu durum şu anki fiziksel yetersizlikleri doğurdu.&lt;br /&gt;Sezon boyunca ritmini bulacaklar dediğimiz oyuncular halen belli bir standartı yakalayamadılar. Lavrinovic halen yok, Tomas gibi hücumda kavga ederek oynamaya çalışan bir adam ağır işleri yapıyor ama tam anlamıyla ritmini bulduğunu söylemek zor. Kinsey'in sürekli sakatlığı tam bir baş ağrısı, Ömer'in savunmada düşük vitese geçtiği zamanlarda ondan başka ön alanda baskı yapacak oyuncu kalmıyor, Emir artık bu takımın skor lideri olabilmeli ama bazen hiç yok.&lt;br /&gt;Ve Ukiç; Spahija ile birlikte önemli bir değişim geçirip bir lider gibi oynayabildiğinden, tempoyu ayarlayıp, oyunun kaderini çizme iradesini göstermeye başlayabildiğinden bahsediyorduk ama kötü başlayan maçlarda morali bozulup, oyundan düşen ilk oyuncu olması düşündürücü. O takımın birinci guardı ama işleri düzeltmeye soyunmuyor,işler düzelince o da iyi oynamaya başlıyor.&lt;br /&gt;Dün Saras'lı takım tempoyu yükseltip, momentumu ele geçirirken Ukiç oyuna her girdiğinde garip bir kendine güvensizlikle tempoyu Efes'in belirlemesine izin verdi. Yeteneklerinden şüphemiz yok zaten maç sonunda rakibe son darbe vurulurken onun neler yaptığını gördük ama o bölümde takımın ihtiyacı olan tempoyu o deği Saras hayata geçiriyordu.&lt;br /&gt;Uzunların savunmada adeta dökülüyor olması da başka bir sorun. Oğuz hala ham. Lavrinovic henüz iyi niyetin ötesine geçebilmiş değil, Kinsey sakat olmasa kadroda yer alamayacak olan May kader anlarında pota altında rakibe gözdağı veren isim oluyor.&lt;br /&gt;Tüm bunlara rağmen, Spahija hamlaşan takımı molalarda toparlamaya çalışıyor, Saras önce tempo ve agresiflikle uyuyan takımı uyandırıyor sonrasında takım 4 kısaya dönünce karşısında 2 uzunla oynayan takımın dip çizgileri boş bırakmasını fırsat bilip hücumda topları oraya indirip rakibi çökertiyor, karşısında Rakoçeviç'i gören Ömer sahaların kralı hücumcular değil savunmacılardır diyerek kendine geliyor, May çok değerli ekstra katkılar veriyor, Tomas duvar deler gibi hücum ediyor ve Ukiç son anda sahneye çıkıp herşeyi bitiriyor.&lt;br /&gt;Fenerbahçe bu ligin en iyi, en kaliteli ve kazanmayı en iyi bilen ekibi.&lt;br /&gt;Tek ihtiyacı olan tekrar dirilip, sezon başındaki görüntüsüne ve karakterine geri dönmesi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6156525523523864761?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6156525523523864761/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6156525523523864761' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6156525523523864761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6156525523523864761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/05/geri-donun.html' title='Geri dönün'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-_17ar6IeFeQ/TdzcVGEwdSI/AAAAAAAABCE/vUV7tyT9U4c/s72-c/efes-fener-oguz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-2029123824112401105</id><published>2011-05-08T14:33:00.005+03:00</published><updated>2011-05-08T15:52:26.421+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>En iyi takımla en keyifli takımın finali</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Ld5i3AqgIGk/TcaSBcdaRbI/AAAAAAAABBU/Dz8To0DdiJg/s1600/pao.PNG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 147px; height: 148px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Ld5i3AqgIGk/TcaSBcdaRbI/AAAAAAAABBU/Dz8To0DdiJg/s400/pao.PNG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5604327339826234802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sQyvk1Nmuls/TcaR8tL0dcI/AAAAAAAABBM/O_LgRIXC-ck/s1600/maccabi.PNG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 162px; height: 145px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-sQyvk1Nmuls/TcaR8tL0dcI/AAAAAAAABBM/O_LgRIXC-ck/s400/maccabi.PNG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5604327258416510402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sezon boyunca bu sezonun en önemli şampiyonluk adayları olarak gösterilen Barcelona ve Olimpiakos'tan yoksun final four'da finale saatler kala kısa bir değerlendirme yapalım.&lt;br /&gt;Önce PANA; takım sporlarında istikrarın, kazanma geleneğine sahip olmanın, sabırla çalışmanın önemini bir kez daha göstererek finale dek geldiler. Sezon başında Euroleague seviyesinde yerleri kolay kolay dolmayacak 2 yıldız oyuncusunu kaybeden, hedefledikleri şampiyonluk için oldukça sıradan bir kadroya sahip oldukları düşünülen, yaşanılan sakatlıkların da etkisiyle ilk tur gruplarından dahi zorlukla çıkan Yunan temsilcisinin DNA'sında kazanmak için gerekli her şeyin varolduğunu bir kez daha anladık.&lt;br /&gt;Avrupa'da son 20 yılın kuşkusuz en başarılı takımı onlar ve yine Euroleague tarihinin en fazla kazanan hocasına sahipler. Bu süre içerisinde Avrupa basketbolunda savunmanın öneminin artması ve sertlik kavramının basketbol lügatına girmesiyle beraber Avrupa'nın en iyi savunma yapan takımı olarak koşullar ne olursa olsun, her daim zirveye oynadılar ve çok kez kazandılar.&lt;br /&gt;Sezon başında Spanoulis gibi Avrupa'nın en yetenekli ve yaratıcı kısalarından bir tanesini kaybettiler, yerini zaman zaman EL seviyesinde bugüne dek pek fazla verim alamadıkları Drew Nicholas'la zaman zaman makine düzeninde işleyen Siena'nın önemli parçalarındayken PANA'ya transfer olan savaşçı, iyi bir takım oyuncusu, ceza şutlarının adamı olan ama Spanoulis gibi yaratıcı olmaktan çok uzak kalan Sato'yla doldurmaya çalıştılar. Avrupa'nın en güçlü, durdurulması en zor pivotlarından Pekovic'i kaybettiler, yerini doldurmaya çalışan Maric ve Voigioukas asla onun gibi pota altını tek başına dağıtacak etkinliği gösteremediler ama yine de bugün final oynayacaklar.&lt;br /&gt;PANA'nın yıllardan beri en önemli özelliği oyunu düşük tempoda, sete sete oynamadaki becerileri. Sert savunmayla rakibi yıldıran, EL'nin kuşkusuz en iyi savunmacısı Diamantidis'le rakibin temposunu düşürüp, guardına öldürücü baskı yaparak oyun planlarını sabote eden, 40 dakika boyunca oyundan hiç düşmemeyi beceren, kader dakikalarını yine Diamantidi önderliğinde sakinlikle ve en efektif biçimde oynayabilen bu takımın kaybetmesi her zaman güç olmuştur.&lt;br /&gt;bu sezonki görüntüleri sezon başından 8'li finallere gelene dek vasat seviyedeyken, Barcelona'yı kendi evinde oynanacak F4'ten ederlerkenki dirençli oyunları parmak ısırtan cinstendi.&lt;br /&gt;Hele son maçta, takımın neredeyse herşeyi olan Diamantidis'in henüz 2. dakikada 2 faulle kenara gelmesi ve oyunun büyük bölümünde EL'de şampiyonluğa oynayacak hiç bir takımın kadrosunda düşünmeyeceği Nick Calathes'e emanet etmesine karşın Diamantidis'siz dakikalarda teslim bayrağını çekmemek için takım halinde direnen ve sonunda kazanan takım imrenilecek bir karaktere sahip.&lt;br /&gt;Diamantidis ve Batiste'yi çıkarttığınızda bu oyuncu PANA'yı şampiyon yapar diyemiyorsunuz ama her biri takımı takım yapan unsurların arasında yer alıyor. Finalde maccabi yaratıcı oyuncularının fazlalığıyla rakibine üstünlük kurmaya çalışacaktır ama PANA takım olarak daha dirençli ve yenilmesi daha güç olan bir takım.&lt;br /&gt;Onlar için kilit nokta, tempolu oyununa güvenen Maccabi'yi sete set oyuna mahkum edebilmekte.&lt;br /&gt;Maccabi ise önemli bir değişim sürecine girdi. 2006'dan bu yana F4'ün uzağında kalıyorlar. Her daim önemli bütçelerle harika takımlar kurmalarına ve saha dışını da iyi yönetmelerine rağmen PANA kadar bu seviyeleri oynama becerileri ve deneyimleri yok. Yine de sezonun en başarılı ekiplerinden bir tanesi oldular. Bu sezon belki de Euroleague'in seyir keyfi en yüksek takımı onlar ama PANA'nın sezon boyunca sergiledikleri tempolu oyuna ve açık alanda yetenekli, yaratıcı, skor gücü yüksek kısalarının oyunu domine etmelerine kolay kolay izin vermeyeceği açık. Bu durumda Perkins'siz Pargo'nun çok sert ve konsantrasyonu yüksek savunma karşısında ne derece sabırla hücum edip takımını yönetebileceği ve yedeksiz durumundayken maçın ne kadar süresinde diri kalabileceği önemli. Ayrıca hızlı hücum edemedikçe Sofo dışında tam anlamıyla bir pivota sahip olmayan takımın pota altı savaşında PANA'ya yenik düşeceğini düşünmekte yanlış olmaz.&lt;br /&gt;Gönlümüzün PANA'dan yana olduğunu söylemeden geçmeyelim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-2029123824112401105?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/2029123824112401105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=2029123824112401105' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2029123824112401105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2029123824112401105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/05/en-iyi-takmla-en-keyifli-takmn-finali.html' title='En iyi takımla en keyifli takımın finali'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Ld5i3AqgIGk/TcaSBcdaRbI/AAAAAAAABBU/Dz8To0DdiJg/s72-c/pao.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6372278585887085561</id><published>2011-03-27T16:10:00.006+02:00</published><updated>2011-03-27T16:49:47.272+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><title type='text'>Gidin artık</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-AQL3MALAeQU/TY9LWR1YC8I/AAAAAAAABBE/58z4mBsfYCA/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 296px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5588768508706556866" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-AQL3MALAeQU/TY9LWR1YC8I/AAAAAAAABBE/58z4mBsfYCA/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG" /&gt;&lt;/a&gt; Galatasaray'lı olmasına rağmen yıllardır kız basketbol takımımızda görevli olan, yıllardır krizsiz, kavgasız, dövüşsüz bir sezon yaşamayan şubede her skandalda adı geçen, kapıdan kovulup bacadan içeri zorla sokulan, Fenerbahçe'yi bilmeyen hatta sevmeyen, Fenerbahçe'li sporcu nasıl davranmalı bundan bihaber olan, bizimle duygu, görgü, tarih birliğine sahip olmayan, yaşanan onca krizde bir kez olsun vakur bir tavır sergileyememiş, kumpasçı, dedikoducu manejer artık çeksin gitsin. Bir Galatasaray'lı olarak bu kulübe verdiği zararlar artık yeter. Bu şubede bir oyuncu twitterında koçu için ırkçı tanımını kullanma cüretini nasıl gösterebilir ? Bir oyuncu antrenman sırasında başka bir oyuncuyu nasıl dövebilir ? Dünyanın en iyi oyuncularından birisi arkadaşına yapılan haksızlıklardan sonra takımı terk edip giderken bu skandalda kendinizde nasıl hiç suç bulmazsınız ? Ve bunların hepsi sadece 1-2 ay içerisinde yaşanırken, size hesap soran yok diye kendinizi rahat mı hissediyorsunuz ? Hacettepe skandalı ortaya çıkınca aklandığınızı mı zannediyorsunuz ? Fenerbahçe'de görevli olmak milyonlarca fenerbahçe sevdalısına hizmetle yükümlü olmaktır, bunu size kimse söylemedi mi ? Bu klübün tarihinde, bir oyuncunun hocası hakkında ortalıkta faşist suçlamasıyla dolaşması utancıda yaşanacakmış. Bunu da gördük. Angel bir daha bu takımın formasını giyerse, bu cıvık ortamı yaratanlar hala görevde kalmaya devam ederse, akp torpilli manejeri kovarsak hükümetle ilişkilerimiz acaba ne olur diye düşünülmeye devam edilirse utancımız, öfkemiz katlanarak artar. Ama kimin umurunda. Bu klüpte Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan değerlerin gün geçtikçe tüketiliyor oluşundan rahatsız olan kaç kişi kaldı acaba.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6372278585887085561?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6372278585887085561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6372278585887085561' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6372278585887085561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6372278585887085561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/03/gidin-artk.html' title='Gidin artık'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-AQL3MALAeQU/TY9LWR1YC8I/AAAAAAAABBE/58z4mBsfYCA/s72-c/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5298372812465511113</id><published>2011-03-21T16:20:00.005+02:00</published><updated>2011-03-24T20:39:54.605+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Voleybol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><title type='text'>Rezillikler Sinsilesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-wbz6XRFFBx0/TYeG0hoqt_I/AAAAAAAABA8/2ry6liI8Q5k/s1600/2011-03-04_dortlufinal446.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-wbz6XRFFBx0/TYeG0hoqt_I/AAAAAAAABA8/2ry6liI8Q5k/s400/2011-03-04_dortlufinal446.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5586582099716650994" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son 3 sezonda ülke içinde 2 şampiyonluk dahası kulüp tarihinin en önemli  başarıları arasında sayılan Avrupa'nın 1 numaralı kupasında bir final  bir de yarı final başarılarını bize yaşatmış olanların hiç birisinin  emeklerine saygısızlık yapılamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru ve sabırlı bir  yapılanmanın sonucunda müthiş bir sinerjiyle hakikaten hayalleri gerçeğe  çevirebilen bir takım yaratıldı.Fenerbahçe'yle dolu ömrümüzün en  heyecanlı günlerini yaşattılar bize.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Böyle  övgü dolu sözler sözkonusu olunca, bu lafların hedefine ilk planda  yöneticileri değil formayı giyip sahada bizzat ter akıtanları koymayı  adet edinmişlerden olduğumuz için bu güne dek hep voleybolcu kızlarımızı  taktir ettik ama yine de bu müthiş yükselişte oyuncular dışında emeği  geçenlerin özellikle de M.Ali Aydınlar'ın bu blogda zaman zaman hakkını  teslim ettik. Bir parçası olduğu Fenerbahçe yönetim kurulunun kulübün  her şubesine her kurumuna yerleştirdiği sevgisiz ortamın aksine kız  voleybol takımının bu kulübün bünyesindeki her unsura okutulması gereken  bir ders niteliğindeki ortamının yaratılmasında onun  emeklerini yok  saymak olmaz. Olmaz ama, hafta sonu yaşanan ve nedense pek kimsenin  dikkatini çekmeyen rezilliklerin de açıklaması olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi  organize ettiğin Avrupa şampiyonası dörtlü finalinde kadro olarak en  güçlü ekip olmana rağmen 3. olmak değil bahsettiğim. Kızların canı  sağolsun. Ama hem bu sonuçta payı olan hem de o salonu rakipler için  cehenneme çevirmek varken sirke döndüren cıvıklıklara da sözümüz var.  Her şey bir kenara, salonun iki başında duran o kocaman skorboardlarda  yazan FBACIBADEM yazısının bir izahı olamaz. Fenerbahçe isminin bir  sponsorla birlikte anılmasını çoktan geçtik ama Fenerbahçe Ülker,  Fenerbahçe Acıbadem demek yerine FBUlker, FBAcıbadem ergen  zırvalıklarına sanal ortamlarda patlayan Fenerbahçe taraftarının bizzat  kendi kulübü ve sponsoru tarafından düzenlenen Avrupa'nın kulüpler  bazındaki en önemli organizasyonunda takımının ismini bu şekilde  tabelaya yazmasına ses çıkarmayışı geldiğimiz noktanın bir özetidir  herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlere bu sponsorla geldik, sponsor desteği olmasa  şimdi Nilüfer Belediye'yle aynı seviyede bir takım olurduk diyenler  olacaktır. O halde gidin her sezon daha iyi takım kuran şirketlerin  takımlarını destekleyin. Hiç bir sponsor Fenerbahçe'ye verdikleri  hizmetler ne olursa olsun Fenerbahçe adını hiçe sayıp FB şeklinde  kısaltarak kendi adını koca koca yazamaz oraya. Kazanılan başarılardaki  payı ne olursa olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek başına bu rezillik bile yeterli ama  rezilliğe doymayan bir organizasyon vardı hafta sonunda. İlk gün  maçlarına gitmedik, haliyle salondaki atmosferin uzağında kalarak sahada  yaşananları tam olarak algılayabilmek pek mümkün değil. Ama 2. gün  salona girdiğimiz andan itibaren ilk günkü V.G.S.T.T yenilgisinde  organizasyon adına yaşanan cıvıklıkların nasıl bir payı olduğunu  anlayabiliyorsunuz. Bu takımın, geride bıraktığımız 5 sene içerisinde 2.  ligden çıkıp Dünya şampiyonu olma seviyesine yükselten değerleri hiçe  sayan bir anlayışla tamamen rakiplerle dalga geçme üzerine kurulmuş bir  kumpanya hazırlanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rakip hata yaptığında eşek osuruğuna  benzeyen bir ses çıkartmaktan tutun da, Fenerbahçe öne geçtiğinde  rakiple dalga geçen anonslara kadar... Zaten son 10 yılda yaratılan  başarı şımarığı taraftar profilinin bir sonucu olarak Avrupa  şampiyonluğunu garanti olarak gören diğer takımları oraya formalite  maçları oynamaya gelmiş ilan eden şımarak tutumların V.G.S.T.T'li  oyuncuları maça haddinden fazla motive ettiği ortada. Bir de hata  yaptığında rakiple dalga geçen DJ'in çığrışlarını duyup da canını dişine  takmayan oyuncu olmaz sahada. Rakibi bozmak üzerine değil aksine onu  diriltmek için kurgulanmış ve şımarıkça sahnelenen bir kumpanya vardı  sahada ve kendi evimizde düzenlenen final four'un kaybedilmesinde bu  yanlışın payı büyüktü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi evinde düzenlediğin final four'un  biletlerini sosyeteye dağıtıp, rakip üzerinde baskı kuracak orayı  cehenneme çevirecek organizayonlar yerine maç sırasında ortalığı şenlik  yerine çevirecek şımarıklıklar yaparsan maç sonunda cenaze evinde  bulursun kendini. Skor tabelasına Fenerbahçe ismini tam olarak yazmayan,  buna ses çıkartmayan bir camiaya dönüştük, Avrupa şampiyonluğu kazansak  ne olur. Bu rezilliklere rağmen giydikleri formayı en iyi biçimde  temsil etmeye çabalayan sarı meleklerin emeklerine sağlık. Bu ayıplar  onların başarılarını gölgeleyemez.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5298372812465511113?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5298372812465511113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5298372812465511113' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5298372812465511113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5298372812465511113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/03/rezillikler-sinsilesi.html' title='Rezillikler Sinsilesi'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-wbz6XRFFBx0/TYeG0hoqt_I/AAAAAAAABA8/2ry6liI8Q5k/s72-c/2011-03-04_dortlufinal446.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3462328157059968468</id><published>2011-02-03T20:00:00.002+02:00</published><updated>2011-02-03T20:30:47.754+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Emir'den sonrası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TUr0JA40LgI/AAAAAAAABAg/bfOX91Mc8ro/s1600/rafa-martinez.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 234px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TUr0JA40LgI/AAAAAAAABAg/bfOX91Mc8ro/s400/rafa-martinez.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5569532324891340290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bizim grupta sonucunu merakla beklediğimiz maçta Olimpiakos-Valencia'yı rahat geçmiş, maçın sadece özetlerini seyrettiğimiz için hakkında fazla laf etmek anlamsız ama ilgi çekici bir istatistik var maçta.&lt;br /&gt;Valencia'da bu sezon özellikle Tomas Kelati'nin takımdan ayrılışıyla doğan boşluğu en iyi biçimde dolduran kritik şutların adamı Rafa Martinez'in sadece 7 şut kullanıp 0 çekmesini geçen hafta Sinan Erdem'deki maçın son saniyesinde Emir'den yediği 2'si bir arada tadındaki blokların yarattığı sarsıcı etkiye mi bağlamalı bilemiyorum ama hem kullandığı şut sayısı hem de 0 sayı çekmesi şaşırtıcı.&lt;br /&gt;Euroleague'de bu sezon, dünkü maça kadar her maçta sayı atarak, 11 sayı ortalaması tutturan Rafa Atina'da kendi adına sezonun en kötü performansını sergilemiş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3462328157059968468?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3462328157059968468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3462328157059968468' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3462328157059968468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3462328157059968468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/02/emirden-sonras.html' title='Emir&apos;den sonrası'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TUr0JA40LgI/AAAAAAAABAg/bfOX91Mc8ro/s72-c/rafa-martinez.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3967490424298274079</id><published>2011-01-28T22:20:00.002+02:00</published><updated>2011-01-28T22:27:04.362+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Attığıyla olmasa da  tuttuğuyla kazandırır</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TUMlOhKvAEI/AAAAAAAABAY/Y63_s6LGOb0/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 233px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TUMlOhKvAEI/AAAAAAAABAY/Y63_s6LGOb0/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5567334495711854658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Nicedir bu çocuğun yüzünü gülerken görememiştik.&lt;br /&gt;Martinez'e peşpeşe 2 blok yapıp maça noktayı koyup, maç boyunca sergilediği yürekli mücadelesinin ödülünü kendi elleriyle kazanınca sezon başından beri yüzüne yerleşen o gergin ve özgüvenini yitirmiş halinden sıyrıldı.&lt;br /&gt;Bu çocuğa güvenmek, kendisine güvenildiğini hissettirmek gerekli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3967490424298274079?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3967490424298274079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3967490424298274079' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3967490424298274079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3967490424298274079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/attgyla-olmasa-da-tuttuguyla-kazandrr.html' title='Attığıyla olmasa da  tuttuğuyla kazandırır'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TUMlOhKvAEI/AAAAAAAABAY/Y63_s6LGOb0/s72-c/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5850282947773074931</id><published>2011-01-28T17:38:00.004+02:00</published><updated>2011-01-28T22:30:40.858+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Marko'nun asistiyle Valencia maçı değerlendirmesi</title><content type='html'>Marko şu yazısının sonunda bize &lt;a href="http://markonunyeri.blogspot.com/2011/01/olmuyor.html"&gt;asisti&lt;/a&gt;&lt;a href="http://markonunyeri.blogspot.com/2011/01/olmuyor.html"&gt; &lt;/a&gt;yapmış.&lt;br /&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:officedocumentsettings&gt;   &lt;o:relyonvml/&gt;   &lt;o:allowpng/&gt;  &lt;/o:OfficeDocumentSettings&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Normal Tablo";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Marko’nun yazısının sonunda verdiği Saras’vari asisti değerlendirmeyip yazmasak olmazdı.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Pesic&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;sonrası&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Valencia’dan çekinmek gerektiğini defalarca söylemiştik. Maç boyunca hep geriden gelen, defalarca deplasmanda oynayan takımlar için kapatılması zor olan farkların eşiğine gelen ama her seferinde dönmeyi başaran inatçı bir takım Valencia. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Maç boyunca, sürekli olarak geriden gelip, farkın kapatılması güç seviyelere çıkma korkusunu yaşadılar ama her seferinde hep eşikten dönüp Fenerbahçe’yi strese sokmayı başardılar.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Takımını neredeyse sahanın içine girerek idare eden ve her an takımın üzerinde etkisini ve otoritesini hissettiren koç tipinin en iyi temsilcilerinden Pesic’in inatçı karakteri artık Valencia’nın en önemli silahı olmuş durumda. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Dün Fenerbahçe TOP 8 yolunda hayati bir galibiyet aldı, Valencia’nın en az Olimpiakos kadar önemli bir rakip olduğunu bilenler açısından şaşırtıcı olmayan bir gerginlik ve sertlik düzeyi vardı maçta. Bir kez daha gördük; bu ligde F4&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;tahminlerini yapmak için takımların ilk tur grup maçlarındaki performanslarına bakmak yeterli olmuyor. Huninin ucu daraldıkça suyun hızı azalıyor. Daha sert, daha zor maçlara dünkünden daha gergin atmosferlere alışmak lazım. Dün Rafa Martinez’in dünyasını karartan Emir’in sihirli blokları her zaman gelmeyebilir, maç boyu önde götürdüğün karşılaşmayı sadece 2-3 dakikalık konsantrasyon kaybıyla kaybedebilirsin. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Fenerbahçe yönetimi işinin ehli sosyologlarla bir çalışma yürütsün, bu takımın bu sezon oyuncusuyla, teknik kadrosuyla işini ciddiye alışı üzerine kafa yorsunlar kulübün her şubesi, her kademesine örnek ders olarak okutulacak sonuçlar çıkartsınlar. Disiplin denen olgunun asık suratla, tehditle, zorlamayla sağlananı değil güleryüzle, öğreticilikle, katılımcılıkla, sevgiyle ve görev bilincini aşılamakla sağlananının makbul olduğunu görüp bunu kulübün her kademesine anlatsınlar. Neyse ütopik dünyamızın bir ürünü olan bu öneriyi bir kenara bırakıp maça geçelim.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Vidmar sonrası bu takımın pota altının sertliğini kaybettiğinden defalarca bahsedildi. Fenerbahçe basketbol takımını izleyen herkesin gözüne batan bir gerçek bu. Bu sorun, gün geçtikçe sertleşecek Euroleague arenası için grup maçlarında olduğundan daha fazla dert yaratacaktır. Valencia defalarca boynuna geçirilen ilmiği çıkartıp atarken Fenerbahçe’nin bu zaafından fazlaca faydalandılar. Bir kere takımın tüm unsurları gibi pota altı oyuncuları da sınırlarını zorlayarak mücadele ediyorlar ama savunmadaki yardımlaşma çabalarının sonucunda pozisyon alma ve rakip uzunlarla itiş kakışta sorunlar yaşayıp rakibin kaçırdığı şutlardan sonra rakibe bir şans daha veriyorlar. Dün alınan 8 hücum ribaunduna karşılık rakibe 18 ribaund verilmiş. Bu rakibe kendinden 10 kere daha fazla hücum etme şansı vermek anlamına geliyor. Savunma motivasyonunu darmadağın edebilecek bir defo, neyseki kolay kolay konsantrasyonunu kaybetmeyen bir takım bizimki. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bizimkiler, sadece haddinden fazla hücum ribauntu vermekle kalmadı dün çoğunluklu rakibin savunma dengesini bozmakta zorluk çekti. Maç boyunca; Kaya’nın 0 sayı çektiğini, Darjus’un sadece 1, Oğuz’un ise 2 isabetli şut kaydedebildiğini unutmamalı. Rakibin savunma dengelerini bozamadığın sürece uzunlarını etkili biçimde kullanmak pek mümkün olmuyor.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Uzuna top indirmek çözüm değil, savunmada fiziksel mücadeleye ne kadar çok göz yumulursa içeri gömülmüş savunma karşısında pivot pozisyonunda arkası dönük oynayan ve gelen yardımlarla tahkim edilen savunma arasında boğulan uzunların işi zorlaşıyor, tek çare uzunun tek başına oynamasını değil kısalarla ikili oyunlar yapmasını ve dengesi bozulan savunmalara karşı hareketli haldeyken topu kullanmasını sağlamak. Dün bu genellikle yapılamadı, uzunlar ribaundlarda olduğu gibi hücumda da etkisiz kaldılar. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Valencia iyi takım, inatçılar, hücuma çabuk çıkabilen, topu paylaşabilen, içeriye penetre edip pozisyon yaratmadan hücum kullanmayan bir takım. Pota altında hem sert hem yaratıcılar ama maçın son hücumunda oyunu akıllıca kuramayan Omar Cook bu takımın genel kalite dengesinin altında kalıyor. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Kinsey’in yokluğu De Colo ve Rafa Martinez gibi iki tehlikeli kısa oyuncuya sahip Valencia’nın işine yaradı. Ömer Onan 5 faulle kenara geldiğinde 30 dakikadan fazla süre alıp haddinden fazla yıpranmıştı diğer yandan kendi şutunu yaratabilen, ekmeğini taştan çıkaran Tomas ve Emir ikilisinin bu kez ikisinin birden faydalı oynamaları &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;önemliydi.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Özellikle Emir, artık yorgunluktan dili dışarı çıkmışken önce hücumda yanlış tercih yapıp dönen pozisyonda Savanovic’i takip edecek takati kalmayınca Sırp forvetin boş turnike atışını izleyince Spahija’dan kuvvetlice bir fırça yedi ama Valencia’nın sert ve yardımlaşmalı savunmasını darmadağın eden penetreleri pek kıymetliydi ayrıca&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Spahija geldiğinden beri insiyatif&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;almakta tutukluk yaşayan Emir’in artık yavaş yavaş bu takımın temel direklerinden birisi olduğunu fark edip, fark ettirmeye başladı gibi görünüyor.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt; Sadece 2 sayı farkla olsa da kazanmak önemliydi. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Fenerbahçe’nin&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;gevşeyeceğinden korkmak anlamsız, ciddiyetle yollarına devam edeceklerdir. Gruptan çıkmak dışında sıralamada 1. Sırayı alıp, Top 8 eşleşmesinde evsahibi avantajını elde etmeyi konuşmak lazım. Ama Olimpiakos gibi Valencia’nın da halen gruptan çıkma şansının en az bizimki kadar diri olduğunu unutmamak lazım.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5850282947773074931?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5850282947773074931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5850282947773074931' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5850282947773074931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5850282947773074931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/markonun-asistiyle-valencia-mac.html' title='Marko&apos;nun asistiyle Valencia maçı değerlendirmesi'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3361189043895218660</id><published>2011-01-26T19:07:00.004+02:00</published><updated>2011-01-26T19:44:50.637+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>TOP 16   2. maçlar; Zalgiris-Olimpiakos</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TUBcauYWphI/AAAAAAAABAI/kibYV9g2m7I/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 102px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TUBcauYWphI/AAAAAAAABAI/kibYV9g2m7I/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5566550753626465810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bizim grubun ilk haftasının iki kaybedeni için stresi bol maç.&lt;br /&gt;Zalgiris açısından İspanya deplasmanında kazanmak mutlak değildi ama Olimpiakos kendi sahasında Fenerbahçe karşısında yenilmeyi hiç ummuyordu.&lt;br /&gt;Olimpiakos cephesi extra bir mağlubiyet aldığını düşünerek Litvanya deplasmanında mutlaka kazanmk zorunda hissederek çıkacaktır maça. &lt;br /&gt;Sezon başında mali sorunlarla boğuşmasına karşın kadrosunu dağıtmamayı başaran Zalgiris doping testi pozitif çıkan Salenga'yı ve hedef yükselten Mirza Begic'i kaybederken CSKA'dan 2.20'lik Boban Marjanovic'i aldı. Marjanovic kendisinden beklentileri bir türlü karşılayamamış bir pivot, kalburüstü bir hücumcu ama savunmadaki hareketsizliği ve fiziksel dezavantajları sebebiyle yardıma hiç gidemiyor, büyük sorun yaratıyor. Olimpiakos affetmez bunları.&lt;br /&gt;Son yılların balonları Kalneitis ve Delininkaitis iyi guard olamadılar, olamayacaklar gibi görünüyor. Olimpiakos'un en büyük gücü oyunun tüm gidişatını belirleyecek dominant guardlara sahip olmakken onları bu ikiliyle karşılamak zorunda kalan Zalgiris'in işi çok zor.&lt;br /&gt;Tabii unutmamak lazım; Kaunas deplasmanı her daim zordur, Olimpiakos'un en önemli silahları tedosic ve Spanoulis maç zora girerse oyun takımlarının oyun aklını kaybetmesine sebeb olabilirler.&lt;br /&gt;Bizim açımızdan da önemli maç, olaki Olimpiakos kaybeder o zaman grup liderliği dolayısıyla F4 daha somut bir hedef olarak belirir zihnimizde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3361189043895218660?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3361189043895218660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3361189043895218660' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3361189043895218660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3361189043895218660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/top-16-2-maclar-zalgiris-olimpiakos.html' title='TOP 16   2. maçlar; Zalgiris-Olimpiakos'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TUBcauYWphI/AAAAAAAABAI/kibYV9g2m7I/s72-c/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-1428780535659523384</id><published>2011-01-24T22:59:00.003+02:00</published><updated>2011-01-24T23:10:49.691+02:00</updated><title type='text'>Altı üstü 70</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TT3q0MypEZI/AAAAAAAABAA/aDUCL2TPf00/s1600/70-l.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 295px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TT3q0MypEZI/AAAAAAAABAA/aDUCL2TPf00/s400/70-l.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565862897007530386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Valencia'nın kendi evinde Efes Pilsen'i 62-59 yendiği maç bence Euroleague standartlarının altında ve zevksiz bir oyuna sahne olmuştu. Bu maç aynı zamanda Valencia'nın Euroleague'de bu sezon 70 sayının altında atıp kazandığı tek maç olmuş.&lt;br /&gt;70'in altında attığında kaybeden üstünde attığında kazanan Valencia, savunma direnci açısından 70 sayı yemeyi psikolojik sınır olarak gören Fenerbahçe'ye karşı.&lt;br /&gt;Fenerbahçe'den Olimpiakos galibiyeti sonrası beklentiler artacaktır. Salonu dolduran seyirci çabucak vurup geçmesini isteyebilecektir takımın.&lt;br /&gt;Neyse ki, takım çabucak havaya girip kendisini bugünlere getiren düzeninin dışına çıkmayacak kadar ciddiyetle işini yapan karakterde oyunculara ve teknik ekibe sahip.&lt;br /&gt;Attırma kazan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-1428780535659523384?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/1428780535659523384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=1428780535659523384' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1428780535659523384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1428780535659523384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/alt-ustu-70.html' title='Altı üstü 70'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TT3q0MypEZI/AAAAAAAABAA/aDUCL2TPf00/s72-c/70-l.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3669677712496331820</id><published>2011-01-24T22:51:00.002+02:00</published><updated>2011-01-24T22:53:29.345+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Valencia maçı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TT3mqy5DHNI/AAAAAAAAA_4/3kuV27_PsW0/s1600/fotonoticia_20101104115149_500.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TT3mqy5DHNI/AAAAAAAAA_4/3kuV27_PsW0/s400/fotonoticia_20101104115149_500.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565858337389747410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Değerlendirme için biraz erken ama hafiften havasına girelim maçın.&lt;br /&gt;Olimpiakos'u   deplasmanda deviren takım için Valencia rakip mi demeyin. Perşembe   günü, şu an Avrupa'nın en formda ekiplerinden birisi karşısına   çıkacağız.&lt;br /&gt;Valencia'yı Pesiç öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırmak  lazım. geçen yıl Spahija yönetiminde Eurocup şampiyonu olduktan sonra  hem koçunu hem de genellikle ilk 5 başlayan 3 oyuncusunu kaybeden  Valencia, sezona da berbat bir giriş yaptı.&lt;br /&gt;Ancak onlar için Pesiç'in takıma getirilişi sonrası karanlıktan aydınlığa keskin bir geçiş oldu.&lt;br /&gt;Aralık  ayı boyunca ACB ve Euroleague'de oynadıkları 8 maçın 7'sini kazanıp  sadece CSKA'ya kaybederken Ocak ayı içerisinde de Estudiantes  yenilgisine rağmen çıkışını sürdürmeyi başardı.&lt;br /&gt;Valencia için şöyle bir değerlendirme yapmak yanlış olmaz gibi.&lt;br /&gt;Eğer Valencia koçu kadar takımsa hayli zor bir rakip ama eğer gücü oyun kurucusu kadarsa bu gruptan çıkmaları hayal.&lt;br /&gt;Pesiç,  berbat durumdaki takımı toparladı, takımına özgüven ve kazanma becerisi  aşıladı, Valencia'nın savunma direnci onunla birlikte arttı. Ama  Pesiç'in kısa sürede takımına katettirdiği yol takımın hücum kalitesini  çok yukarılara çekmiş değil. Valencia halen hücumda çok fazla çeşitlilik  üretemeyen, sıkıştıkça dış şuta yönelen bir takım.&lt;br /&gt;Pesic kısa sürede takımını derleyip, toplasa da, onlara maç kazanmayı öğretse de halen çok eksikler.&lt;br /&gt;Bir  kere Omar Cook'un direksiyonunda olduğu bir takıma çok fazla güvenmemek  lazım. Omar Cook deneyimi ve potaya gitme becerisiyle bazı maçlarda  harikalar yaratıp, maç kazandırabilecek bir guard olabilir ama ona takım  organizasyonunu emanet etmek çok doğru bir iş değil. Oyun zekası üst  düzey bir oyun kurucu olamayınca gereksiz zorlamalarla top kayıplarına  ve takımının hücumda dağılmasına yol açıyor.&lt;br /&gt;Onun doğurduğu boşluğu  bu sezon beklenenin üzerinde oynayan Rafa Martinez ve Nando De Colo ile  dolduruyorlar. Rafa Martinez iyi bir atıcı, kritik şutları sokabilen bir  el. Eurocup şampiyonu olan kadronun temel taşlarından birisi olan Tomas  Kelati'nin yerini henüz  tam anlamıyla dolduramadılar ama Rafa  Martinez, Tomas Kelati gibi komple bir forvet olmasa da şutör yönüyle  önemli işler yapıyor.&lt;br /&gt;Nando De Colo ise takıma dinamizm ve hız  kazandıran bir hızlı hücum silahı, yarı sahayı çabuk kateden, hızlı  oyunu seven bir oyuncu ama Valencia kadrosuna hangi açıdan bakarsanız  bakın göze çarpan temel eksiklik bu kadroyu oynatabilecek bir  oyunkurucunun yokluğu.&lt;br /&gt;Spahija'nın gelişiyle hız kontrolünü sağlamayı  ve takımın ihtiyacı olan tempoyu tutturmayı artık becerebilen Ukiç'in  Valencia karşısında takımını bir adım öne çıkartacağı açık. Ayrıca,  Banvit maçında sakatlık yaşayan Kinsey'in de yakın ve bezdirici  savunmasıyla özellikle De Colo'nun hızını kesmesine ihtiyaç var.&lt;br /&gt;Rafa  Martinez ve De Colo'dan bahsettik ama Savanovic belki de Valencia'nın  hücumdaki temel aktörü. Sırp oyuncu, boş şutu bekleyip atan değil  hücumda her daim hareketli olup, topsuz oyunda kendisini boşa çıkaracak  perdeleri sürekli arayan ve kalbalıktan çıkıp şutunu bulan ve bulduğu  zamanda sokan tehlikeli bir oyuncu. Bizim Tomas kolay feyk yemez,  perdelemelere takılmaz, savunduğu oyuncunun dibine girip kolay kolay  bire birde geçilmez yani böyle oyunculara pozisyon vermekte cimridir ama  Savanovic 4 numarada oynadığı sürelerde başa bela olabilir. Bir de eli  ısındığında peşpeşe atabilir, dikkat.&lt;br /&gt;Pota altı savaşlarında bariz  olmasa da önemli bir üstünlük kurarız gibi görünüyor. Bizim uzunlar  çıkışta, Vidmar sonrası orada rollerin yeniden dağıtılması, Vidmar'ın  omuzlarına yüklenmiş pis işlerin diğerleri tarafından üstlenilmeye  başlanması zaman aldı ama artık Oğuz'un nihayet tam bir pivot gibi  oynamaya başladığını, Kaya'nın faydalı olmaya başladığını, Darjus'un şut  ritmini halen bulamasa da içeriden oynamaya daha fazla meyil gösterip  savunmada en azından çaba gösterdiğini söylemeli.&lt;br /&gt;Valencia  Euroleague'in arkası dönük hücum etmeyi en iyi bilen, hücum aklı, oyun  görüşü mükemmele yakın bir pivota sahip ama Javtokas'ın bu yeteneklerini  yeteri derecede kullanabildiklerini söylemek pek mümkün değil. Yine de  Javtokas ve atletik özellikleri, çabukluğu ve enerjisiyle önemli bir  uzun forvet olan Victor Claver'e dikkat etmeli.&lt;br /&gt;Aslında böyle  sıralayınca Valencia'nın pek bir numarası yok gibi duruyor. Ama Pesic  sonrası Valencia kolay teslim olan bir takım değil artık. Onlardan iyi  oynasanızda skorun tam da kopacağı anlarda geri gelmeyi başarabilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3669677712496331820?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3669677712496331820/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3669677712496331820' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3669677712496331820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3669677712496331820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/valencia-mac.html' title='Valencia maçı'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TT3mqy5DHNI/AAAAAAAAA_4/3kuV27_PsW0/s72-c/fotonoticia_20101104115149_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-4843078662950278106</id><published>2011-01-21T14:32:00.006+02:00</published><updated>2011-01-22T00:16:46.334+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>TOP 16 ilk maçlar - E grubu</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TToFvlqs58I/AAAAAAAAA_o/xebvz1i_5Jk/s1600/Batista_examina_pudo_ser_equipo.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 280px; DISPLAY: block; HEIGHT: 280px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564766604692875202" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TToFvlqs58I/AAAAAAAAA_o/xebvz1i_5Jk/s400/Batista_examina_pudo_ser_equipo.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TToFoNAEqKI/AAAAAAAAA_g/a7EUvnYCpus/s1600/dimitris-diamantidis-panathinaikos-and-bo-mccalebb-partizan.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 351px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564766477812541602" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TToFoNAEqKI/AAAAAAAAA_g/a7EUvnYCpus/s400/dimitris-diamantidis-panathinaikos-and-bo-mccalebb-partizan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TToFhodz4QI/AAAAAAAAA_Y/4XL2fBUh_sQ/s1600/terrell_mcintyre.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 342px; DISPLAY: block; HEIGHT: 310px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564766364925944066" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TToFhodz4QI/AAAAAAAAA_Y/4XL2fBUh_sQ/s400/terrell_mcintyre.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Top 16'da ilk maçlar dün gece sona erdi.&lt;br /&gt;Kısa bir değerlendirme yapmalı.&lt;br /&gt;E grubundan başlayalım; Sezonun performansı geçen yıllara oranla düşen takımlarından Panathiniakos ve Caja Laboral'ın bulunduğu grupta takımların ilk tur performanslarına bakınca ''kolay grup'' sıfatını hakediyor gibi durabilir ama unutmamak lazım ki, PAO Euroleague'de kazanmak deyince akla gelen ilk takımdır. Onlarda, bu sezona bir çok takım gibi eksikler, sakatlıklar ve yorgunluklarla başladılar. Ama ne olursa olsun Euroleague'in en agresif takımlarından birisi olan ve ligin kuşkusuz en iyi savunmacısı Diamantidis'in dümenini idare ettiği PAO mücadele ettiği her platformda şampiyonluk adayıdır.&lt;br /&gt;İlk maçlarında Lietuvos Rytas'ı deplasmanda farklı yendiler. 1 ay kadar önce Litvanya'da Barcelona'yı yenen Rytas sezon başından bu yana kadrosunda rötüşlar yaparak buraya kadar gelebildi. SARAS'ın kısa süreli dönüşü onların ilk tur gruplarında Cholet'i altlarına alıp TOP 16'ya kalmalarına katkıda bulundu ama Saras'ın yoluna Fenerbahçe'de devam etmeye karar verişi sonrası mevcut kadrolarına Jasaitis takviyesi yapmaları onlara yetmeyecektir. Litvanya takımları her zaman tehlikelidir ama onların kadro kalitesi daha fazlasını yapabilecek durumda değil.&lt;br /&gt;Bu grupta PAO kuşkusuz Spanoulis ve Pekoviç sonrası halen hücumda kalitelerini belli bir düzeye çekme sorunu yaşıyorlar. Perperoglou'nun yıldızları azalan ve darlaşan kadroda daha fazla sorumluluk alışı ve önemli sayılabilecek ölçüde skora katkı yapışı onlar için önemli ama halen Diamantidis ve Batiste sırtlıyor takımı. Kadroları geçen yıllara göre hayli dar, pota altı rotasyonları sıkıntılı. Skorer kimliğiyle oyunu domine edebilecek bir isim çıkaramıyorlar. Bu konuda Drew Nicholas gibi istikrarsız bir isme güvenmek ise risk.&lt;br /&gt;Yine de, dediğimiz gibi PAO ismi, koç Obradoviç, Diamantidis ve Batiste'nin Euroleague'de anlamı ''kazanmak''tır.&lt;br /&gt;Bu grubu ilginç kılan özellik herhalde 2 İspanyol takımının grupta yer alıyor oluşudur. Caja Laboral ACB şampiyonu olarak yeni sezona girişiyle ligin favorilerinden birisi olarak addedildi. Malaga ise önemli transferler yaparak başladı sezona ama her iki takımda beklentilerin altında performans gösterdi diyebiliriz. Malaga ligin en iyi guardlarından Terrell McIntyre'ı Siena'dan kopartarak bu sezon için kendisinden beklentileri yükseltmişti ama McIntyre ve Saul Branco'nun sakatlıkları, bir türlü oturmayan düzenleri beklentilerin boşa çıkmasına sebeb oldu. TOP 16'da onlar için belki de en önemli maçı oynadılar ve Caja Laboral'e kendi evlerinde yenildiler. PAO ve Caja Laboral'in arasından sıyrılıp grupta ilk 2'ye girebilmek artık onlar için hiç kolay olmayacak.&lt;br /&gt;Caja Laboral geçen yıl yeni bir yola girip, kadroyu genç ve savaşçı oyuncularla yeniden yapılandırmış ve koç İvanoviç'in tecrübesiyle ACB'de şampiyonluğu Avrupa şampiyonunun elinden kapmıştı. İlk turda geçen yılki yeniden yapılanmanın ilk senesinde yakaladıkları bu başarıyı gölgede bırakacak bir performans bekleniyordu onlardan ama olmadı. Yine de Caja Laboral Malaga'yı da Rytas'ı da geride bırakıp PAO'yla beraber bu gruptan çıkacaktır.&lt;br /&gt;Caja Laboral'da Malaga kaşısında ilk kez forma giyen Uruguay'lı Esteban Batista'nın 10 sayı 14 ribaundluk performansını es geçmek olmaz. Hücumda gayet iyi performanslar sergileyen Stanko Barac'da eksik olan savaşçı yön onda var.&lt;br /&gt;Bu grupta PAO ve Caja Laboral sıralamada ilk maçlar sonunda elde ettikleri yerleri korurlar gibi görünüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-4843078662950278106?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/4843078662950278106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=4843078662950278106' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4843078662950278106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4843078662950278106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/top-16-ilk-maclar-e-grubu.html' title='TOP 16 ilk maçlar - E grubu'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TToFvlqs58I/AAAAAAAAA_o/xebvz1i_5Jk/s72-c/Batista_examina_pudo_ser_equipo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-4204805001801859003</id><published>2011-01-21T09:46:00.000+02:00</published><updated>2011-01-21T09:47:06.211+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>% 80</title><content type='html'>Grup maçlarında maç başına 17 üç sayılık atış kullanırken Olimpiakos maçında sadece 10 üçlük atan ve bunların 8'ini sokup % 80'lik oha dedirten bir isabet yüzdesi yakalayan Fenerbahçe'nin dünkü oyundaki kritik becerisi asla gereksiz şut atmamaktı.&lt;br /&gt;Hücum sürelerini neredeyse sonuna dek kullanmaya çalışırken 24 saniye hücum süresini tüketip top kaybı yapıldığını da hatırlamıyorum. Yapıldıysa da 1 veya 2 defadır.&lt;br /&gt;Büyük başarı, müthiş bir hücum konsantrasyonu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-4204805001801859003?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/4204805001801859003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=4204805001801859003' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4204805001801859003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4204805001801859003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/80.html' title='% 80'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8498345657917028324</id><published>2011-01-21T08:48:00.005+02:00</published><updated>2011-01-21T09:31:24.203+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Olimpiakos maçı sonrası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TTk2RaleY6I/AAAAAAAAA_A/gHCwYIPZiDs/s1600/players-fb-ulker-celebrates-fenerbahce-ulker.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 267px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TTk2RaleY6I/AAAAAAAAA_A/gHCwYIPZiDs/s400/players-fb-ulker-celebrates-fenerbahce-ulker.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5564538487415137186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sezon başından bu yana, bu takım için final four henüz çok erken ama bu ekip ve bu ciddiyetle yolun sonu açık, 2-3 sezon içerisinde final four takımı oluruz diyorum.&lt;br /&gt;Dün akşamdan sonra bu takımı final four adayı olarak görmemek ayıp olur. Avrupa'nın en üst düzey organizasyonunun son finalistlerini hem de deplasmanda yenme becerisi göstermiş bir takım o ligin finalini de hakediyor demektir.&lt;br /&gt;Benim asıl merak ettiğim şu, geldiği günden bu yana tempoyu düşürmeyi beceremiyor, frene basması gerektiği zamanlarda dahi çabuk hücum ederek oyunu koş koşa çeviriyor diye eleştirdiğimiz Ukiç nasıl oluyorda Barcelona ve Olimpiakos deplasmanları gibi tempoyu düşük seviyede tutmanın çok zor olduğu atmosferlerde bunu başararak oyunun galibiyetin anahtarını kilide sokan adam olabiliyor.&lt;br /&gt;Onu yönetebilme becerisini gösteren, bir nevi onu farklı bir modda çalıştırmanın kodunu yazan adam Spahija'yı tebrik etmeli. Elbette Ukiç'in de Avrupa'ya dönüş sonrası kıtasına yeniden uyum sürecini artık atlattığını atlamamalı.&lt;br /&gt;Teodosiç, Spanoulis ve Papaloukas gibi guardlarıyla bu mevkide belki de Avrupa'nın en zengin, en çeşitli guard rotasyonuna sahip takımı olan Olimpiakos karşısında hem de deplasmanda oyunun hiç bir bölümünde dümeni rakibin eline vermemeyi başaran takım şaşırtıcı yükselişine devam ediyor ama elbette bu takım şapkadan tavşan çıkartılırcasına yaratılmadı.&lt;br /&gt;Bir kere, Aydın Örs ve Spahija ikilisinden evvel oyunculardan başlamalı. Karakterli oyunculardan kurulu, takım planlarına uymaktan gocunmayan, başarı payesini paylaşmayı seven oyunculardan kurulu bir kadro var. Kafalarda yapabileceklerinin üst sınırından daha ötesinin hayalleri var. Her koşulda direnç gösteren, yenilgiyi kabul etmemeyi takıma öğreten takımın temel taşları olan oyuncular var; Ömer ve Mirsad gibi. Takımın temel taşı olup herkesten az çalışmayı seçenler vardır bir de onlar gibi her ağır yükün altına girmeyi gönüllü olarak isteyenler.&lt;br /&gt;Bu takımın misal Mrsiç gibi top eline gelip şuta kalktığında ''bu kesin girer'' dedirtecek şutörü yok diyorduk sezon başında ama Tomas gibi Emir gibi ekmeğini taştan çıkartan kısa forvetlerin takıma en belalı savunmalar karşısında bile pozisyon yaratabilme becerisi getireceğini düşünüyorduk. Yanılmadık. Her ikisi de ritm bulamayıp moralsiz günler yaşadılar, hele Emir'in sezon başındaki içi içini yiyen, dağılmış, özgüveni dibe vurmuş haline şahit olduktan sonra dünkü oyununu görmek oyuncuların elinden tutma becerisini gösteren teknik ve idari kodroya güvenimizi daha bir sağlamlaştırıyor.&lt;br /&gt;Asıl ilginç olan, Barcelona ve Olimpiakos gibi geçen sozonun iki finalistini deplasmanda yenebilen Fenerbahçe'nin halen formsuz, ritm bulamamış oyuncularının olmasıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8498345657917028324?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8498345657917028324/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8498345657917028324' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8498345657917028324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8498345657917028324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/olimpiakos-mac-sonras.html' title='Olimpiakos maçı sonrası'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TTk2RaleY6I/AAAAAAAAA_A/gHCwYIPZiDs/s72-c/players-fb-ulker-celebrates-fenerbahce-ulker.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8989446279331868613</id><published>2011-01-05T13:17:00.008+02:00</published><updated>2011-01-05T13:37:08.537+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Basketbol'/><title type='text'>Angel McCoughtry</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSRXArfd-PI/AAAAAAAAA-w/ujBiBPWspIM/s1600/%257BA706D753-A47D-4526-82F6-4E28BA9C0BE0%257Dflexible.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 218px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSRXArfd-PI/AAAAAAAAA-w/ujBiBPWspIM/s400/%257BA706D753-A47D-4526-82F6-4E28BA9C0BE0%257Dflexible.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558663509268363506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Angel McCoughty transferi 2 şeyin işareti.&lt;br /&gt;1- Taurasi kesin olarak ceza alacak.&lt;br /&gt;2- Bizim basketbol şubesi hem erkeklerde hem kadınlarda bu sezon yapılabilecek en iyi dereceleri yapmaya ant içmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu  sezon, Diana Taurasi'nin 1. Penny'nin 3. olduğu EL istatistik  liderliği  sıralamasında 2. olan oyuncu alındı, hani Taurasi ceza  almamış olsa  okeydeki ara taş gibi olacaktı.&lt;br /&gt;Tabii şimdi topu bu kadar çok kullanmak isteyen bir oyuncunun takım kimyasına uyumu gibi bir sorunla karşılaşıp karşılaşmayacağımızı bilemeyiz.&lt;br /&gt;Kaldı ki, Taurasi sonrası bozulan morallerin yaratabileceği mutsuzluk ortamı da sorun yaratabilir. Bekleyip göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Mc Coughtry'nin bu sezonki EL istatistikleri.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSRXQoWRK5I/AAAAAAAAA-4/ocyYnU7Ox1w/s1600/mc2.PNG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 44px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSRXQoWRK5I/AAAAAAAAA-4/ocyYnU7Ox1w/s400/mc2.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558663783302376338" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSRWt0wQcqI/AAAAAAAAA-g/R3AqEtjcYPA/s1600/mc.PNG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 138px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSRWt0wQcqI/AAAAAAAAA-g/R3AqEtjcYPA/s400/mc.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558663185337184930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8989446279331868613?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8989446279331868613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8989446279331868613' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8989446279331868613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8989446279331868613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/angel-mccoughtry.html' title='Angel McCoughtry'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSRXArfd-PI/AAAAAAAAA-w/ujBiBPWspIM/s72-c/%257BA706D753-A47D-4526-82F6-4E28BA9C0BE0%257Dflexible.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-4257768070941838428</id><published>2011-01-04T22:31:00.003+02:00</published><updated>2011-01-04T22:45:42.146+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Hey Gidi Günler</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSOG6bH5RTI/AAAAAAAAA-Q/qPwy4CXd8a8/s1600/a80.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 295px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558434703376729394" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSOG6bH5RTI/AAAAAAAAA-Q/qPwy4CXd8a8/s400/a80.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bundan 8 ay önce Neven Spahija yönetimindeki Valencia tarihindeki 2. Eurocup şampiyonluğunu kazanıyor. O kadroyu başarıya taşıyıp, Valencia'nın Euroleague'de mücadele etmesini sağlayan koç Spahija gibi, Thomas Kelati, Kosta Perovic, Matthew Nielsen gibi önemli oyuncular başka Euroleague takımlarının yolunu tutuyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Valencia tepetaklak oluyor, Manuel Hussein yönetimindeki takım Euroleague'de ilk 5 maçının 4'ünü kaybediyor ve lige erken vedaya hazırlanıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Takıma sihirli değnek tecrübeli koç Svetislav Pesic'in gelişiyle dokunuyor. Müthiş bir direnişle CSKA Moskova ve Milano'nun önünde grubu 4. bitirip TOP 8 için mücadeleye devam ediyorlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şimdi yukarıdaki mutlu tabloyu yaratan isimlerden koç Spahija'nın Fenerbahçe'si ve Matt Nielsen'in forma giydiği Olimpiakos'la TOP 16 gruplarında mücadele edecekler.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-4257768070941838428?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/4257768070941838428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=4257768070941838428' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4257768070941838428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4257768070941838428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/hey-gidi-gunler.html' title='Hey Gidi Günler'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSOG6bH5RTI/AAAAAAAAA-Q/qPwy4CXd8a8/s72-c/a80.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3208951408454194428</id><published>2011-01-04T09:14:00.004+02:00</published><updated>2011-01-04T10:02:59.254+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Memleket basketbolu'/><title type='text'>TOP 16'ya hazır değiller</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSLUK0IXjQI/AAAAAAAAA-A/9gJmFIPqTM4/s1600/f-bahce__e-pilsen_95b03_400.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 254px; height: 353px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSLUK0IXjQI/AAAAAAAAA-A/9gJmFIPqTM4/s400/f-bahce__e-pilsen_95b03_400.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558238172386135298" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'yi defoları ve yetersizlikleri için her ne kadar eleştirsekde dünkü maçta memleketin diğer Euroleague takımı Efes Pilsen'i görünce halimize şükretme gereği duydum.&lt;br /&gt;Efes Pilsen kadrosu Fenerbahçe'den farklı olarak adeta 2 ayrı takımdan müteşekkil gibi. Perasovic, savunma ihtiyacı belirince B takımını oynatıyor, hücumda tıkanınca A takımını. Efes Pilsen, kimyası oturmamış, olmamış, rolleri doğru dağıtamamış ve son kertede ''takım'' olmayı becerememiş bir ekip. Geçen yıldan bu yıla sarkan ipler hala derlenip toparlanamamış.&lt;br /&gt;Perasoviç'in bilinçli tercihleriyle oluşmuş bir durum olacağını zannetmiyorum bu yaşananların, muhtemelen koçun kafasındakilerle oyuncuların verebildikleri örtüşmüyor.&lt;br /&gt;Takımın eline en çok baktığı skoreri Rakocevic ama maç sonlarını, kritik anları onunla oynamıyor koç. Sadece bu örnek bile yaşadıkları garipliklere iyi bir örnek.&lt;br /&gt;Atanlar ama tutmayı sevmeyenlerle 2 Kerem'in başını çektiği her işi yapmaya çalışanların oluşturduğu 2 ayrı takım var sanki ve hangi takım sahadaysa ona göre farklı bir karakter ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;Fenerbahçe böyle değil, belki Ukiç sahada olmadığında oyun kurmakta zorluk çekiyor, Oğuz yokken pota altına top inmiyor ama takım her koşulda karakterini ortaya koyuyor en önemlisi rakip kim olursa olsun ve sahadaki beş kimlerden kurulu olursa olsun aynı ciddiyetle oynuyorlar.&lt;br /&gt;İki takımın arasındaki en belirgin fark buydu dün. İkinci yarıda Fenerbahçe savunma direncini üst düzeye çekmişken ve hücumda da seçe seçe atıp neredeyse hiç boş dönmezken Efes'in atıcı takımı bu tempoya direnemedi, tutucu takım sahaya girdi bu kez de üretemediler.&lt;br /&gt;Dr. Jekyll Mr. Hyde sendromundaki Efes Pilsen'in bu haliyle TOP 16'da başarılı olması zor görünüyor. Fenerbahçe'nin ise dünkü maçın son dakikalarında da görüldüğü gibi son dakikaları oynayamama sorunu büyük dert. Son periyotta farkı 15'lere çıkartmışken ve rakip savunma yapmıyorken son 2 dakikada neredeyse maçı verebilecek duruma gelmek akıl alır gibi değil.&lt;br /&gt;TOP 16'da affetmezler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3208951408454194428?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3208951408454194428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3208951408454194428' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3208951408454194428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3208951408454194428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2011/01/top-16ya-hazr-degiller.html' title='TOP 16&apos;ya hazır değiller'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TSLUK0IXjQI/AAAAAAAAA-A/9gJmFIPqTM4/s72-c/f-bahce__e-pilsen_95b03_400.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8211109376774924444</id><published>2010-12-30T09:28:00.004+02:00</published><updated>2010-12-30T11:03:55.327+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Memleket basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Bu kadar telaş iyiye işaret değil</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRxK769N9JI/AAAAAAAAA9w/Jlm1vl7fWMM/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 230px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRxK769N9JI/AAAAAAAAA9w/Jlm1vl7fWMM/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5556398433567110290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İlginç bir maç oynadık Galatasaray'la. Maç beklediğimizden farklı başladı aslında. Taraftar desteği ve liderlik ihtimalinin bile Galatasaray'lı oyunculara artı bir motivasyon kaynağı oluşuyla baskılı sert savunmada ve hızlı oyunda becerisi yüksek oyunculardan kurulu Galatasaray'ın iyi bir başlangıç yapacağını düşünüyorduk.&lt;br /&gt;Fenerbahçe'nin baskı karşısında düzen içinde hücum etme, ritm bulma çabasındaki oyuncuların gereksiz dış şutlarla bu düzensizliği iyice körükleme sorunları varken kötü bir başlangıç olasıydı. Sonrasında ise tecrübe ve kıtanın en üst düzey liginde yıllardır oynamanın kazandırdığı yetenekler devreye girer ve oyunun kontrolünü Fenerbahçe eline alır diye düşünmüştük.&lt;br /&gt;Şaşırtıcı biçimde tersi oldu.&lt;br /&gt;Fenerbahçe hücumda derli toplu oynamasa bile boğucu bir savunmayla başlayıp, dağınık görünen Galatasaray karşısında ilk yumruğu atan taraf oldu.&lt;br /&gt;Ama asıl şaşırtıcı olan Fenerbahçe'nin maçın büyük bölümünde oyunun kontrolünü elinde bulunduran taraf olmasına rağmen kırılma anlarında rakibine hep boyun eğişiydi. Geri düştüğü anlarda, arada kolaylıkla kapatılacak bir fark varken dahi telaşla hücum edip atamayan ardından dağılıp savunmaya dönemeyen ve maçı bu şekilde kaybederken Euroleague tecrübesine sahip olan taraf sanki Fenerbahçe değil Galatasaray'dı.&lt;br /&gt;Fenerbahçe'de yedek guard sorunu artık can sıkıcı hale geldi, bereket Engin'in takıma dahil oluşuna az kaldı ama elbette onun dönüşünün bu sorunu çözüp çözemeyeceği belirsiz. Uzun sakatlık sonrası dönüşünde, yeni takımına uyum süreci, fiziksel yetersizlikler, dönüşünün sezonun kritik bir evresine denk geliyor oluşu gibi sorunlar var önünde.&lt;br /&gt;Sadece guard sorunu değil Fenerbahçe'nin yaşadığı, kısaların hiçbiri bileğine çok güvenilir şutörler değil. Ömer bu sezon takımın en istikrarlı şutörü gibi görünse de onun aıl işi bu değil. Preldzic asla güvenilir bir şutör olmadı, Tomas'da boş şutu bulmuşken ''tamam bunu soktu'' diyebleceğimiz bir oyuncu değil. Ama bu mesele bu sezon transferle çözülecek bir sorun değil. Bu sorunun çözümü için yapılacak bir hamle takımdaki tüm rolleri yeniden dağıtmayı gerektirir ki sonrasında işler arapsaçına döner. Fenerbahçe bu sezon bu karın ağrısını çeke çeke oynayacak gibi. Takımın bileğine güvenilir bir şutörünün olmayışı gerçeği su yüzüne yeni çıkmış değil, sezon başından bu yana bu gerçekle yaşıyor takım. Muhtemelen Spahija'yı rahatsız eden bir sorun değil bu. Aksine bileği iyi olanın değil, en iyi pozisyonu bulanın atmasını daha çok tercih ediyor sanki. Ama bu kadar ritmini bulamamış oyuncu birarada olunca insanın canı sıkılıyor.&lt;br /&gt;Galatasaray iyi takım. Sezon başından bu yana Efes'ten daha fazla çekindiğim bir ekip. Kısa savunmaları müthiş, pota altı savunmaları takımın karakteri dolayısıyla yumuşak değil ama kötü. Tutku nihayet kendinden beklentileri karşılayacağı bir role soyunmuş gibi (tabii onun kötü gidiş başladığında yelkenleri suya çabuk indiren bir oyuncu olduğunu da unutmamalı). Haluk'un, Ermal'ın deneyimi, Oktay Mahmuti'nin disiplinli takım yaratma çabasının sahadaki izdüşümü adeta. Galatasaray yıllardır ilk kez iyi yolda. Ama Fenerbahçe dünkünden çok daha zor 3 deplasmana giderek ve belki de bu deplasmanlarda zaman zaman farklı skorlarla geri düşerek ve dünkü gibi kötü hakem yönetimleriyle karşılaşarak TOP 16 oynayacak.&lt;br /&gt;Dünkü 4-5 sayılık geri düşüşlerde yaşanan dağınıklık, telaş iyiye işaret değil. Spahija'nın bu telaşa ortak oluşu ise umarım bir daha yaşanmaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8211109376774924444?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8211109376774924444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8211109376774924444' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8211109376774924444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8211109376774924444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/bu-kadar-telas-iyiye-isaret-degil.html' title='Bu kadar telaş iyiye işaret değil'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRxK769N9JI/AAAAAAAAA9w/Jlm1vl7fWMM/s72-c/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7763319067928316851</id><published>2010-12-29T17:24:00.005+02:00</published><updated>2010-12-29T17:52:38.465+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTYAPI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Gençler Final Four</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRtWrgV_i9I/AAAAAAAAA9o/54DU9YFo9LA/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 243px; height: 348px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRtWrgV_i9I/AAAAAAAAA9o/54DU9YFo9LA/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5556129870708181970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Erkek basketbol takımı için sezon başından beri, bu takım final four oynar diyenlere henüz çok erken 2-3 senesi daha var diyorum. Ama genç takım ağabeylerinden önce Euroleague'de final four oynayacak gibi.&lt;div&gt;Nike International Junior Tournament'in Roma ayağında grubunu 2 galibiyet 1 yenilgiyle lider kapatan genç takımımız bu akşam Siena ile final four'a çıkmak için mücadele edecek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geride kalan 3 maçta oyuncularımızın ilgi çekici istatistikleri şöyle;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Berkay Candan 104 dk; 39 sayı, 28 ribaund, 4 asist.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Erbil Eroğlu 70:10 dk; 19 sayı, 4 ribaund, 5 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kerem Hotiç 69:30 dk; 38 sayı, 2 ribaund&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nuri Gül Güney 83:40 dk; 45 sayı, 23 ribaund, 6 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;James Metecan Birsen 45:36 dk; 16 sayı, 11 ribaund 2 asist&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7763319067928316851?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7763319067928316851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7763319067928316851' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7763319067928316851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7763319067928316851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/gencler-final-four.html' title='Gençler Final Four'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRtWrgV_i9I/AAAAAAAAA9o/54DU9YFo9LA/s72-c/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5042799319688908270</id><published>2010-12-27T19:15:00.010+02:00</published><updated>2010-12-27T19:36:39.528+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTYAPI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Nike International Junior Tournament</title><content type='html'>&lt;div&gt;Şu sıralar gözden kaçan bir turnuva oynanıyor. organizasyon ULEB'e ait. Nike International Junior Tournament.&lt;div&gt;Gençlerin Eurolegue'i. 3 gün boyunca içlerinde Fenerbahçe'nin de olacağı 24 takım 3 ayrı şehirde her şehirde 2 gruptan 8'er takım olacak şekilde mücadele edip Mayıs ayında Barcelona'da yapılacak final four'a kalmaya çabalayacak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bizim gençler, Roma grubunda yeralıyorlar ve ilk maçlarını bugün İtalyan Benetton takımına karşı oynayıp kazandılar. 2 . maçta rakip bu akşam grubun favorilerinden Lietuvos Rytas.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Takımımızın ilk maç istatistikleri, turnuva kadrosu ve tüm gruplar şu şekilde.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjN88ka9pI/AAAAAAAAA9Q/2JOTwriMQu4/s1600/ROSTER.PNG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjN88ka9pI/AAAAAAAAA9Q/2JOTwriMQu4/s400/ROSTER.PNG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555416587296241298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjNsfGo7cI/AAAAAAAAA9I/gCpu4ailVZE/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 224px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjNsfGo7cI/AAAAAAAAA9I/gCpu4ailVZE/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555416304508792258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjNYiW2cII/AAAAAAAAA9A/_m5dGESUerA/s1600/ROSTER.PNG"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ROMA GRUBU&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjNILM-dRI/AAAAAAAAA84/C6749SIMtvc/s1600/ROMA.PNG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 130px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjNILM-dRI/AAAAAAAAA84/C6749SIMtvc/s400/ROMA.PNG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555415680691369234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;L'HOSPITALET - İSPANYA GRUBU&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjMsVWm8rI/AAAAAAAAA8w/QtbbDV6H4Bc/s1600/hospitalet.PNG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 145px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjMsVWm8rI/AAAAAAAAA8w/QtbbDV6H4Bc/s400/hospitalet.PNG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555415202379788978" /&gt;&lt;/a&gt;BELGRAD - SIRBİSTAN GRUBU&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjMOu4BszI/AAAAAAAAA8o/WZEbHR-1PnY/s1600/belgrad.PNG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 149px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjMOu4BszI/AAAAAAAAA8o/WZEbHR-1PnY/s400/belgrad.PNG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5555414693834765106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5042799319688908270?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5042799319688908270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5042799319688908270' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5042799319688908270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5042799319688908270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/su-sralar-gozden-kacan-bir-turnuva.html' title='Nike International Junior Tournament'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRjN88ka9pI/AAAAAAAAA9Q/2JOTwriMQu4/s72-c/ROSTER.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3364399025617189643</id><published>2010-12-25T23:12:00.004+02:00</published><updated>2010-12-25T23:54:32.013+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Tofaş maç notları</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRZnzDXkkMI/AAAAAAAAA8M/cWNqR7tuxCQ/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 231px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554741317183246530" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRZnzDXkkMI/AAAAAAAAA8M/cWNqR7tuxCQ/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bugünkü Tofaş maçı, sezonun en zevksiz maçlarından birisini sahne oldu. Can Maxim ve Rasid Mahalbasic'in maçın en skorer iki oyuncusu olması dışında üzerine değinilecek pek fazla bir şeyde yoktu maçta.&lt;br /&gt;Kısa kısa bir iki not düşmek gerekirse;&lt;br /&gt;- Mirsad 35'ine merdiven dayamışken adam oldu. Tamam bazen bildiğin Mirsad atışlarını yapıyor ama ilk kez herkesle bu kadar uyumlu ve takımdaki her oyuncuya bu kadar saygılı. Kenardayken kavgacı değil güleryüzlü.&lt;br /&gt;- Can Maxim, ekseriyetle maçlar kopmuşken oyuna giriyor bu yüzden hakkında derli toplu bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Ama onun zaten cesur bir şutör olduğunu biliyoruz, potaya bakmaktan bugünde korkmadı A takım kariyerinde ilk kez takımının en fazla sayı atan oyuncusu oldu. Uzunların perdelerini değerlendirip penetre etmekten çekinmemesi çok mühim ama tam ritmini bulmuşken işin suyunu kaçırıp saçma bir hücum faul yaptı, bunları yapmamayı öğrenecek. Skor almış başını gitmişken değil, kafa kafayayken daha fazla oynarsa savunma sertliğini de geliştirme şansı bulacak. Bugün 2 hücum ribaundu aldı. Ki bundan önceki maçlarda da yaptı bunu, aslında hücum ribauntlarında ortalığı bu kadar karıştırması karakteristik özelliği değil ama bu düzeyde kendini kabul ettirmek için ekstra işlere soyunuyor.&lt;br /&gt;- Can'la beraber Erbil'e de dikkat etmeli. İlk zamanlarda hayli ürkekti. Bugün hem hızlı hücuma çıkartmaya çalıştı takımı hem de sık sık penetre etmeye kaltı bu özgüveninin gelişmeye başladığının işaretidir. Sırada bekleyenler gençleri de yüreklendirir onun bu hali.&lt;br /&gt;- Öte tarafta Mahalbasiç hakikaten iyi kumaşmış. İyi bir guardla oynasa Yüksek posttan ışık hızıyla içeri devrildiği o pozisyonlarda eline topu ulaştırabilen olsa daha da fazla atardı. Bileği düzgün, adımları düzgün, koordinasyon yeteneği yüksek ama henüz pota altı oyuncusu değil. Sertleşmeli, itiş kakıştan yılmamalı, geleceği pivot mevkisinde değil 4 numarada gibi görünüyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Emir ve Tomas bir terazinin iki kefesi gibi biri yükseliyor diğeri düşüyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Lavrinoviç iki maçtır savunmada çok çabalıyor, özel olarak buna dikkat edilmeli. Takımın Greer'la beraber en kötü savunmacısı her topa el sokuyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Oğuz hata yapınca, ertesi pozisyonda saçmalamak zorunda mı ? Bu çocuğun hata yaptığı pozisyonu ardında bırakmayı öğrenmesi lazım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Maçın 2. yarısı boyunca pota arkasındaki tribünden Ömer Abi, (Kinsey'i kastederek) Zenci Abi forma versenize diye bağırıp, Ömer'e yeter ulan dedirten, Cenk Renda'ya maçı terkettiren ve bizim kafamızı s...n çocuk maç çıkışında salondan metrobüse kadar tek başına hiç susmaksızın tezahuratlar yaparak yürüyerek cümle Ataköy sakinlerininde kafasını s...ti. Bu çocuktaki enerjiye sahip bir önliberonun acilen futbol takımımıza transfer edilmesini talep ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3364399025617189643?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3364399025617189643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3364399025617189643' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3364399025617189643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3364399025617189643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/tofas-mac-notlar.html' title='Tofaş maç notları'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRZnzDXkkMI/AAAAAAAAA8M/cWNqR7tuxCQ/s72-c/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-1620672978130678037</id><published>2010-12-24T22:34:00.004+02:00</published><updated>2010-12-24T23:07:45.191+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Eyvah Ruslar gelemiyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRULmzHvUgI/AAAAAAAAA78/vQIPVfkiHLY/s1600/imagesCA1N3Y0T.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 275px; height: 183px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRULmzHvUgI/AAAAAAAAA78/vQIPVfkiHLY/s400/imagesCA1N3Y0T.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554358476616978946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Euroleague'de sezonun en büyük hayalkırıklığı hiç kuşkusuz CSKA'nın grubunda sonuncu oluşuydu. 2002-03 sezonundan bu yana tüm final fourlarda yer alan bir efsanenin, Avrupa basketbolunun kıt imkanlardan harikalar yaratmasıyla ünlü hocasıyla bir araya geldiği sezonda yaşadığı çöküş akıl alır gibi değil. Sezon hazırlıkları kapsamındaki Amerika turnesiyle takımı henüz sezon başlamadan yıpratan CSKA yönetimi bu çöküşün birinci elden sorumlusu sayılmalı. &lt;br /&gt;Sezona kötü ve yorgun başlayan, peşpeşe yediği yumrukların etkisinden kurtulmayı başaramayan CSKA'nın bu çöküşünde takımın kilit oyuncuları Jr. Holden'ın rahatsızlığı, Siskauskas, Khrypa, Sasha Kaun'un sakatlıkları da önemli bir rol oynadı. Ama en kötüsü de Vujosevic gibi bir koçun görevine son verilmesi oldu.&lt;br /&gt;Öte tarafta CSKA'nın hemşehrisi Khimki Moscow'da ışıltılı ve Eurolegue tecrübesine sahip oyunculardan kurulu kadrosuna rağmen ilk tur gruplarından çıkmayı başaramadı. &lt;br /&gt;Sergey Monya dışında kadroda fazlaca sorumluluk alan Rus oyuncusu olmayan Khimki'de Amerika'lı guard Keith Langford normal sezonun MVP'si olurken onun dışında Tomas Kelati, Sergey Monya, Benjamin Eze, Zoran Planinic gibi üst düzey oyuncuları TOP 16'da seyredemeyeceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-1620672978130678037?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/1620672978130678037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=1620672978130678037' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1620672978130678037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1620672978130678037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/eyvah-ruslar-gelemiyor.html' title='Eyvah Ruslar gelemiyor'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRULmzHvUgI/AAAAAAAAA78/vQIPVfkiHLY/s72-c/imagesCA1N3Y0T.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7328588676025827125</id><published>2010-12-24T09:36:00.004+02:00</published><updated>2010-12-24T11:10:58.536+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Yeniden doğuş</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRRjjZ-0bvI/AAAAAAAAA7w/F8NH6L3pR6s/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 373px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5554173700375604978" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRRjjZ-0bvI/AAAAAAAAA7w/F8NH6L3pR6s/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öncelikle şu söylenmeli; Euroleague'de 4 yıldır kendisinden güçlü takımlar karşısında sürekli olarak ezilen, henüz maç başlarında havlu atan Fenerbahçe'nin bu sezon hem Siena'yı hem Barca'yı yenip grup maçlarını Barca'nın önünde kapatması bu takımın geleceği açısından çok önemli.&lt;br /&gt;2. torba 3. torba tartışmasından önce bu takımın iddiasını göstermesi ve özgüvenini sağlaması açısından muazzam bir iş bu.&lt;br /&gt;Özellikle Vidmar'ın sakatlığı ve her maçı aynı ciddiyetle oynamanın verdiği yıpranmanın etkilerinin ortaya çıkışı sonrası sezon başında bazı taraftarlarda oluşan ''bu takım kesin final four oynar şımarıklığı'' yerini ''bu takım zaten Euroleague için zayıf bir kadroya sahip'' düşüncesine doğru evrilemeye başlanmışken kader maçını farklı bir skorla kazanmayı başardı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Cholet, bu düzey için güçlü bir takım olmayabilir ama karşısında oynamanın zor olduğu, ters bir takım. Onlara karşı hızlı hücum etmek çok zor, bir kere kolay kolay ribaunt vermiyorlar, geriye çok çabuk koştukları gibi geri koşarken bile her topa el sokuyorlar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Onların atletik ve çalışkan görüntüleri her takım için başa bela ama dünkü maçtaki gibi onları bir kez çözdünüz mü arkası geliyor. Hücum silahlarının az, skor seçeneklerinin dar oluşu sebebiyle geri düştükleri maçları çevirmeleri zor oluyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Erman Kunter'in Fransa'daki maçta yaptığını burada da denemesi şaşırtıcıydı aslında. Yine Fenerbehçe'yi dış şut atmaya çağırdı ve yine Fenerbahçe peşpeşe kaçırmaya başladı. Henüz ilk 5 dakika dolmuşken yanlış saymadıysam 9 hücumda 6 üçlük kullanmıştı takım. Neredeyse tamamı boş şut olan 6 üçlüğün sadece 1'ini sokan ilk periyodun sonlarına dek tek bir asist dahi yapamayan takımın Ukiç'in dönüşüne rağmen oyun kurucu aklından yoksun oynayışı kaygı vericiyken, Spahija hiç durmadı hep denedi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hücumdaki bu şuursuzluğa çözüm için Greer'i, Kinsey'i çok erken kullanmaya başladı ama Cholet'nin Fenerbahçe'yi hücumda kitleyen oyununun çözülüşü Preldziç'in bu sezon ilk kez suratını düşürmeden sahada yeteneklerini sergilemesiyle, Oğuz'un pota altını dömine eden hücum aklını ortaya koyuşuyla ve Mirsad'ın Cholet'nin kavgacı uzunlarına onlar gibi oynayarak cevap verişiyle gerçekleşti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk yarının ortalarına dek hiç asist sonrası sayı bulamamış olan takımın maçı 28 asistle bitirişi ilginç ve önemli bir nottu. Aynı şekilde Fenerbahçe'de en kötü sezonunu yaşayan Preldziç'in yaptığı 11 asist ve takımı oynatma becerisini yeniden sergilemeye başlaması dışında özgüvenini yeniden kazanmış oluşu gelecek için çok önemliydi. Tabii, Mirsad'ın bu sezon yaşadığı büyük değişime değinmeden olmaz. belki de kariyerinde ilk kez takım içinde bir lider gibi davranıyor, sorumluluk alırken alışılageldik sorumsuzluklarını sergilemiyor, hakemlerle diyalogtan bile kaçınıyor. Dün kendisine sinirlenip, topu üzerine fırlatan Kinsey'i bile hoşgörüyle karşıladı. Aslında ondaki değişim bir bütün olarak takım içerisinde bu sezon sağlanan havayla ilgili. Aydın Örs ve Spahija'nın takıma güven ve sevgi ortamı yaşattığı çok açık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir kez öne geçtikten sonra maç boyunca Cholet'nin kendisine yaklaşmasına izin vermeyen bir ciddiyetle oynadı takım ama yine de sözkonusu olan TOP 16 gruplarından çıkmak olunca işlerin bu kadar kolay olmayacağını bilmek lazım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir kere, halen Ukiç'in alternatifi yok bu takımda. Engin'in dönüşü muhtemelen TOP 16 maçlarının ortalarına denk gelecek ve uzun süren sakatlık sonrası ondan ne zaman verim alınmaya başlanıcak, bu belirsiz. İkincisi, Oğuz'un dün Cholet pota altına 7 faul aldırtıp, orayı dağıtmasına, Kaya'nın yavaş yavaş ritmini bulmasına aldanmamak lazım o bölgede TOP 16 süreci halen sancılı geçecek gibi. Pota altında ortalığı savaş alanına çevirecek oyuncu eksikliği mesela İtalya'daki Siena maçındaki gibi baş ağrıtan bir sorun olabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;TOP 16 gruplarıyla ilgili daha net bir değerlendirmeyi kuralar çekildikten sonra yapabiliriz ama bilmek lazım ki son sekize kalmak bu takım için kolay olmayacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7328588676025827125?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7328588676025827125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7328588676025827125' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7328588676025827125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7328588676025827125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/yeniden-dogus.html' title='Yeniden doğuş'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TRRjjZ-0bvI/AAAAAAAAA7w/F8NH6L3pR6s/s72-c/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-2116921443571124756</id><published>2010-12-20T20:19:00.002+02:00</published><updated>2010-12-20T20:22:35.098+02:00</updated><title type='text'>Bu kez yakalım dış hatları</title><content type='html'>&lt;object width="640" height="390"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/eP25gG9hi_A&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;feature=player_embedded&amp;amp;version=3"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/eP25gG9hi_A&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;feature=player_embedded&amp;amp;version=3" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="640" height="390"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-2116921443571124756?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/2116921443571124756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=2116921443571124756' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2116921443571124756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2116921443571124756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/bu-kez-yakalm-ds-hatlar.html' title='Bu kez yakalım dış hatları'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8709514363505079873</id><published>2010-12-19T23:56:00.003+02:00</published><updated>2010-12-20T00:02:38.983+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Sıkıntı var</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQ6Aizu8vrI/AAAAAAAAA7g/l7DRlCDxznc/s1600/fenerbahce-ulkerin-rakibi-siena-352738.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 272px; DISPLAY: block; HEIGHT: 204px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5552516726085435058" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQ6Aizu8vrI/AAAAAAAAA7g/l7DRlCDxznc/s400/fenerbahce-ulkerin-rakibi-siena-352738.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Başlık Sergen'den, altını biz dolduralım...&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Aydın Örs ve Spahija başarıdan önce en zor anlarda dahi pes etmeyecek, kendinden güçlü takımlara diş geçirebilecek karakterde bir takım yaratmak istiyorlar. Bu bir geçiş dönemi, zor ve sancılı olacak. Bu süreçte Spahija takımı göz göre göre yıpratarak ilerliyor. Bu bilinçli bir tercih. Siena maçı artık kaybedilmişken acılar içinde sahada koşturan ve buna rağmen farkı kapatmak için çırpınan Ömer'i kenara almamasının başka açıklaması yok. 30 sayı gerideyken de, ligin en zayıf takımıyla oynarken de sahada direnç istiyor, takım her an her hücumda her savunmada maçın son 1 dakikasını oynuyormuş ciddiyetiyle mücade etsin istiyor. Takıma aman vermiyor. Vidaları sıktıkça sıkıyor. Kolay maç düşüncesini aklına getiren olmasın istiyor. Elbette mental olarak bu kadar yıpratıcı bir tutumu sürekli olarak devam ettirmeyecektir ama bu sezon bir geçiş süreci ve bu takım Euroleague'in kaymak tabakasındaki takımlarla her koşulda boy ölçüşebilecek seviyeye gelmeli. Oysa henüz onları sadece işler iyi gittiği zamanlarda yenebilecek durumdayız. Takım yıprandı ama yıpranırken de direnç kazanmayı öğrenecek, krizden kurtulmayı başaracak. Cibona Zagrep maçı öncesi tribünde Aydın Hoca'ya ''hocam Cibona dertli, Radoseviç'te sakatmış galiba'' dediğimde hoca ''böyle düşünmeyin, zayıf takım diye bir şey olmaz asıl bu maçlarda bizim işi ne kadar ciddiye aldığımız ortaya çıkacak'' gibilerinden bir şeyler söyleyip bizi bile hafiften azarladı. Düşünün artık takım içerisinde ipleri nasıl ellerinde tutuyorlar. O maçta atılan 100 sayıya sevinmek yerine yenilen 70 sayıya kızan Spahija'nın ve Aydın Hoca'nın öncelikli hedeflerinin takımda her an işini ciddiyetle yapan bir takım yaratmaya çabaladıkları ortada. Aksi taktirde yoğun maç programını düşünüp bazı maçlarda takımı daha sakin daha gevşek hazırlayabilirlerdi. Ama onlar Siena gibi 30 sayı öndeyken bile maç başındaki ciddiyetini kaybetmeden oynayan bir takım istiyorlar. Sabretmek lazım, sıkıntılı bir süreç bizi bekliyor ama yolun sonu aydınlık.&lt;br /&gt;- Eldeki kadronun henüz Spahija'nın kafasındaki kadro olmadığı açık. Zamanla kadro derinliği ve kalitesi artacaktır. Greer meselesi çok konuşuldu. Spahija'nın onu aslında düşünmediği ama yüksek kontratı sebebiyle elde kaldığı falan. Greer kadrodaysa ondan nasıl faydalanabileceğiniz belli aslında. Sahaya çıktığında eğer topu karşı sahaya o getirmiyorsa şut ritmini çabuk bulabilen bir oyuncu, hücumda tıkandığınızda onun bire bir oyunlardaki yeteneğine güvenip kısa periyotlarla ondan faydalanabilirsiniz. Tabii savunmada onun arkasını başkaları toparlamak zorunda kalır. Ama topu karşı alana o taşıyacaksa, oyun kurma görevini ona verirseniz olmuyor. Hem takım hücum aklını kaybediyor hem de takımın şutuna güvenebileceğiniz ender oyuncularından birisini kaybediyorsunuz. Zaten Greer bir çok yönden takımın zayıf halkası gibi duruyor. Belki de hocanın kafasındaki takımın yaratılması sürecinde onunla yollar ayrılacaktır.&lt;br /&gt;- Kadro derinliği Türkiye ligi için hayli fazlasıyla yeterli olabilir ama sözkonusu olan Euroleague olunca hele de Barcelona ve Siena galibiyetleriyle beklentileri arttırmışken 3 oyuncunun yokluğu takımı yetersiz kılabiliyor. Ön alanda baskının boğucu olmadığı maçlarda gerçek anlamda oyun kurucu olan 2 oyuncunun birden eksikliği sorun olmuyor ama takım bu savunmayı kıtanın en iyi yapan takımlarından birisi karşısında dağılıyor, kafası kesilmiş tavuğa dönüyor. Ukiç'siz takım 3 maçtır Greer'i, Preldziç'i, Can Maxim'i, Erbil'i hatta zaman zaman Kinsey'i ve Ömer'i oyun kurucu gibi oynattı ama yeterli verimi alamadı. Kritik bir süreçteyiz Cholet maçını ve ardından Türkiye ligindeki en iyi iki rakiple 1 hafta içinde oynanacak iki maçı Ukiç'siz kazanmak gerçekten çok zor. Greer ve Preldziç'in oyunkurucu oynamak zorunda kalmaları da onların daha fazla hata yapıp zaten kötü durumda olan morallerini iyice dibe batırıyor.&lt;br /&gt;- Sezon başında bu takımın pota altındaki patlayıcı güç potansiyelini sorguluyorduk. Vidmar'ın yükselişi bu kaygılarımızı gidermiş olsa da onun sakatlığı sonrası pota altında ciddi zaaflar yaşadığımız herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. Ağır ve yavaş ayaklara sahip uzunlarımız pick n roll savunmasında felaket, boyalı alan savunmasında positioning zaten kronikleşmiş bir sorun bu takım için. Boyalı alanda rakipler için bu kadar misafirperver olunca rakipler potaya daha yakın pozisyonlar yaratabiliyor, saçma, zorlama şutları daha az atıyorlar. Pota altı savunmasındaki bu direnç eksikliği ve o alanı kapatamamak aynı zamanda çok fazla hücum ribaundu vermeye de yol açıyor ki Barselona, Siena ve Karşıyaka maçlarında bu yüzden rakipler bizden çok daha fazla hücum kullandılar.&lt;br /&gt;- Vidmar'ın sakatlığı sadece pota altı savunmasını etkilemedi. Aynı zamanda hücumda da ciddi sorunlar yaşanmaya başlandı. Vidmar yokken sadece Oğuz'un oynadığı sürelerde rakip uzunları arkasına alıp pota altına topun inmesine sebeb olan pivot oyununu oynayabiliyoruz. Bu olmayınca rakip savunmanın dengelerini bozmak zorlaşıyor. Lavrinoviç ve Mirsad'ın pota altına girmekten çok şutu tercih etmeleri normal. Bu durumda son 2-3 maçtır aldığı süreler arttıkça kendini bulan Kaya'nın 4 numaradan çok 5 numara özelliklerini ortaya koymasını beklemekten başka çare yok gibi. Ama nereden bakılırsa bakılsın pota altında bu kadar dirençsiz kalıp, rakiplere bu kadar çok hücum ribaundu verirken ellerine aldıkları her topu önce potaya atmayı düşünen, savunmada eksik hücumda çoğu kez dağınık iki 4 numaraya sahip olmak sıkıntı yaratıyor.&lt;br /&gt;- Tomas'ı beğenmeyenlere asla katılmıyorum. Transferinden önce bu takıma gelmesini istediğim 3-5 oyuncudan birisiydi. Spahija'nın sisteminde ekmeğini taştan çıkartan skorere ihtiyaç var. Tomas hücumu savaşaşarak yapıyor. Klasik catch n shot skoreri değil. Penetresi, ikili oyunları, fizik mücadelesiyle ve oyun zekasıyla deliyor, dengeleri bozuyor ve yaratıyor. Ama bazen kendisini pure sutör sanıp saçmalamaya başlıyor. Onu yüksek yüzdeyle atacak , kritik anlarda her attığını sokacak bir şutör olarak görmemeli, zaten takımda böyle bir şutör yok.&lt;br /&gt;- Bu takım beklentileri çok arttırdı. Euroleague'de final four lafı çok erken dillendirilmeye başlandı. Oysa yaratılmak istenen takımın henüz ilk nüveleri ortaya çıkıyor. İşler yolunda giderken Barselona'yı bile deplasmanda yenebilen bir takım olabilir eldeki ama ilk kriz anında topu rakip alana taşımakta bile zorluk çeken yanlarını da görmek lazım.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8709514363505079873?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8709514363505079873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8709514363505079873' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8709514363505079873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8709514363505079873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/sknt-var.html' title='Sıkıntı var'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQ6Aizu8vrI/AAAAAAAAA7g/l7DRlCDxznc/s72-c/fenerbahce-ulkerin-rakibi-siena-352738.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-2413029886447178313</id><published>2010-12-17T16:44:00.005+02:00</published><updated>2010-12-17T19:03:38.329+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Final-four ne kadar kolay ?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQt-kpD-KUI/AAAAAAAAA7Y/2Wuk222bktA/s1600/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 70px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQt-kpD-KUI/AAAAAAAAA7Y/2Wuk222bktA/s400/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551670133627169090" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;TARİH: 2006   YER: PRAG&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞAMPİYON:                        CSKA&lt;br /&gt;DİĞER KATILIMCILAR:  BARSELONA, TAU, MACCABI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;TARİH: 2007   YER: ATİNA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞAMPİYON:                        PAO&lt;br /&gt;DİĞER KATILIMCILAR:  MALAGA, TAU, CSKA&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;TARİH: 2008   YER: MADRID&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞAMPİYON:                        CSKA&lt;br /&gt;DİĞER KATILIMCILAR:  SIENA, TAU, MACCABI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;TARİH: 2009   YER: BERLIN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞAMPİYON:                       PAO&lt;br /&gt;DİĞER KATILIMCILAR:  CSKA, BARSELONA, OLIMPIAKOS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;TARİH: 2010   YER:PARIS&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; ŞAMPİYON: BARSELONA&lt;br /&gt; DİĞER KATILIMCILAR:  CSKA, PARTIZAN, OLIMPIAKOS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki liste son 5 yılın Euroleague final four finalistlerini içeriyor.&lt;br /&gt;Barselona deplasmanı ve Siena zaferleri sonrası Fenerbahçe'nin  sezon sonunda final four oynayacağını kesin gözüyle bakanların sayısı azımsanmayacak kadar azdı.&lt;br /&gt;Euroleague'in ne kadar zor bir lig olduğunun farkında olmayanlar için çabucak inanılabilecek bir hedef ama ligin favorilerinin bir kısmının bu sezonki formsuzluğuna bakınca sezon başında alınan parlak sonuçlar böyle bir yanılsama doğurdu.&lt;br /&gt;Bu ligde dönemsel sıçramalar sonucunda büyük başarılar elde etmek mümkün değil zaten ligin tarihine kısa bir göz atarsanız bunu rahatlıkla görebilirsiniz.&lt;br /&gt;Kaldı ki, Fenerbahçe'yi bu sezon işin ehli insanların yönettiği ve onların da dönemsel bir sıçramadan çok biriktire biriktire giderek ciddi bir Euroleague deneyimi üzerine inşa edilecek başarıları hedefledikleri ortada.&lt;br /&gt;Sezon başından bu yana, her maçı aynı ciddiyetle oynayan takımda iplerin ne kadar sıkı tutulduğunu gözlemleyeblirsiniz. İstanbul'daki Cibona maçı sonrası Spahija'yı atılan 100 sayının memnun etmeyişi ama yenilen 70 sayıdan rahatsız oluşunun sebebi de budur; bu takım her attığı adımı seçerek atmalı ve biran olsun gevşemeden ilerlemelidir. Yoksa devasa bütçelerle, harika kadrolar kuran devleri yakalamak hiç bir zaman mümkün olamaz.&lt;br /&gt;Yukarıdaki liste açıkca anlatıyor bazı şeyleri. Euroleague'de final four oynamak öyle 1-2 sezonda gösterilecek sıçramalarla olmaz, süreklilik şart.&lt;br /&gt;Bu ligin sert atmosferinde üst düzey takımlarla başa baş mücadeleler çıkartmak, onları yenmeyi öğrenmek, zor şartlarda ayağa kalkmasını becerebilmek lazım.&lt;br /&gt;Siena gibi, son 10 yıldır bir çok takım için model olabilecek nitelikte bir yükseliş dönemi yaşayan, her daim Euroleague'in en çekinilen takımlarından birisi olmayı becermiş bir takım bile son 5 yılda sadece 1 kez final four oynayabilmiş.&lt;br /&gt;Avrupa basketbolunun efsane kulüplerinden olan, son yıllarda her pozisyonda yetiştirdiği yıldızlar Euroleague'in en üst seviyelerindeki takımlarda oynayan Partizan 19 yıl aradan sonra ilk kez geçen yıl final four'a yükselebildi. Son 15 yılın Avrupa'da en başarılı olan takımı olarak addedilebilecek PAO son 4 yılda 2 kez son 8'e dahi kalamadı bu ligde.&lt;br /&gt;Bir yıllık yükselişle olacak iş değil bu. Khimki, Prokom gibi bol paralar harcayıp dönemsel çıkışlar yapan takımların esamesinin okunmadığı bir düzey orası. Hatta Real Madrit gibi her sezon çok parlak kadrolar kuran ve Avrupa basketbolunda önemli bir yeri olan bir ekibin bile yıllardır ulaşamadığı bir hedef.&lt;br /&gt;Ama ilk kez bu sezon Avrupa'nın üst düzey takımlarını yenebileceğini gösteren ekibe güven duyulmalı. Bu yatırımın ve yaratılan sinerjinin çizdiği yolun sonu final foura çıkar. Ama henüz erken.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-2413029886447178313?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/2413029886447178313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=2413029886447178313' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2413029886447178313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2413029886447178313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/final-four-ne-kadar-kolay.html' title='Final-four ne kadar kolay ?'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQt-kpD-KUI/AAAAAAAAA7Y/2Wuk222bktA/s72-c/Ekran%2BAl%25C4%25B1nt%25C4%25B1s%25C4%25B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3154699811319539568</id><published>2010-12-17T12:46:00.003+02:00</published><updated>2010-12-17T12:48:39.492+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Geçmiş olsun</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQs_r0lW4SI/AAAAAAAAA7Q/eN6zFaLTguU/s1600/lefter%252Bk%25C3%25BC%25C3%25A7%25C3%25BCkandonyadis.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 322px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQs_r0lW4SI/AAAAAAAAA7Q/eN6zFaLTguU/s400/lefter%252Bk%25C3%25BC%25C3%25A7%25C3%25BCkandonyadis.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551600987746525474" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3154699811319539568?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3154699811319539568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3154699811319539568' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3154699811319539568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3154699811319539568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/gecmis-olsun.html' title='Geçmiş olsun'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQs_r0lW4SI/AAAAAAAAA7Q/eN6zFaLTguU/s72-c/lefter%252Bk%25C3%25BC%25C3%25A7%25C3%25BCkandonyadis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-1125135329165674345</id><published>2010-12-17T11:15:00.002+02:00</published><updated>2010-12-17T11:17:14.159+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Sezonun ilk ağır mağlubiyeti</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQsqiffRukI/AAAAAAAAA7I/4kJJz8WVNk0/s1600/siena-fenerbahce-3459.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 308px; height: 220px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQsqiffRukI/AAAAAAAAA7I/4kJJz8WVNk0/s400/siena-fenerbahce-3459.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551577737720871490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 17px; color: rgb(102, 102, 102); "&gt;Siena mağlubiyeti sonrası öncelikle şunu söylemeli; bu ligde sezonun ilk 4 maçında 2 final four adayını mağlup ettiğinde bu takımın bu sezon şampiyonluğun en önemli adayı olduğunu düşünenler kadar, takımın dünkü mağlubiyetle dejavu yaşayıp geçen seneki hüsran günlerine geri döneceğini düşünenler de yanılıyorlar.&lt;div&gt;Sezon başında bu takım için her şey yolunda gitti, Aydın Örs'ün dönüşünün takım içi disiplinden şubede sevgi ortamının yeniden tesis edilmesine dek zincirleme etkiler yaratması yadsınamaz bir gerçek ama takımın yükseliş dönemi boyunca sezon başında yaşanan Engin sakatlığı haricinde önemli sakatlıklar yaşamadığı, dolayısıyla koçun oyun planını ve kafasında dağıttığı rolleri etkileyebilecek eksikliklerin olmadığı da bir gerçek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Vidmar'ın sakatlığı sonrası işler zaten sezon başındaki kadar iyi gitmezken bir de grubun en zorlu rakipleri karşısına çıkarken takımdaki tek alternatifi zaten sakat olan Ukiç'in sakatlığıyla eksikten öte tüm planları alt üst olmuş şekilde çıkmak zorunda kalan bir takım kaldı elde.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dün alınan farklı mağlubiyet kimseyi yanıltmamalı, bu takımın sezon başında gösterdiği kazanma direnci, mağlubiyeti kabul etmemek gibi Euroleague savaşında yer almak için gerekli olan karakterinde bir bozulma yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dünkü maçı şöyle değerlendirmek daha doğru olur; işler yolunda giderken, Euroleague'de yenemeyeceği takım olmadığını ispat eden bu takımın işlerin kötü gittiği bir dönemde henüz bu ligin en üst düzey takımlarının olduğu yere ulaşmak için katedilecek yolu olduğunu gösterdiği bir maçı seyrettik. Bu konunun ayrı bir yazı konusu olduğunu söylemek kaydıyla maça dönelim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maçı sunan Murat Kosova salonun soğukluğunu diline dolamıştı hatta atkı, şapka, palto kombinasyonuyla maçı sunduğundan bahsediyordu bir de Greer ve Preldziç'in henüz ilk çeyrekte yaptıkları 5 top kaybında ayakta durmakta güçlük çektiklerini görünce maçın buz pistinde oynandığını düşünebilirdiniz. Maç aslında olabilecek en kötü senaryoyla başladı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ukiç'in yokluğu bu takım için zaten büyük bir dert.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçen hafta Barselona maçında bileğinde ağrılarla oynarken her zamanki deliciliğini sergileyememişti, maç boyunca rakip savunmanın dengesini bozmakta zorlanırken onun sakatlığının etkilerini hissetmiştik. Dün daha kötüsü oldu, topu rakip alana bile taşımakta zorluk çekerek başladık. Değil şut pozisyonu yaratmak hücum bile edemiyordu takım. Birebir hücumu çok iyi olan ritmini bulunca kısa bir periyotta kendi pozisyonunu yaratarak atacağı sayılarla maçın gidişatını değiştirebilecek Greer takımın 1 numarası olarak her başladığında yaptığını yine yaptı, topu erken tuttu, baskıda bunaldı, bozuldu ve onun eline bakan takım top hücum alanına dahi taşınamayınca çaresiz kaldı. Oysa ilk dakikalarda hücum edebildiği zamanlarda uzunlarının bugün oyunu domine edebileceği izlenimi veren bir takım vardı sahada ama ilk dakikalar bir basketbol maçından çok bir futbol maçını andırıyordu. Ancak bir futbol maçında oyun bir takımın yarı sahasında oynanır. Greer ve sonrasında Preldziç'in top kayıpları sayesinde garip bir görüntü aldı maç. Zaten Siena ilk dakikalarda farklı bir skorla gerisine düşmeyi isteyeceğiniz son takım olur. İtalya liginde neredeyse tüm maçlarında henüz ilk yarıda devasa farklarla öne geçtiği için olsa gerek hep önde oynamayı iyi bilen buna karşılık savaşçı kimlikleriyle fark ne olursa olsun gevşemek nedir bilmeden oynamayı ilke edinmiş oyunculardan kurulu bir ekipler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Abondene olarak başlamak bir de üstüne üstlük skorerlerinin topu rakip alana taşımaktan korkar hale gelip mental olarak maçtan kopmaları kalan dakikarda maçı çevirmenin çok güç olacağını belli ediyordu. Yine de denediler, alan savunmasına geçip dış şutları riske ederek Mc Calebb'in başa dert olan penetrelerini kestiler, tempoyu düşürüp hücumda paniklemeden, içeri top indirerek farkı eritmeyi başardılar ama rakip başka takıma gitse acaba oynayabilir mi dediğiniz ama Siena'nın kusursuz yapısında harikalar yaratan savaşçıların aynı zamanda ince işler yapabilen zanaatkarlara dönüştüğü bir takım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En kritik anlarda, Stonerook her Fenerbahçe maçında olduğu gibi yine bizi deli eden savaşçılığıyla çıktı karşımıza, David Moss ve Carraretto tam yakaladık dediğimiz her pozisyonda kritik üçlüklerin hepsini soktular.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaybettik, sezonun ilk ağır yenilgisi oldu bu ama yine de kader bu takımın sezon başından bu yana sergilediği çalışkanlığını ödüllendirircesine Barselona'nın Litvanya'dan eli boş dönüşünü hediye olarak verdi.&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-1125135329165674345?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/1125135329165674345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=1125135329165674345' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1125135329165674345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1125135329165674345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/12/sezonun-ilk-agr-maglubiyeti.html' title='Sezonun ilk ağır mağlubiyeti'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TQsqiffRukI/AAAAAAAAA7I/4kJJz8WVNk0/s72-c/siena-fenerbahce-3459.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8573161843098865105</id><published>2010-11-25T14:27:00.004+02:00</published><updated>2010-11-25T14:38:32.910+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='QTM'/><title type='text'>Yayınlamayacaksınız niye aldınız</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO5YjU3qIeI/AAAAAAAAA6s/DX3SR5SzcFk/s1600/16-kasim-2010-ntv-yayin-akisi.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 222px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO5YjU3qIeI/AAAAAAAAA6s/DX3SR5SzcFk/s400/16-kasim-2010-ntv-yayin-akisi.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5543465555260482018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Euroleague'de bu sezon kan gövdeyi götürüyor, özellikle Fenerbahçe ve Efes Pilsen'in yer aldığı gruplarda hesaplar iyice karmaşıklaştı, bu 2 grupta ilk 2 için 4'er takımın aday olması, Cholet, Fenerbahçe, Union Olimpija ve tersten CSKA sürprizleri hayli ilgi çekici.&lt;div&gt;Ama malesef, Euroleague yayın haklarını alan NTV, Fenerbahçe maçları dışında maç yayınlamıyor, kıtanın basketbolda bu en üst düzey ligini  izlemekten mahrum ediyor bizi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bravo ntv.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8573161843098865105?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8573161843098865105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8573161843098865105' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8573161843098865105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8573161843098865105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/11/yaynlamayacaksnz-niye-aldnz.html' title='Yayınlamayacaksınız niye aldınız'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO5YjU3qIeI/AAAAAAAAA6s/DX3SR5SzcFk/s72-c/16-kasim-2010-ntv-yayin-akisi.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3934813956848330408</id><published>2010-11-25T10:34:00.004+02:00</published><updated>2010-11-25T10:44:41.262+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><title type='text'>Ergün Öztuna'dan Ülker'e</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO4hsvOnRQI/AAAAAAAAA6k/0XxLAbAl7U8/s1600/2010-11-24_al1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 339px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO4hsvOnRQI/AAAAAAAAA6k/0XxLAbAl7U8/s400/2010-11-24_al1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5543405243815380226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kurumsallığın dibine vurmuş kulübümüzün resmi sitesinde Alex'in lig tarihinde Fenerbahçe'nin 3000. golünü atması vesilesiyle formasının müzeye kardılış töreninin resimleri var. Bu sırada lig tarihinde ilk golümüzü kaydeden Puşkas Ergün'ün forması da, müzeye konmuş.&lt;br /&gt;İyi güzel de, Ergün Öztuna'nın müzeye kaldırılan formasının arkasında Ülker reklamı olanca dominantlığıyla Ergün Öztuna'nın isminin önüne çıkmış. Sanırsın o yıllarda da çubuklunun üzerinde Ülker reklamı alınıyormuş. O gün Ergün Öztuna'nın giydiği formanın benzerini yaptırmak çok mu zor.&lt;br /&gt;Utanmasalar Fenerbahçe tarihini anlatan kitaplara sokacaklar Ülker ismini, İşgal yıllarında Fenerbahçe futbol takımının işgal kuvvetlerinin takımları karşısında aldıkları galibiyetler savaş cephesinde moral yaratırken, bu galibiyetler cephedeki askerlere falım sakızlarının manileri yerine konmuş küçük kağıtçıklarla iletildi falan diyecekler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3934813956848330408?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3934813956848330408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3934813956848330408' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3934813956848330408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3934813956848330408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/11/ergun-oztunadan-ulkere.html' title='Ergün Öztuna&apos;dan Ülker&apos;e'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO4hsvOnRQI/AAAAAAAAA6k/0XxLAbAl7U8/s72-c/2010-11-24_al1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8808894105491320212</id><published>2010-11-25T08:56:00.004+02:00</published><updated>2010-11-25T09:30:04.030+02:00</updated><title type='text'>Rytas maçının gösterdiği; Oğuz'un önemi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO4QdJ7J29I/AAAAAAAAA6c/bDyVcwx4PVY/s1600/fener600_TMESE.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO4QdJ7J29I/AAAAAAAAA6c/bDyVcwx4PVY/s400/fener600_TMESE.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5543386284405939154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Vilnius ve Kaunas şehirleri, takımlarının form durumu ne olursa olsun, Euroleague jargonunda zor deplasman tanımını her zaman hakeder. Bu deplasmandan, maçın neredeyse tüm bölümlerinde ipleri elinden kaçırmadan ve rakibin üstünlük kurmaya başladığı süreçlerde oyun disiplinini kaybetmeden, dağılmadan tekrar dümene geçmeyi bilerek rahat bir galibiyet almak ise Fenerbahçe için sezon başından bu yana olduğu gibi takdire şayan olarak değerlendirilmelidir.&lt;div&gt;Euroleague'in şu anda belki de en iyi baskılı ön alan savunmasını yapan takımı olan Fenerbahçe karşısında Zalgiris'in tedbile uğramış guard rotasyonunun sınavı gibi başladı maç.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oyun kuruculuktan anladığı kendi şutunu yaratmak olan El-Amin'in baskılı savunma karşısında bocalayıp, ilk yumruğu Fenerbahçe'ye atma şansı tanıdığı ilk periyotta göze batan Vidmar sonrası dağınık ve dirençsiz bir görüntü çizen Fenerbahçe pota altı savunmasının kendisine çeki düzen verdiğiydi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çok istekli ve özellikle savunmada ve ribauntlarda önceki maçlara oranla daha fazla rol almaya çabalayan Lavrinoviç'in iştahını bir kenara not etmek lazım. Ama, Rytas pota altı gücünün Bajramoviç'in yokluğunda Vidmar'sız Fenerbahçe uzun rotasyonunu Euroleague'in gruplar sonrası iyice sertleşip, zorlaşacak evreleri için test edecek dirençte olmadığını es geçmemeli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şutu olan Bjelica ve oyun zekası ve yetenekleriyle umut vaadeden Valanciunas'ın bizde ilk beş başlayan Kaya ve Lavrinoviç'in fizik güçleri ve tecrübeleri karşısında ezilmeleri normaldi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Buna rağmen, Vidmar'sız takımın Oğuz sahada olmadığı sürelerde topu içeriye indirmeden oynamasını ''topu boyalı alana indirmeden şut atmak doğru değil, top en az bir kere içeriye inmeli'' ezberiyle açıklanacak bir şey olmadığı iyice belli oldu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Vidmar ve Oğuz gibi cüsseli ve fizik güçlerini vücut vücuda mücadelenin en sert geçtiği pota altında kullanmaktan çekinmeyen adamlar ısrarla oralarda yerleşmeye çalışıp, kısaların ilgisini topu oraya indirmeye çekiyorlar. Oysa, ne topsuz oyunda o bölgeyi gücüyle delmeye çalışmaktan ziyade, guardla pick'n roll oynayıp, pozisyonunu yüzü dönük ve hareketliyken bulmaya çabalayan Kaya ile ne de hücumda pota altı itiş kakışından hoşlanmayıp, ben de bu boyla bu şut yeteneği varken tercihim dış şut olur diyen Mirsad ve Lavrinoviç'le ''topu ısrarla içeriye indirmek lazım'' ezberi somutlaşıp gerçeğe dönmez. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;El-Amin'le maçın içine giremeyen Rytas'ın yaşlı kurt Saras'ın oyun zekasıyla Fenerbahçe savunmasının yumuşak karnı pick'n roll savunmasının üzerine gidip, savunmada yavaş uzunlarımıza karşı genç ve hareketli uzunlarını kullanmayı becerip bir de üstüne salonu, takımı havaya sokacak ''tam zamanında'' atılması gereken şutları isabetli kullanmasıyla Rytas'ı maça gecikmeli de olsa sokması sonrası Fenerbahçe'nin dominantlığı Oğuz'un oyuna dahil olmasıyla geri kazanması da üst paragrafta anlattıklarımızla ilgilidir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oğuz, Vidmar sonrası takımın hücum düzeni açısından çok kıymetli bir oyuncudan alternatifsiz bir oyuncuya dönüşte. O yokken topu içeriye indirmek, hücumda çeşitlilik sağlamak zorlaşıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8808894105491320212?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8808894105491320212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8808894105491320212' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8808894105491320212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8808894105491320212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/11/rytas-macnn-gosterdigi-oguzun-onemi.html' title='Rytas maçının gösterdiği; Oğuz&apos;un önemi'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO4QdJ7J29I/AAAAAAAAA6c/bDyVcwx4PVY/s72-c/fener600_TMESE.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-112132835171650792</id><published>2010-11-24T18:27:00.004+02:00</published><updated>2010-11-24T18:39:52.264+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Basketbol'/><title type='text'>Var mı bizden büyüğü, varsa çıksın ortaya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO0-gl1kXWI/AAAAAAAAA6U/9WLHXw-mfrM/s1600/ummc.PNG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 252px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO0-gl1kXWI/AAAAAAAAA6U/9WLHXw-mfrM/s400/ummc.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5543155445996477794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şu takım için, kısalar iyi ama Fowles'ı durdurabilecek uzunları yok diyenler oldu, 1 ay önce cevabını aldılar.&lt;br /&gt;Diğerlerini geçer ama bu savunmayla UMMC karşısında patlar diyenler vardı, onlar da cevabını aldı.&lt;br /&gt;Bu takımın çok sayı yemesine bakıp, kötü savunma yapıyor sonucuna varan determinist yaklaşıma katılmıyorum, deli gibi tempo yapıp, maksimum 10-15 saniyede hücum kullanan takım maç başına normalinden fazla sayıda hücum karşılamak zorunda kalır ve dolayısıyla fazla (tabii hangi kıstasa göre) sayı yer.&lt;br /&gt;yine de, bu takımı bir de Ros Casares önünde görmek lazım diyen varsa onları da allaha havale ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO0-a88vGRI/AAAAAAAAA6M/lMCd1tnMD_0/s1600/ummc%2Bist.PNG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 245px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO0-a88vGRI/AAAAAAAAA6M/lMCd1tnMD_0/s400/ummc%2Bist.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5543155349121341714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO0-NM0naeI/AAAAAAAAA58/1pOkn4XoeJI/s1600/ummc.PNG"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-112132835171650792?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/112132835171650792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=112132835171650792' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/112132835171650792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/112132835171650792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/11/var-m-bizden-buyugu-varsa-cksn-ortaya.html' title='Var mı bizden büyüğü, varsa çıksın ortaya'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO0-gl1kXWI/AAAAAAAAA6U/9WLHXw-mfrM/s72-c/ummc.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-451639749594730276</id><published>2010-11-23T22:54:00.004+02:00</published><updated>2010-11-24T18:25:22.024+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Rytas oyuncuları, Zalgiris Kaunas maç istatistikleri.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO07AKp1lSI/AAAAAAAAA50/YoS0lyKw5gg/s1600/lr.PNG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 294px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO07AKp1lSI/AAAAAAAAA50/YoS0lyKw5gg/s400/lr.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5543151590408820002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İstatistikler, Euroleague'deki bugün karşılaşacağımız Lietuvos Rytas'ın Litvanya ligindeki son maçından. Zalgiris Kaunas'a 85-60 yenilmişler.&lt;br /&gt;Bajramoviç'in sakatlığı sonrası pota altında hayli sorunlu oldukları su götürmez bir gerçek. Ama asıl mühim nokta El-Amin'in verimlilik puanı.&lt;br /&gt;-2'yle maçın en kötü oyuncusu olmuş. El-Amin'in tek başına maç kazandırabilecek bir oyuncu olduğu gerçeği tartışılamaz ama o derece tartışılamayacak olan bir gerçek daha var El-Amin'in oynadığı takımlar onun verimsiz ve kendine yontan oyun kuruculuğu altında asla hücum düzenlerini oturtan takımlar olamazlar.&lt;br /&gt;Yine de, El-Amin ve Saras'lı bir Lietuvos Rytas ilginç bir rakip olacak. Karşısında Euroleague'in bu sezonki en baskılı kısa savunmasını gören El-Amin'in ve ölüsü bile Avrupa'nın en iyi skorer guardlarından birisi olarak kabul edilebilecek Saras'ın performanslarını merakla bekliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-451639749594730276?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/451639749594730276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=451639749594730276' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/451639749594730276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/451639749594730276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/11/rytas-oyuncular-zalgiris-kaunas-mac.html' title='Rytas oyuncuları, Zalgiris Kaunas maç istatistikleri.'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TO07AKp1lSI/AAAAAAAAA50/YoS0lyKw5gg/s72-c/lr.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-941667640785148523</id><published>2010-11-21T22:02:00.002+02:00</published><updated>2010-11-21T22:04:23.911+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>İlk Bakışta Sean May Transferi</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TOl7Px6YN1I/AAAAAAAAA5k/0xRlpth8Clg/s1600/seanmay.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 235px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TOl7Px6YN1I/AAAAAAAAA5k/0xRlpth8Clg/s400/seanmay.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542096327482554194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Vidmar'ın, tam da, ''bu sezon hiçbir şey ters gitmeyecek mi'' derken tadımızı kaçıran sakatlığı sonrası beklenen transfer hamlesi gerçekleşiyor gibi.&lt;br /&gt;Henüz imzalar atılmamış olsa da, resmi siteden duyurulduğu üzere, harika bir kolej kariyerinin ardından NBA'de bir türlü dikiş tutturamayan Sean May ile sağlık kontrolleri sonrasında imzalar atılacaktır.&lt;br /&gt;Bu sezon, geçen yıllardaki gibi birden çok fikrin ürünü bir karmaşanın ürünü olan değil, işi bilen ekibin titizlikle oluşturduğu ve hedeflenen başarılara ulaşabilecek doğru planlarla yaratılmış bir kadro var elde. Atılan doğru adımlar, sezon boyunca doğru işlerin yapılacağı umudunu doğuruyor bizde. Ama, peşinen söylemek lazım ki; Sean May transferi ilk bakışta, bu sezonun en defolu hamlesi gibi görünüyor.&lt;br /&gt;Herşeyden önce, kariyeri sakatlıklar sebebiyle kesintiye uğramış, fizik açıdan şu anda sezonun tam ortasında olan bir takımın ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak bir oyuncu transferi soru işareti yaratır kafalarda. Buna rağmen, işin başında Aydın Hoca olunca, kafada her atılan adımı doğru olarak yorumlama telaşıyla şöyle bir düşünce oluşmuyor da değil; şu an 4 uzuna sahip olan takımın TOP 16 gruplarına kadar Vidmar'dan doğan boşluğu kendi kaynaklarını kullanarak doldurması bu sırada Sean May'in fit hale getirilip kendisinden TOP 16 sürecinde ve sonrasında verim alınması düşünülebilir.&lt;br /&gt;Ama kendimizi olumlu düşünme adına ne kadar zorlarsak zorlayalım, bu kadar diz sakatlığı sorunu yaşamış bir uzundan bundan sonra tam anlamıyla bir pivot gibi hücum etmesini bekleyemezsiniz. Fundementali arkası dönük oyuna ne kadar uygun olursa olsun, ciddi diz sakatlıkları yaşamış bir uzun hücum alışkanlıklarını ister istemez değiştirir. Takımın Vidmar'ın sakatlığı sonrası oynadığı 2 maçtada gördüğümüz üzere, onun yokluğu sadece çokca dile getirildiği gibi savunma direnci ve sertliğinin azalmasını doğurmadı. Bunun yanısıra Vidmar'ın zayıf olan yönü oyunun hücum tarafı olmasına rağmen Vidmar'sız takım, Oğuz'un kenarda olduğu zamanlarda hücum opsiyonlarından boyalı alana topu indirmeyi çıkarmış görünüyor. Arkasına savunmacısını alıp rakibi pota altına sürükleyip, hücumun merkezini de oraya iten bir güce sahip olmayınca, pota altı itiş kakışından kaçıp daha ziyade şut ve yüzü dönük oyunları tercih eden uzunlar elde varken sağlam, güçlü bir Sean May bile doğru bir transfer gibi görünmezken, diz problemlerinden dolayı sırtını potaya dönmekten kaçınacak bir Sean May sezonun yanlışı olacak gibi bir izlenim doğuruyor.&lt;br /&gt;Elbette, Vidmar'ın yerini dolduracak adamı bu saatten sonra nasıl bulacaksın diyenlere sözüm olamaz.&lt;br /&gt;Zaten, basketbolda tempo arttıkça, uzunlardan oyunun pas, dribling, şut, çabukluk, hızlı ayaklar gibi yumuşak meziyetlerini kazanmaları beklendikçe bildiğimiz eski tip, Vidmar gibi kalıbından beklenen gücü sahaya yansıtan, savunmada ortayı kapatmayı becerebilen, gücüyle korkutan uzunların sayısı azalıyor, NBA bu tipten pivot ihtiyaçları için Avrupa'nn daha fazla kapısını çalıyor ve yeni kıtaya artık daha fazla uzun göçü olduğu için kaynaklar azalıyor, Avrupa'lının elinde kalan üst düzey bir avuç pivot ise zaten ihtiyacı olan takımların elinde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-941667640785148523?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/941667640785148523/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=941667640785148523' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/941667640785148523'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/941667640785148523'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/11/ilk-baksta-sean-may-transferi.html' title='İlk Bakışta Sean May Transferi'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TOl7Px6YN1I/AAAAAAAAA5k/0xRlpth8Clg/s72-c/seanmay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-806645934714421212</id><published>2010-09-21T17:50:00.004+03:00</published><updated>2010-09-21T18:03:31.081+03:00</updated><title type='text'>Her mahalleye bir pota</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJjIuU1zxOI/AAAAAAAAA5M/U7ShZwYuZfU/s1600/rafia-safia1+(1).jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJjIuU1zxOI/AAAAAAAAA5M/U7ShZwYuZfU/s400/rafia-safia1+(1).jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519382041536480482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Mevzuya canarino kardeşimizle uyanıp, &lt;a href="http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/09/srnakta-basketbol-icin.html"&gt;Şurada&lt;/a&gt; duyurmuştuk.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Destek örgütlenmeye devam ediliyor, şu bloğa yolu uğrayanlardan mevzuya küçük bir el atmalarını rica ediyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://sosyalbasketbol.wordpress.com/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;http://sosyalbasketbol.wordpress.com/&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-806645934714421212?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/806645934714421212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=806645934714421212' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/806645934714421212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/806645934714421212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/09/her-mahalleye-bir-pota.html' title='Her mahalleye bir pota'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJjIuU1zxOI/AAAAAAAAA5M/U7ShZwYuZfU/s72-c/rafia-safia1+(1).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5704508811472988017</id><published>2010-09-21T11:27:00.007+03:00</published><updated>2010-09-21T14:52:41.145+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Euroleague ön eleme maçları B grubu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJiccq6TVwI/AAAAAAAAA4s/QOH7FxSgfZ4/s1600/665+(2).png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 120px; height: 120px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJiccq6TVwI/AAAAAAAAA4s/QOH7FxSgfZ4/s400/665+(2).png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519333359711639298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJicWooBjPI/AAAAAAAAA4k/oO1rntZtyzs/s1600/665+(1).png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 120px; height: 120px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJicWooBjPI/AAAAAAAAA4k/oO1rntZtyzs/s400/665+(1).png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519333256018889970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJicByvIdFI/AAAAAAAAA4c/ifyvC0JPplc/s1600/665.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 120px; height: 120px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJicByvIdFI/AAAAAAAAA4c/ifyvC0JPplc/s400/665.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519332897955804242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Diğer gruptaki denk güçlere karşın bu grubu Khimki domine edecek gibi görünüyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Geçtiğimiz yıl Euroleague'deki ilk sezonu için ciddi paralar harcayıp oldukça iddialı bir giriş yapan Rus ekibi TOP 16'ya çıkmasına karşın orada tutunamamıştı. Rus takımlarının klasik hastalığına tutulup önce yüksek rakamlı kontratlar yapıp sonra da maddi sıkıntılar içerisine girince Euroleague'deki ilk sezonları hayli sıkıntılı geçti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Ama buna rağmen yatırımı kesmeyip devam ediyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Geçtiğimiz yıl, kariyerinin önemli bölümünü ACB'de geçirmiş olan koç Scariola ve 2 İspanyol guardı Cabezas ve Raul Lopez önderliğinde hızlı, tempolu basketbol oynayan Rus ekibi bu yıl iki iyi guardından Cabezas'ı kaybetti. CSKA'dan Planinic ve Valencia'dan çok hareketli bir hücumcu ve keskin bir şutör olan Kelati'yi aldılar ama yine de Cabezas'ın oyun zekasını arayacaklardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Siena'nın savaşçılarından Benjamin Eze ve Dinamo Moskova'dan Sergy Monya diğer transferleri.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Bu grubu bizim için ilginç kılan Banvit'in Euroleague'e katılacak 3. Türk takımı olma şansını kovalayacak olması. Geçen sezon Euroleague'de kendinden beklenenin üzerinde performans gösterip vatandaşı PAO'ya TOP 8 yolunda çelme takan &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Maroussi'nin katılım hakkından feragat etmesi sonrası Ukrayna temsilcisi &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;Budivelnyk'in doğrudan üst tura çıkacağı grupta Banvit ilk turda Avrupa'da eski günlerini arayan Le Mans'la karşılaşacak, Le Mans'ı geçmeleri durumunda yine bir başka Fransız Asvel ve Karadağ'lı Buducnost eşleşmesinden gelecek takımla oynayacaklar. Asvel geçen yıl Euroleague'e iddialı biçimde hazırlanmış olsa da skor gücü zayıf, atletik ama şutu kötü oyunculardan kurulu takımıyla hayal kırıklığı yaşamıştı. Fransız basketbolunun temsilcilerinden bu yılda fazla bir şey beklememek lazım. Bunun yanısıra Avrupa basketbolunun önümüzdeki yıllarda çıkış yapması beklenen ülkelerinden Karadağ'ın temsilcisi Buducnost'un genç kadrosuyla sürpriz yapması beklenebilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;İnatçı ve oyun disiplininden kopmayan Karadağ'lılar bence Khimki'den sonra bu grubun favorisidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5704508811472988017?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5704508811472988017/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5704508811472988017' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5704508811472988017'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5704508811472988017'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/09/euroleague-on-eleme-maclar-b-grubu.html' title='Euroleague ön eleme maçları B grubu'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJiccq6TVwI/AAAAAAAAA4s/QOH7FxSgfZ4/s72-c/665+(2).png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5711291267408787471</id><published>2010-09-20T17:48:00.006+03:00</published><updated>2010-09-21T10:06:00.496+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Euroleague ön eleme maçları A grubu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJhY-8XGxxI/AAAAAAAAA4E/p46VC8ILtJY/s1600/imagen-qr-draw.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 295px; height: 290px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJhY-8XGxxI/AAAAAAAAA4E/p46VC8ILtJY/s400/imagen-qr-draw.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5519259181720717074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Euroleague'de grup maçları öncesi, gruplara katılacak son 2 takımı belirleyecek eleme maçları bugün başlıyor. İki grupta üçer tur oynanacak ve her iki gruptan birer takım Euroleague gruplarının bu sezonki 31. ve 32.katılımcıları olacaklar.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Euroleague grupları için son vagona atlamak isteyen takımları oldukça zorlu bir yol bekliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;A grubunda yer alan takımlar B grubu takımlarına oranla güç olarak birbirlerine daha denk gibi görünüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;A grubunda ilk eşleşme, Fransız Chorale Roanne ve Alman Alba Berlin arasında. Geçen yılın Eurocup finalisti Alba Berlin gerçek liginin Euroleague olduğu düşüncesinde ve yeni transferleriyle bu ligde mücadele edebilmek için kalifiye olabilecek bir kadro oluşturmuş gibi görünüyorlar. Geçen yılın takımını neredeyse baştan aşağı değiştirdiler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçen yıl, Eurocup finalinde kaybettikleri Valencia'nın guardı Marko Marinoviç ve eski oyuncuları Amerikalı Hollis Price'ı aldılar. Takımın en yaratıcı oyuncusu konumundaki, çok hareketli ve ritmini  bulduğunda durdurulması güç ve agresif bir hücumcu olan Jenkins'i de bu rotasyonun içinde sayarsak ön eleme grupları içerisindeki diğer takımlara kıyasla hatırı sayılır güçte bir guard rotasyonuna sahip oldukları söylenebilir.&lt;br /&gt;Geçen yıl bizim buralarda Antalya'da oynayan Famerling'i ve bir 3 numara için oldukça sert ve güçlü bir fiziğe sahip olan, Kızılyıldız'da son bir kaç yıldır sergilediği başarılı performansla Euroleague takımlarının sürekli olarak ilgisini çeken Dragicevic'i de kadrolarına kattıklarını düşünürsek Alba Berlin'in Euroleague'e katılmak için ne kadar iştahlı olduğunu anlayabiliriz.&lt;br /&gt;Albatrosların, kendisinden çok daha düşük bütçeli Chorale Roanne'ı geçmesi sürpriz olmayacaktır. Hatta sonraki iki eşleşme sonrası gruplara kalan takım olmalarıda...&lt;br /&gt;Grubun ilgi çekici bir eşleşmesi ise son yıllarda Adriyatik liginin oyuncu yetiştirme fabrikası gibi çalışan Sırbistan temsilcisi Hemofarm ve İsrail basketbolunun yeni nesil ümit vaadeden oyuncularını kadrolarında barındıran Hapoel Gilboa arasında.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hemofarm, Sırbistan ve Adriyatik liginin zorlu ve sert atmosferinde son 3 yılda ikisi Sırbistan biri Adriyatik liginde olmak üzere toplam üç final oynamış bir takım. 2007'de 19 yaş altı Dünya Şampiyonası'nı kazanan Sırbistan'ın altın jenerasyonunu oluşturan takımda onların yetiştirdiği Milan Macvan ve Stefan Markovic vardı bu oyuncuların yanısıra Petar Bozic, Boban Marjanovic gibi Sırp basketbolunun yeni nesil yıldızları Hemofarm'da yetişti. Euroleague'de mücadele ettikleri taktirde bu oyuncu fabrikasının çok daha verimli çalışacağını tahmin etmek güç değil.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kazan ve Alba Berlin'den birisinin bu gruptan çıkacağını beklerken Hemofarm'ın aradan sıyrılıp yetenekli gençlerini Euroleague arenasında görücüye çıkarmaları ihtimalini de gözardı etmemek lazım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu grupta, ilk turda en kolay kurayı çeken takım ise Unics Kazan oldu. Rusya liginde Khimki'yle beraber CSKA'ya kafa tutan Tatarların bu sezon için kurdukları kadroya bakarsak Euroleague'e katılmayı ne kadar önemsediklerini anlarız. Kariyerinde 2 Euroleague şampiyonluğu bulunan eski CSKA'lı guard Zakhar Pashutin'i kadrolarına katarken uzun rotasyonu için Euroleague takımlarından oyuncular almayı başardılar Maccabi'den Lasme ve Partizan'da özellikle geçen yıl önemli bir gelişme kaydeden Vranes'i aldılar. Rakiplerinin basketbolla pek ilgisi olmayan bir ülkeden Hollanda'dan olmasına bakarsak ilk turu rahat geçerler diyebiliriz. Hatta bir üst turda grubun diğer ayağında Hemofarm ve Alba Berlin birbirleriyle karşılaşırken onlar Çek temsilcisi Nymburk ve Belçika temsilcisi Spirou Basket'ten biriyle oynayacaklar. Bu iki takımında Kazan karşısında tutunabilmeleri güç görünüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5711291267408787471?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5711291267408787471/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5711291267408787471' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5711291267408787471'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5711291267408787471'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/09/euroleague-on-eleme-maclar-grubu.html' title='Euroleague ön eleme maçları A grubu'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJhY-8XGxxI/AAAAAAAAA4E/p46VC8ILtJY/s72-c/imagen-qr-draw.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5326541076085836442</id><published>2010-09-20T09:58:00.007+03:00</published><updated>2010-09-20T12:47:35.903+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><title type='text'>Affet bizi Naci amca...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJcRcRF6NbI/AAAAAAAAA38/xFaRKN3j4zI/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 285px; height: 177px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJcRcRF6NbI/AAAAAAAAA38/xFaRKN3j4zI/s400/images.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5518899045688030642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy'de bir maç günü. Bir gün önce, hayatını Fenerbahçe'ye hasretmiş, bizden önceki ve bizim nesile olduğu gibi bizden sonraki nesillere de Fenerbahçe'nin tarihini öğretecek cümleleri en güzelinden kurmuş bir insan Naci Barlas bu dünyadan göçüp gitmiş.&lt;br /&gt;O maç gününün yaşandığı oyun alanında geçmişten bugüne yaşanan tarihi, Fenerbahçe'nin halk kitlelerinin kalplerinde taht kuruşunu an be an anlatırken her daim gözleri dolmuş bir büyük Fenerbahçe'li o gün ne kulüp tarafından ne de tribünleri dolduran Fenerbahçe taraftarı tarafından hatırlanmadan çekip gitti bu dünyadan.&lt;br /&gt;Ne bir anma ne bir pankart...&lt;br /&gt;Gelinen nokta budur, emeği geçenlere lanet olsun...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5326541076085836442?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5326541076085836442/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5326541076085836442' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5326541076085836442'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5326541076085836442'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/09/affet-bizi-naci-amca.html' title='Affet bizi Naci amca...'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJcRcRF6NbI/AAAAAAAAA38/xFaRKN3j4zI/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6137378556466902544</id><published>2010-09-17T15:46:00.003+03:00</published><updated>2010-09-17T15:50:14.612+03:00</updated><title type='text'>Şırnak'ta Basketbol İçin ...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJNj16hh-fI/AAAAAAAAA3k/iZCCmpLXGKA/s1600/sirnak.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJNj16hh-fI/AAAAAAAAA3k/iZCCmpLXGKA/s400/sirnak.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5517863746353101298" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şu aşağıdaki satırlar &lt;a href="http://www.fenerbasket.com/"&gt;fenerbasket.com&lt;/a&gt; dan alıntıdır. Maddi manevi desteğe gerçekten ihtiyacı olan insanların çağrısına ses veren insanlar bir adım atıyor. Destekçisiyiz...&lt;br /&gt;  &lt;p style="font-style: italic;"&gt;''Değerli kardeşimiz Barış Gerçeker, NTVSpor'a bir yazı yazıyor.&lt;a href="http://ntvspor.net/yazar/baris-gerceker/187/2010-hayali" target="_blank"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-style: italic;"&gt;&lt;a href="http://ntvspor.net/yazar/baris-gerceker/187/2010-hayali" target="_blank"&gt;http://ntvspor.net/yazar/baris-gerceker/187/2010-hayali&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-style: italic;"&gt;Daha sonra bu yazıya gelen bir yorumu, blogunda paylaşıyor.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-style: italic;"&gt;&lt;a href="http://cizgiden-cikaran.blogspot.com/2010/09/srnaktan-mektup-var.html" target="_blank"&gt;http://cizgiden-cikaran.blogspot.com/2010/09/srnaktan-mektup-var.html&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-style: italic;"&gt;Akabinde bir diğer saygıdeğer basın insanı S. Serdar Gürel de kendi sitesinde konuyu duyuruyor.&lt;/p&gt; &lt;p style="font-style: italic;"&gt;&lt;a href="http://www.pota6.com/2010/09/15/sirnaktan-mektup-var/" target="_blank"&gt;http://www.pota6.com/2010/09/15/sirnaktan-mektup-var/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-style: italic;"&gt;Fenerbasket olarak, "Bu işler duyulur da durmak olur mu" diye  düşünerek, bu sabah erken, Haymana ovasında bir garip kuş öterken, bu  anlamda payımıza ne düşecekse yapmaya karar verdik.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Türkiye'de basketbolun ve sporun gelişmesi bu tip işlerin yapılmasından geçiyor. Naçizane bir çaba! ''&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6137378556466902544?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6137378556466902544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6137378556466902544' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6137378556466902544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6137378556466902544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/09/srnakta-basketbol-icin.html' title='Şırnak&apos;ta Basketbol İçin ...'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJNj16hh-fI/AAAAAAAAA3k/iZCCmpLXGKA/s72-c/sirnak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-306339033184237416</id><published>2010-09-16T16:23:00.005+03:00</published><updated>2010-09-16T18:12:34.997+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fiba 2010'/><title type='text'>Fiba 2010'da kimden ne bekledik ne bulduk 1; Ponkrashov &amp; Rubio</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJIz14eHjEI/AAAAAAAAA3M/vbwj_H3xees/s1600/%7B019D5256-745D-4DE4-94A9-1378D2727C60%7Dlarge_v.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJIz14eHjEI/AAAAAAAAA3M/vbwj_H3xees/s400/%7B019D5256-745D-4DE4-94A9-1378D2727C60%7Dlarge_v.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5517529494267071554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJIzW_OtMxI/AAAAAAAAA3E/iQeGnQOUiCE/s1600/rubio.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 283px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJIzW_OtMxI/AAAAAAAAA3E/iQeGnQOUiCE/s400/rubio.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5517528963505533714" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu iki arkadaşı aynı başlık altında değerlendirmemim sebebi bundan bir kaç sezon öncesinde her ikisinin de Avrupa basketbolunun en iyi guardlarının halefleri olarak gösterilmelerine karşın gelinen noktada kendileri hakkında büyük umutlar besleyenleri bir türlü tatmin edememiş olmalarıdır.&lt;br /&gt;Rubio Badalona yıllarında; çabukluğu, yarı sahayı katetme becerisi, saha görüşünün derinliği gibi doğal yeteneklerine ek olarak uzun kolları ve zaman zaman sergilediği inatçı savunma performanslarıyla çok kişi tarafından Diamantidis'in veliahtı tahtına oturtulurken, ondan önceki jenerasyonun umut vadeden isimlerinden Anton Ponkrashov ise bir guard için uzun sayılabilecek boyu ve saha görüşünün derinliği sebebiyle Papaloukas'ın halefi olarak ilan edilmişti. Hatta CSKA Moskova forması giydiği yıllarda ardında beklediği Yunan oyuncudan çok şeyler öğreneceği düşünülürdü. O yıllarda kendisi için Rusların Papaloukas'ı diyenler bile herhalde bu dünya şampiyonasından sonra onun Papaloukas'la aynı formayı giydiği yıllarda salefinin oyun zekası ve insiyatif kullanma becerilerinden hiç nasiplenemediğini düşünmüşlerdir.&lt;br /&gt;Ardımızda bıraktığımız Dünya şampiyonası, Diamantidis'in milli takımı bırakıp artık parkelere veda zamanının yavaş yavaş yaklaştığı, Papaloukas'ın yaşının iyice kemale erdiği bu günler için onların yerini bu ikilinin yavaş yavaş dolduracağı öngörülerini boşa çıkarmış görünüyor.&lt;br /&gt;1990 doğumlu Ricky Rubio'nun hem geçen yaz oynanan Eurobasket'teki performansı hem de bu Dünya şampiyonasındaki etkisiz oyunu onun kariyerinde önemli fırsatların kaçışı olarak değerlendirilse de doğal yetenekleri ve özellikle hızlı, tempolu basketboldaki becerileri gözönüne alındığında ondan halen gelecekte çok büyük bir oyuncu olacağını beklemek mümkün.&lt;br /&gt;Geçen yaz hem uzun süreli bir sakatlıktan sonra fizik olarak hem de NBA'e gitti, gidecek beklentileri altında mental olarak hazır olmadan katıldığı şampiyonada tam bir hayalkırıklığı yarattıktan sonra en azından şimdilik kariyerini Avrupa'da devam ettireceği belli olunca Barcelona formasıyla ACB'de çok başarılı bir sezon geçirmişti.&lt;br /&gt;Oyun koşarak oynandığı, üzerine baskı kurulamadığı periyotlarda topu karşı tarafa çok çabuk geçirip fast-breakleri çok etkili biçimde organize edebilen, kafasını oyuna verdiğinde savunma becerilerini de üst düzeyde sergileyebilen bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Oyun zekası övgüye değer ama onun için sorun oyunun temposunun düşüp takımı sete yerleşerek hücum etmek zorunda olduğunda başlıyor. Aslında oyun zekasının gelişmişliği ve soğukkanlılığını genellikle koruyabilen bir oyuncu oluşu gözönüne alınca ondan sadece koşarken değil durmak zorunda olduğunda da takımını doğru hücum ettirebilmesini beklemek yanlış olmaz ama halen seleflerindeki olgunluğa erişebileceğine dair bir ışık yakamadı.&lt;br /&gt;ACB'de iyi bir sezon geçirmişken, takımı Barcelona'nın final periyodunda maçları tempoyu düşürerek ve fizik mücadeleyi öne çıkararak oynayan Caja Laboral karşısında dağılmasında onun temposuz ve sete set oynanan oyunlardaki yetersizliğinin de payı büyüktü.&lt;br /&gt;Dünya şampiyonasında da benzer bir görüntü çizdi, tempo arttıkça ve açık alanda hücum etme şansı buldukça yine çabukluğu ve asist yeteneğini konuşturdu ama frene bastıktan sonra sanki tüm yeteneklerini kaybediyor gibi. Şampiyona boyunca 9 maçta forma giyip 226 dakika sahada kalarak 40 sayı atarak 46'da asist yapmış ama öyle bir istatistiği varki neden bir türlü üst düzey bir guard olamadığının sebebini haykırır gibi. % 12 3 sayılık atış isabetiyle oynamış ve 9 maçta sadece 2 kez 3 sayılık atış isabeti bulabilmiş. Şutu bu kadar kötü olan bir guardın Dünya şampiyonluğunu hedefleyen bir takımın 1. tercihi olması ve takımını hedeflerine taşıması pek mümkün gibi durmuyor.&lt;br /&gt;şut tehtidi yaratamayan bir guardın rakip savunma yerleştikten sonra savunmanın dengesini bozacak oyunları oynatabilmesi de çok zorlaşıyor.&lt;br /&gt;Yine de onun için halen sıçrama yapabileceği fırsatları bulacağını düşünebiliriz oysa Ponkrashov'un Rubio'dan 4 yaş büyük olduğunu ve selefi diye düşünülen Papaloukas'la bir dönem aynı takım forması giymiş olmasının dışında tek benzerliğinin yerden yüksekliği olduğunu defalarca gösterdiğini düşünürsek artık uluslararası turnuvalar öncesinde Ponkrashov bu kez patlama yapar mı acaba diye düşünenlerin sayısı da hayli azalacaktır.&lt;br /&gt;Ponkroshov'da Rubio gibi şut tehtidi yaratamayan bir guard ama Rubio'da olan insiyatif alma becerisi onda yok. Bir guard için uzun sayılabilecek boyu ve seyreklikle denediği penetreleri sonrasında potaya yaklaştığında topu çemberden geçirebilme yüzdesinin yüksekliğine bakarak bu fizksel özellikleriyle bu delici hücumları neden daha fazla denemiyor diye düşünüyor insan. Ama onda ne zaman ne yapacağını bilemeyen bir hal varki bu derece insiyatif almaktan uzak bir oyuncudan Papaloukas olmasını beklemek hayalcilikten öteye gitmeyecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-306339033184237416?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/306339033184237416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=306339033184237416' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/306339033184237416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/306339033184237416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/09/fiba-2010da-kimden-ne-bekledik-ne.html' title='Fiba 2010&apos;da kimden ne bekledik ne bulduk 1; Ponkrashov &amp; Rubio'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TJIz14eHjEI/AAAAAAAAA3M/vbwj_H3xees/s72-c/%7B019D5256-745D-4DE4-94A9-1378D2727C60%7Dlarge_v.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-2640749814263558414</id><published>2010-09-07T14:38:00.002+03:00</published><updated>2010-09-07T16:27:53.990+03:00</updated><title type='text'>Türkiye- Slovenya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TIY9v4FRsPI/AAAAAAAAA20/kNWSKm2me9A/s1600/Small_KeremG_NL_M_Turkey_.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 322px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TIY9v4FRsPI/AAAAAAAAA20/kNWSKm2me9A/s400/Small_KeremG_NL_M_Turkey_.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5514162686479413490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Basketbol milli takımı, geçen yıl Eurobasket'te olduğu gibi yine beklentilerin çok üzerinde bir performansla yola devam ediyor. Dileğimiz geçen yıl orada olduğu gibi tek bir yenilgiyle herşeyin altüst olmaması.&lt;br /&gt;Yıllardır hedef olarak gösterilen şampiyonaya hazırlık sürecinde kazanamamayı alışkanlık haline getirmiş takımın yenilgisiz biçimde yoluna devam ediyor oluşu bir yandan şaşırtıcı ama diğer yandan Tanjeviç'in bu tür sürprizlerine alışık olanlar açısından beklenir bir performans.&lt;br /&gt;Takımın şu ana kadar oynadığı tüm karşılaşmaları kazanmış olması kazanırken de hemen hemen her maçın tüm periyotlarında savunma konsantrasyonunu hiç kaybetmeden ciddiyetle mücadele ediyor oluşu kalbimizdeki madalya ümitlerini yeşertiyor. Yalnız gözden kaçırmamak lazım ki; şampiyona boyunca oynanan tüm maçların senaryosu birbirlerine benzer biçimde bizim takımın skor olarak önde koştuğu, rakiplerin yetişmek için kovaladığı biçimlerde gelişti.&lt;br /&gt;Şampiyonanın kendi evimizde oynanıyor oluşu kimseyi kandırmasın, salonu dolduran izleyicilerin sahada sergilenenin eğlence kısmından öte ilgisinin pek olmadığı aşikar.&lt;br /&gt;Maçların gidişatı geride kalan maçlar gibi olduğu sürece bu eğlenceye eşlik etmekte sorun yok ama önümüzdeki maçların senaryolarının aynı tekdüzelikte gelişmeyeceğini tahmin etmekte güç değil. Bu durumda, takımı geri düştüğünde, kazanmaya dair umutları azaldığında yeniden oyunun içine sokacak, gerektiğinde rakibin sertleşmesine oyuna müdahaleleriyle izin verdirtmeyecek bilinçli bir taraftar baskısı ve desteği yaşanmazsa şampiyonanın kendi evimizde oynanıyor oluşunun avantajını yaşatacak en önemli dinamik kadükleşecektir.&lt;br /&gt;Yine de, madalya kazanmaya dair yaratılan sinerji boşa değil. Bu takımın bu hedefi gerçekleştirecek hazırlığı ve hedefe dair inancı tam.&lt;br /&gt;Gruptan lider olarak çıkmış olmakta yarı finale kadar olan eşleşmelerde önemli bir avantaj sağladı. Fransa iyi savunmacı ve inatçı kimliğiyle oyun bozan bir takım olsa da kalite olarak  bizimkiyle bboy ölçüşebilecek seviyede değildi.&lt;br /&gt;Slovenya ise Fransa'dan bambaşka bir kimliğe sahip; oyun zekası çok gelişmiş, saha görüşleri mükemmel, şut yetenekleri üst düzeyde ve oyun kurmayı çok iyi beceren oyunculardan kurulu ama katıldıkları hemen hemen her turnuvada kazanmaya dair inatçılıklarının ve savaşçı ruhlarının eksikliğini hissettikleri için kadro kalitelerinin paralelinde başarılar elde edememiş bir ekip.&lt;br /&gt;Bu nedenle, mesela tam bir savaşçı ekip olan Sırbistan'a tercih edilebilirler. Ama turnuvanın çıkış yapan takımlarından birisi oldukları unutulmamalı.&lt;br /&gt;Slovenya, yıllardır katıldıkları her turnuvada gönülleri fetheden takım olmayı becermiş olsa da geçen yıl Eurobasket'te kazandıkları 3. lük dışında önemli bir başarı elde edebilmiş değildi. Kuşkusuz, yumuşak bir takım oluşları bu durumu doğuran en büyük handikap olarak değerlendirilmeli.&lt;br /&gt;Bu handikaplarının farkında olan koçları Memi Beciroviç'in takımı yüksek tempoda oynatmaktan ve oyunu sertleştirecek hamlelerden kaçınarak oyun kurma becerisi yüksek oyuncularının oyun zekalarını öne çıkartacağı sete set hücumları tercih etmesi bundan olsa gerek.&lt;br /&gt;En önemli özellikleri, rotasyonlarında mutlaka oyun kurma becerisi çok yüksek olan 2 guardı aynı anda oynatıyor olmaları. Bu özellikleri, şampiyona boyunca bizim takımın en önemli becerilerinden olan alan savunmasının boşa çıkmasına sebeb olabilir. ,&lt;br /&gt;Sete yerleştiklerinde topu çok akıllıca dolaştıran ve uzunları dahil olmak üzere saf şütorlere sahip bu takıma karşı bundan önceki maçlarda guardı baskı altına alıp önce düzen bozan ardından hareketli alan savunmasıyla rakibi paniğe sokan milli takımın yeni savunma taktikleri üretmesi gerekecek.&lt;br /&gt;Lakoviç, Dragiç ve Beciroviç üçlüsünün oyun zekaları ve saha görüşleri Slovenya'nın oyununun temel direğini oluşturuyor. Kariyeri boyunca sakatlıklarla boğuşan Beciroviç'in şampiyonada beklenen seviyede oynamadığı düşünülebilir ama bu saçayağını oluşturan oyunculardan birisi olarak hala çok değerli.&lt;br /&gt;Slovenya kolay kolay hücum düzenlerini bozabileceğiniz bir takım değil. Oyunu hızlandırabildiğiniz ölçüde oyun kurmadan hücuma çıkmalarını sağlamak oldukça zor. Yüksek tempodan kaçınıyorlar, hücumda insiyatifi mutlaka Lakoviç, Dragiç, Beciroviç üçlüsünden sahada olan ikisinin ellerine bırakıyorlar. Onlar dışında Nachbar gibi savaşçı özellikleri kısıtlı ama çok tehlikeli şutu olan bir skorere sahipler. Nachbar'ın şampiyonanın başından bu yana Slovenya'nın en iştahlı oyuncularından birisi olduğunu ve Slovenya'nın eksik kalacağı düşünülen bölgedeki, uzun rotasyonundaki oyunculara ribauntlarıyla hatırı sayılır yardımları olduğunu da unutmamak lazım.&lt;br /&gt;Lakoviç'in sakin oyun kuruculuğu, Dragiç'in kendinden beklenen patlamayı yapıp rakip savunmanın dengelerini alt üst eden penetreleriyle kurulan setlerde Nachbar'ın boşa çıkıp bulacağı 3 sayılık atışlarla savunmamızı çökertme ihtimali göz korkutuyor.&lt;br /&gt;Slovenya oyun zekası, saha görüşü ve hücumda topu paylaşmayı bilen oyuncularla öne çıksa da, oyun sertleştiğinde ve tempo arttığında düzeni bozulan bir takım. Sahada sürekli olarak çok becerikli ve hücum yetenekleri gelişmiş 2 oyunkurucuyla oynayabiliyor olmalarına rağmen pota altında güçlü takımlara karşı sorunlar yaşamaları muhtemel.&lt;br /&gt;Lorbek kardeşlerin kadroda olmaması onlar için doldurulması çok güç bir boşluk doğuruyor.&lt;br /&gt;İlk bakışta muhteşem bir pivot fiziğine sahip olduğu düşünülen Brezec, oyun zekası ve hücum becerilerine rağmen fiziksel mücadeleden kaçan yapısıyla o bölgeyi savaş alanına çevirmekten uzak bir oyuncu.&lt;br /&gt;Şu ana kadar iyi bir turnuva geçiren Miha Zupan ve Uros Slokar'da savaşçı oyuncular, inatçı ve kolay kolay yenilgiyi kabul etmeyen oyuncular ama Vidmar dışında boyalı alanda rakibe gözdağı verecek oyuncuları yok. İşler oralarda kavga etmeye gelince bizim takımın Slovenya'ya önemli bir üstünlük kuracaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-2640749814263558414?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/2640749814263558414/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=2640749814263558414' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2640749814263558414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2640749814263558414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/09/turkiye-slovenya.html' title='Türkiye- Slovenya'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TIY9v4FRsPI/AAAAAAAAA20/kNWSKm2me9A/s72-c/Small_KeremG_NL_M_Turkey_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7599918339176981326</id><published>2010-08-28T20:26:00.004+03:00</published><updated>2010-08-28T20:40:55.386+03:00</updated><title type='text'>Teşekkürler Serdar</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/THlKDnTVM7I/AAAAAAAAA2k/GVqT3w369kk/s1600/Tanjevic5.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 276px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510517045014639538" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/THlKDnTVM7I/AAAAAAAAA2k/GVqT3w369kk/s400/Tanjevic5.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bugün; bizim fenerbasket tayfasından &lt;a href="http://markonunyeri.blogspot.com/"&gt;marko&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://neozepron.tumblr.com/"&gt;fatih'inde &lt;/a&gt;katıldığı ''yenilsen de yensen de'' programındaydık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Programda kendimizce bir kaç konuya değindik, konuştuk, tartıştık ama 1 saati aşkın süre boyunca orada söylenen en anlamlı kelimeler bence &lt;a href="http://www.pota6.com/"&gt;pota6.com'dan &lt;/a&gt;tanıdığımız Serdar'ın söyledikleriydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Aklımda kaldığı kadarıyla şöyle bir şeylerdi söyledikleri; &lt;em&gt;''Bu turnuvanın Tanjeviç'in rahatsızlığını atlatmasına da katkı koymasını diliyorum''&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İnsan olduğumuzun her an bilincinde olarak düşünebilmek ve konuşabilmek böyle bir şey herhalde.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7599918339176981326?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7599918339176981326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7599918339176981326' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7599918339176981326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7599918339176981326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/08/tesekkurler-serdar.html' title='Teşekkürler Serdar'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/THlKDnTVM7I/AAAAAAAAA2k/GVqT3w369kk/s72-c/Tanjevic5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-2736372666283223888</id><published>2010-08-28T20:08:00.004+03:00</published><updated>2010-08-28T20:19:29.445+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2010 Dünya Şampiyonası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Memleket basketbolu'/><title type='text'>Milli takım ve Dünya Şampiyonası üzerine</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/THlFEfkODjI/AAAAAAAAA2U/fjsUbAkqpVQ/s1600/potada-dunya-sampiyonasi-kadrosu-aciklandi-2010-06-09.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 299px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5510511562559721010" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/THlFEfkODjI/AAAAAAAAA2U/fjsUbAkqpVQ/s400/potada-dunya-sampiyonasi-kadrosu-aciklandi-2010-06-09.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ntvspor.net'te gezinirken, okur-yazar bölümünde Kaan Kural'ın &lt;em&gt;''Hazırlık döneminde artık deneme yanılma değil, rötüş zamanı. Ancak iki tane sorun var. Birincisi yapısal ikincisi geleneksel… Geleneksel anlamda Tanjevic’in bir takım ısrarları, stratejik hedefleri vardı. Fakat geçtiğimiz 6 yıl içinde bu hedeflere pek ulaşamadığımızı gördük.”&lt;/em&gt; diyerek açtığı konunun altına bzim takımın Dünya şampiyonasında yapabilecekleri, onlardan beklentilerimiz tadındabir kaç paragraf karaladım. Yazıyı buraya da kopyalıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;'' Yıllardır bize anlatılan masalın nihayet sonuç bölümüne geliyoruz; masal bu, başından sonuna kadar işler yolunda gitmez, her daim mutluluklar yaşanmaz aksine kabuslarla dolu günlerden, felaketlerin eşiğinden kurtulup masalın sonunda mutlu mesut olmak masal kahramanlarının kaderidir.&lt;br /&gt;Ama bize anlatılan masalda sorun var sanki. 2010’da bu ülkenin insanlarının ancak hayallerinde yaşayabileceği düşünülen dünya şampiyonasında final oynama rüyasının somut bir gerçeğe dönüşeceği bize muştulandığından bu yana geçen yıllar içerisinde anlatılan masalın mutlu sonla biteceğine dair inancı olanların sayısı günden güne azaldı.&lt;br /&gt;Şampiyonaya sayılı günler kala, artık yalnızca görmek istemeyen gözlerle duymak istemeyen kulaklara sahip olanlar ulusal takımdan ciddi bir başarı bekliyorlar sanki.&lt;br /&gt;Benzer bir süreci, Tanjeviç dönemi boyunca Fenerbahçe’de yaşadık. 2010 yılında Euroleague’de final four hedefi dillendirilip, hedefi dillendirenlerin geride kalan 3 sezon içerisinde Avrupa’nın bu en zor liginde tecrübe sahibi olan sadece tek bir oyuncuyu transfer ettikleri bir garip planlamanın yıkıntılarını yaşayıp, en sonunda Euroleague’de başarılı olabilmenin gereklerini hiçbir biçimde yansıtamayan; zorluklar karşısında çabuk teslim olan, kendisinden kadroca güçlü takımlara maçların henüz ilk periyotlarında boyun eğen, yumuşak, inançsız bir takım kaldı elde.&lt;br /&gt;Tanjeviç’in kariyerinin belki de son yıllarını yaşadığı ülkemizde adeta masal anlatıcılarının iş ortağı olarak görev yapması, Avrupa basketbolunda efsane sıfatıyla anılan bir koç için acı bir durum. Ama bu duruma düşmesinde kendi katkıları yadsınamaz. Bununla birlikte, ülkemizde basketbol hakkında fikir beyan eden hemen hemen herkesin bağımsız düşünce oluşturmasını engelleyen ezberlerin tuzağına da düşmemek lazım. Tanjeviç’i anlamaya çalışmadan, sanki ülkemiz her geçen gün birbirinden değerli oyuncular üretiyor da Tanjeviç’in yanlış seçimleriyle bu potansiyel heder oluyormuşcasına bir yanlış kanıya düşmemek lazım.&lt;br /&gt;Tanjeviç’in denemelerinin bir türlü son bulmadığı doğru, aynı sorunu Fenerbahçe’de de yaşadı, yaşattı. Hazırlık süreçlerini olabildiğince çok oyuncuyla ve bu oyunculara farklı görevler vererek yaşamak bir yere kadar anlaşılabilir. Çok oyuncunun kendisini takımın bir parçası olarak hissetmesinin yolunu açmanın bir gereğidir bu ayrıca oyuncuların farklı yeteneklerini ortaya çıkartıp, oyun planlarında alternatif bolluğu yaratmaya çabalamış olabilir. Ancak, Tanjeviç’in bu noktada yaşadığı en büyük sorun oyuncularına onların oynamasını istediği rolleri onlara benimsetmekte zorluk çekmesiydi. Ki, zaten bu kadar deneme bu zararı doğuruyor. Denemelere son verip, kimlerden ne yapması gerektiğini istiyorsa o oyuncuları ısrarla istediği görevlerle doğru pozisyonlarda oynatması gerekirken, bu doğruyu yapma zamanı çoktan geldi de geçti bile.&lt;br /&gt;Bu noktada, sakatlıklar bahne olarak öne sürülebilir. Türkiye’nin bir Sırbistan gibi aynı pozisyonlarda birbirlerine alternatif olacak çok sayıda yetenekli oyuncuyu yetiştiren bir basketbol ülkesi olmamasından kaynaklı tek bir sakatlığın bile taşların yerinden oynamasına yeni denemeleri, dengeleri sarsacak arayışlara yol açmayı zorunlu kıldığı da söylenebilir. Elbette, topraklarından basketbol yetenekleri fışkıran bir ülke değiliz ama altyapılar seviyesinde her daim çıkış yapacak genç yetenekleri barındıran ama bunları bir türlü üst düzey basketbol oyuncuları haline getiremeyen bir ülkenin ulusal takım yetkilileri bu göreve henüz birkaç yıl önce gelmiş değillerse bu bahanelerin arkasına sığınma hakları olmamalı.&lt;br /&gt;Can sıkıcı sonuçlarla hazırlanıyoruz şampiyonaya. Dahası aynı geçen yıl Eurobasket öncesinde olduğu gibi yine Hidayet ve Ersan’ın gününde oldukları maçları kazanırız diyen, Avrupa basketbolundan zerre anlamayan, NBA hayranlığıyla Avrupa basketboluna bakıp, birbirinden bambaşka bu iki basketbol dünyasını aynı dinamikler üzerinde yükseldikleri yanılgısına düşenlerin yarattığı bulanıklık önümüzü görmeyi de zorlaştırıyor.&lt;br /&gt;Geçen yaz, Eurobasket her ne kadar Avrupa’nın çok değerli, üst düzey oyuncularının bir çoğunun teşrif etmediği bir turnuva olarak tarihe geçse de, bizim takımın o turnuvanın en heyecan verici takımlarından bir tanesi olduğunu ve yarı finali kılpayıyla kaçırdığını unutmamak lazım. Tanjeviç, yine berbat ve denemelerle geçen hazırlık dönemi sonrası o turnuvada takımından beklediği çoğu şeyi, oyuncularından almayı başarmıştı.&lt;br /&gt;Yapısal olarak bizim takımın Avrupa basketbolunda özellikle yerel liglerin en heyecanlısı ve kalitelisi olarak addedilen İspanya liginde oynanan türden tempoyu hiç düşürmeden oynayabilen ve sahanın her yerinden şut atabilme, dribling, oyunu okuma ve kurma,doğru ve isabetli pas verebilme, oyunun iki alanını çabuk katedebilme yetenekleriyle donatılmış beşlerle sahada olan bir takım oyununu oynaması pek mümkün değil.&lt;br /&gt;Avrupa’da kazanan takımlar artık böyle oynuyorlar ama sözkonusu olan misal Litvanya gibi, eski Yugoslavya’dan türeyen ülkeler gibi ekol haline gelmiş modelleri olmayan ulusal takımlarsa bu tip kadroları kurabilmek yerine eldeki yeteneklere uygun modeller yaratmak daha doğru oluyor.&lt;br /&gt;Ulusal takıma bu gözle bakarak, Tanjeviç’in takımına oynatmaya çalıştığı oyunu anlayabiliriz. Yaşlı kurt her şeyden önce mutlaka oyunun her iki yönünde de maça konsantrasyonlarını ve oyun planına sadakatlerini maçın hiçbir anında kaybetmeyecek oyunculardan kurulu bir müfreze tahayyül ediyor. Rakibin yüksek tempolu oyun isteğine karşı olabildiğince rakibi uyutan, guarda baskıyla, rakibin pas otomatiğini ve penetrelerini engelleyerek onları hücum düzenlerinin dışına çıkartarak bir anlamda oyunu tutarak oynamayı hedefleyenbir koç. Bunun yanı sıra hücumda mutlaka seçerek ve topu olabildiğince paylaşarak atan dolayısıyla rakibe koşarak oynama fırsatı vermeyen ‘’tutucu’’ bir oyun anlayışını benimsiyor. Bu noktada Tanjeviç’in Avrupa basketbolunun git gide artan tempolu oyun anlayışına mantelite olarak ayak uyduramadığı söylenebilir ama yüksek tempolu oyunda dağılıp giden bir takıma sahip olmanın zorunluluklarını da gözden kaçırmamak lazım.&lt;br /&gt;Tanjeviç’in onyıllardır kafasında değişmeyen bazı doğrular olduğunu biliyoruz. Onun için değerli olan uzun kollu uzunlar aslında Avrupa basketbolunun geldiği aşamada hayli değerli olabilecek tipte oyuncular ama maalesef bizim kadromuzda bulunan ve Tanjeviç’in yıllardır pota altı yetenekleri dışında, dışarıdan oynayabilme özelliklerini geliştirmeye çabaladığı uzunların onun kafasındaki gibi; dışarıdan da düzgün şut atmayı becerebilen, dribling becerileri ve top hakimiyetleri yüksek ve çabuk ayaklarıyla dış oyuncuları tutabilen özellikle rakibin pick’n rollerinde kısa oyuncu karşısında geçilmez olabilen uzunlar haline gelemediler.&lt;br /&gt;Bir başka deyişle; Tanjeviç’in yıllardır inatla üzerine oyun planlarını kurmayı düşündüğü türden özelliklere sahip olduğunu söyleyebileceğimiz tek oyuncunun Kerem Gönlüm olduğu bir kadro var elde. Dünya şampiyonasına günler kala bu gerçekle baş başa kalmış olmak ise neresinden bakılırsa bakılsın yıllardır anlatılan masalın bizi uyutmak amacıyla anlatılmış olduğunu gözler önüne seriyor gibi.&lt;br /&gt;Tanjeviç’in, değişmeyen, öğrenmeye direnen yapısı bu yıkıntıda başrol oynamıştır ama bu noktada elbirliğiyle Tanjeviç’i tu kaka ilan eden cümle yerli basketbol koçlarının da ülkede üst düzey oyuncu yetiştirme kısırlığına saplanan basketbol dünyamızın bu duruma gelişinde önemli derecede sorumluluk sahibi olduklarını unutmamaları gerekir.&lt;br /&gt;Tüm olumsuzluklara karşın ulusal takım Dünya şampiyonasında başarılı olamaz mı sorusu ise kafaları kucalıyor elbette. Peşinen söylemek lazım ki, önceki turnuvalarda zaman zaman beklentilerin üzerinde performanslar gösteren takımdan yine heyecan verici sonuçlar beklemek hayalcilik olmaz.&lt;br /&gt;Takım oyununa, koçun çizdiği setlere sıkı sıkıya bağlı kalarak, yüksek konsantrasyonla oynayan ulusal takımın, maçlarda tempoyu tuttuğu sürece kolay kolay teslim olmadığını biliyoruz. Ancak geriye düşüşlerde hücum düzenini bir kenara bırakıp, basketbolu yalnızca turnuva zamanlarında hatırlayan medyanın bilinçaltımıza adeta zorla yerleştirdiği şekilde Hidayet ve Ersan’ın eline bakan takıma dönüşünce işler sarpa sarıyor.&lt;br /&gt;Yine de; umutlu olmak için sebebler var. Rakip topu pota altından oyuna soktuğu andan itibaren baskıyı kuracak, rakibi sindirip onun oyun düzenine çomak sokacak oyuncularımız, Sinan ve Ömer Onan’ın iştahlarının pota altında sezonu boş geçen Ömer Aşık ve Kerem Gönlüm’ün hücumda takıma hareketlilik ve bol seçenek getiren yaratıcı oyunlarının ümit verici olduğunu söylemek lazım. Ancak bunların yanı sıra Ender ve Engin’in sakatlıklarında zaten devamlılık ve yüksek fizik güç gerektiren maçlarda yetersizlik sorunu yaşayan Kerem’in, üst düzey maç oynama tecrübesine sahip olmayan bir guardla yedeklenmesi büyük sorun. Guard mevkinde yeteri kadar agresif, yırtıcı ve zorlandığımız maçları kopartıp alacak son hamleleri yapma becerisine sahip bir rotasyona sahip olmadan önemli bir başarı elde etmek çok güç. Benzeri bir eksiklik, pota altında da göze çarpıyor. Ama bu eksikliği doğuran etkenlerin oyuncu eksikliği dışında başka bir müsebbibi var elbette; o da Tanjeviç’in artık alıştığımız keçi inadı. Pota altında kısalarla koordineli biçimde yüzü potaya dönük olarak hücum edebilme özelliklerine sahip uzunları olan ama özellikle sayı bulmanın artık iyice güçleştiği, rakip savunmaların dirençlerinin ve konsantrasyonlarının en üst düzeye çıktığı maçların kader anlarında pota altını fizik gücü ve dayanıklılığıyla domine edebilecek, arkası dönük olarak oynama becerisine sahip, kendi şut pozisyonunu kendi yaratan bir anlamda ekmeğini taştan çıkartacak pivot eksikliği elzem bir sorun olarak duruyor önümüzde. Tanjeviç’in bu tip pivotları sevmediğini biliyoruz ama bu düzeyde bu tip oyuncuların katkısını alabileceğiniz bir kadro derinliğine ihityaç duyuyorsunuz.&lt;br /&gt;Kısaca, halen değil yerleşmiş eksiklerimiz var demek doğru olur. Zira bu eksikler zamanla değil doğru planlamayla ve yalnızca ulusal takım sorumlularının çabasıyla değil tüm basketbol camiamızın çabalarıyla çözümlenecek sorunlardı. Olmadı.&lt;br /&gt;Yine de, takım olma bilinciyle ve birbirlerine kenetlenerek oynadığı zaman sürprizler yapabilen bir takıma sahibiz. Gerçi yıllardır anlatılan masalda ancak sürpriz performanslara güvenen bir takıma yer yoktu ama olsun. Umut fakirin ekmeğidir. ''&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-2736372666283223888?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/2736372666283223888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=2736372666283223888' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2736372666283223888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2736372666283223888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/08/milli-takm-ve-dunya-sampiyonas-uzerine.html' title='Milli takım ve Dünya Şampiyonası üzerine'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/THlFEfkODjI/AAAAAAAAA2U/fjsUbAkqpVQ/s72-c/potada-dunya-sampiyonasi-kadrosu-aciklandi-2010-06-09.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-620653429325477976</id><published>2010-08-03T15:37:00.001+03:00</published><updated>2010-08-03T15:37:42.282+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><title type='text'>Akdeniz ligi üzerine serbest düşünceler</title><content type='html'>&lt;div class="post-header"&gt;  &lt;/div&gt;  &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TFgMntnySCI/AAAAAAAAA1s/qaH8T-60jY0/s1600/mediterranean.gif"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 233px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TFgMntnySCI/AAAAAAAAA1s/qaH8T-60jY0/s400/mediterranean.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5501160821233960994" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son  günlerde dedikodu olmaktan çıkıp herkesin diline dolanan bir olasılığa  dönüşen bir durum var; aralarında bizim memleketinde bulunduğu 7 Akdeniz  bölgesi ülkesinin üst düzey takımlarının katılacağı yeni bir ligin  kurulması üzerine ciddi ciddi çalışıldığı artık bir gerçek.&lt;br /&gt;Bir nevi,  mini Euroleague ama daha çok İspanya ligi ACB'nin kalitesiyle diğer  yerel liglerin çok üzerinde bir ilgiye mazhar olması sebebiyle ona  alternatif olabilecek kalitede bir hafta sonu ligi inşa etme çabası gibi  duruyor bu girişim.&lt;br /&gt;Projenin fikir babasının eski FIBA başkanı  Giorgos Vassilakopoulos olduğu, basketbolun marka değerini, endüstriyel  pazarını geliştirme zırvalarını bolca telafuz eden Olimpiakos kulübü ve  Avrupa  kulüpleriyle daha yakın temas halinde olmak isteyen Maccabi Tel  Aviv başta olmak üzere bazı kulüplerin olaya sıcak baktıkları da  biliniyor.&lt;br /&gt;Adriyatik ve Baltık liglerine benzer bir biçim  öngörülüyor. Akdeniz liginde yeralacak takımlar, kendi ülke liglerinin  normal sezonunda yer almayıp play offlardan itibaren ülke liglerindeki  mücadeleye katılacaklar.&lt;br /&gt;Belki henüz sadece bir fikir ama üzerine düşünmekte fayda var.&lt;br /&gt;Türkiye,  Yunanistan, İtalya, Sırbistan, İsrail, Bulgaristan ve Güney Kıbrıs  ülkelerinden 16 takımın katılması öngörülen ligin pazarlama  faaliyetlerine bağlı olarak, ilgi çekici, sporun endüstriyel bağlamında  değer yaratan bir lig olma ihtimali büyük.&lt;br /&gt;Kalite anlamında ACB'ye  kıyasla ne düzeyde olur bunu kestirmek güç. Zira yerel ligler 3-4 senede  kalitesinden çok şey kaybedip, çok şey kazanabiliyorlar.&lt;br /&gt;Bu  proje gerçekleşirse, Adriyatik ligi Partizan'sız yavan kalır o da ayrı konu.&lt;br /&gt;Şimdi  böylesine bir projenin, üst düzey takımların çekişmeli maçlarına sahne  olacağı ve çekişmesiz ve yavan maçlara sahne olan yerel liglerin normal  sezonlarının sıkıcılığından kurtulacağımızı düşünerek çok kişinin  ilgisini çekeceği aşikar.&lt;br /&gt;Yalnız bu noktada, bu projenin bir açıdan  da Avrupa basketbolunu ciddi bir tehlike içine sokmasının muhtemel  olduğunu görmemek olmaz.&lt;br /&gt;Adriyatik ve Baltık ligleri kimseyi  yanıltmasın. O iki bölge toprağından basketbol yetenekleri fışkıran  birer havza. Oralarda ligin en üst düzey takımlarını ülke liglerinin  dışında tutsanız bile kalite belli bir düzeyin altına düşmez her daim  yeni oyuncular kendilerini, yeteneklerini, maç kazanma becerilerini  geliştirecek rekabet ortamını bulabilirler.&lt;br /&gt;Oysa misal bizimki gibi  ülkelerde hatta Yunanistan, Güney Kıbrıs, Bulgaristan gibi ülkelerde  zaten yeni yeteneklerin yetişmesi için yeterli kalitede rekabet ortamı  yaratabilmek sorunken, ülkelerin üst düzey takımlarını ülke liglerinden  kopartmak büyük sorun teşkil edecektir.&lt;br /&gt;Sahne önünde daha kaliteli ve  daha şaşalı bir basketbol ortamı oluşturabilirsiniz ama yerel liglerde  ülkesinin üst düzey takımlarından kopan ''diğerleri''yle o ''üst düzey  rekabeti'' yaşayan takımlar arasındaki açı hem kalite hem bütçe  anlamında gitgide açılacak ve yeni oyuncular kendilerini  geliştirebilecek zorlu ortamlar yerine renksiz ve zeksiz bir ortamda  çürüyüp gidecekler.&lt;br /&gt;Düşünün Türkiye liginde play ofllara  kalamayantakımlar, Efes , Fenerbahçe hatta belki de Telekom,  Galatasaray, Beşiktaş'la karşılaşamayacaklar. Çöken yerel ligler  kaliteli Akdeniz ligini destekleyemediği ölçüde belki de git gide daha  fazla Amerikalı oyuncu Akdeniz ligine doluşacak, zayıflayan Avrupa  basketbolu altyapısı yapısına uygun olmayan Amerikalı oyuncuların  istilasıyla bocalama dönemine girecek.&lt;br /&gt;Amatör bir ruhla, küçük çapta  bir felaket senaryosu yazmaya çalıştığımın farkındayım. Ama bu tip  girişimlerin basketbolun ''satılabilirliğini'' arttırmayı hedeflerken  aslında Avrupa basketbolunun dinamiklerine bomba koyan girişimler olma  ihtimalini de gözden kaçırmamak lazım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-620653429325477976?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/620653429325477976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=620653429325477976' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/620653429325477976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/620653429325477976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/08/akdeniz-ligi-uzerine-serbest-dusunceler_03.html' title='Akdeniz ligi üzerine serbest düşünceler'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TFgMntnySCI/AAAAAAAAA1s/qaH8T-60jY0/s72-c/mediterranean.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-2862020223665617213</id><published>2010-07-26T21:34:00.002+03:00</published><updated>2010-07-26T21:35:43.196+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Küçük dev adamın yükselişi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TE3VdRjHToI/AAAAAAAAA1Q/BYF0pV9C9L4/s1600/CSFOHVAWHDWFCHN.20071127164113.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 198px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TE3VdRjHToI/AAAAAAAAA1Q/BYF0pV9C9L4/s400/CSFOHVAWHDWFCHN.20071127164113.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5498285418992848514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; color: rgb(77, 77, 77); line-height: 20px; "&gt;Siena'nın Bo McCalebb'i, Euroleague'in son 4-5 yıldaki en başarılı guardlarından Mc Intyre'ın yerine transfer etmesi transfer sezonunun en ilginç hamlelerinden birisi oldu.&lt;br /&gt;2 yıldır ha dağıldılar ha dağılacaklar diye beklenen ama bir biçimde mevcut ve birbirine sıkı sıkıya bağlı kadrolarını elde tutmayı başaran İtalya şampiyonu açısından geçen yıl beklendiği kadar iyi geçmedi.&lt;br /&gt;Son 10 yılda yaptıklarıyla ''Siena modeli'' adlı mütevazi bir gelişim modeli ortaya çıkaran, Euroleague'in dev bütçeli ekipleriyle başa çıkacak bütçelere erişmesi hayal olan bizim memleketin takımları için Euroleague'de başarı için izlenebilecek belki de en doğru yolu çizmiş olan italyan ekibi için son bir kaç yıldır iyice yoldan çıkan dev bütçelerle baş edebilmek en büyük sorun.&lt;br /&gt;Zaten geçen yıl İtalya ligini yine silip süpürmüş olsalar da Euroleague'de final four mücadelesinin uzağında kaldılar.&lt;br /&gt;Geçen yıl makine gibi işleyen sistemlerinin oyun zekasıyla en önemli dişlilerinden birisi olan Kaukenas'ı kaybettiklerinde onların tıkır tıkır işleyen sistemleri için endişelenmiştik. Ama işler bu sezon daha da kötüye gidebilir.&lt;br /&gt;Euroleague'in en izlenesi takımlarından birisi olan Siena geçen yıl Kaukenas'ı kaybettikten sonra kısa rotasyonunda bu yıl da önemli kayıplar yaşıyor, Romain Sato'nun gidişi onlaraçısından önemli bir kayıp. Bireysel yetenekleri her daim tartışma konusu olan ama birarada müthiş işler yapan Siena kadrosunun, son 4 yıldır, çabukluğu, oyun zekası ve asist becerisiyle maestrosu konmundaki Mc Intyre'ı kaybetmek ise gıptayla bakılan bu model takım için hakikaten acı bir durum.&lt;br /&gt;Siena, Mc Intyre'ın yerini doldurabilecek bir guardı alabilecek bütçeyi ayıracak olsa zaten onu kaybetmezdi. Bu koşullarda kendi yükselişleri gibi harika bir yükseliş hikayesine sahip Bo McCalebb'le anlaştılar.&lt;br /&gt;Sadece 2 yıl önce Türkiye liginin orta sıralarına tutunma mücadelesi veren Mersin BSB'de forma giyen, atletik özellikleri, sayı potansiyeli ve çabukluğuyla göz doldursa da üst düzey bir oyuncu olacağı konusunda pek bir ışık vermeyen Ammerikalı oyuncunun Partizan'a transfer olması bir çoğumuzu şaşırtmışken, geçen yıl Partizan'ın Euroleague'de final four oynamasındaki katkılarıyla şaşkınlığımızı bir kat daha arttırdı.&lt;br /&gt;Final four da, Vujoseviç'in safkan Yugoslav takımında, Partizan'ın alışılagelmiş oyunundan farklı bir stile farklı bir basketbol anlayışına sahip guardı olarak yaptıkları takdire şayandı. Mc Intyre gibi bir oyuncunun yerini doldurmak kolay olmasa da, Siena topraklarında her oyuncunun yeteneklerinin üzerinde işler yapabildiğini unutmamak lazım. Kaldı ki, Mc Intyre'ın Siena'da Avrupa'nın en iyi guardlarından biri haline gelmeden önce parlak bir Avrupa kariyeri olmadığının, tanınırlığının İtalya yerelliğiyle sınırlı olduğunun altını çizmek lazım.&lt;br /&gt;İlginç ve beraberinde soru işaretlerini taşıyan bir transfer.&lt;br /&gt;Bo McCalebb'in yükselişinin devam edip etmeyeceği bir kenara, kan kaybeden Siena'nın güçlü modeliyle dev bütçeli takımlara rağmen Avrupa'nın zirvesi için mücadeleye devam edip edemeyeceği soruları da sezon boyunca sorulacak gibi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-2862020223665617213?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/2862020223665617213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=2862020223665617213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2862020223665617213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2862020223665617213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/kucuk-dev-adamn-yukselisi_26.html' title='Küçük dev adamın yükselişi'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TE3VdRjHToI/AAAAAAAAA1Q/BYF0pV9C9L4/s72-c/CSFOHVAWHDWFCHN.20071127164113.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-882075259708881803</id><published>2010-07-12T13:10:00.003+03:00</published><updated>2010-07-12T13:19:17.379+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Spahija'nın takımı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDrqqYd8UVI/AAAAAAAAA1A/Jb9pIcyhrNM/s1600/spahija.JPG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 263px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDrqqYd8UVI/AAAAAAAAA1A/Jb9pIcyhrNM/s400/spahija.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5492960709375185234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Erkek basketbol takımının şampiyonluğu sonrası önümüzdeki yılın  takımının nasıl şekilleneceği konusunda somut adımlar atılmaya başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle  önümüzdeki yıl, geride bıraktığımız sezonki gibi Euroleague tarzı ve  standartının dışında, atmasına bağlı olarak kazanacak bir takım  oluşturulmayacağı belli oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da şöyle söylemeli; bu sezon  hocası farklı telden kadroyu kuranların başka bir telden çaldığı bir  kakofoniyi dinlemek zorunda kalmayacağız gibi görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydın  hocanın dönüşü hem şubeyi yeniden yüzü gülen, işlerini severek yapan,  başarı için birbirine kenetlenen ve güvenen insanlarla dolu bir ortama  büründürücek hem de havaya sıkılmış kurşunların vızıldaması gibi amaçsız  ''bu sezon hedef final four'' lakırdılarının yerini plana, programa  kavuşmuş gerçek hedeflerle yol alınacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, takımın  hocası ne tarz bir basketbol oynatacaksa ona göre bir kadro yapılanması  ve oyuncu seçimi konusunda ısrarcı davranılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl  başlarken, Tanjeviç'in artık zihninde kemikleşmiş olan basketbol  tarzıyla kurulan kadronun ve sahada oynanan oyunun arasındaki uzlaşmaz  karşıtlıklardan bahsetmiştik. Daha o günlerden Euroleague'de tutunması  çok güç olan, o düzeyde rahatlıkla dağılabilecek, dirençsiz, top  kullanma becersine sahip oyuncuların gündelik performanslarına bağlı  olarak kazanaıp-kaybedecek bir takım görüntüsü çiziliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazanılan  şampiyonluktan dolayı, özellikle final serisi boyunca hem oyuncuların  gösterdiği dirençli mücadele hem de Ertuğrul hocanın takıma derleyip,  toplayan sevgi dolu disiplinini defalarca övdük. Ama doğrusu bu takımın  bu dağınık ve kötü geçirdiği bir sezonda dahi bu ligin finalinde  oynayabilecek kapasiteye sahip olduğu ve play-offlar süresince takım  olma adına birbirleriyle yardımlaşarak ve sahaya kazanma azimlerini  koyarak oynadıklarında şampiyon olmalarının önünde bir engel  olmadığıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa bu takım, yerel ligin finalisti/şampiyonu  olmaktan çok öte bir misyonu omuzlayabilecek kapasiteye sahip.  Euroleague'de geçen yıl yaşanan bozgun yine bu takımın temizlemesi  gereken bir hata olarak ortalıkta duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüzdeki sezon için  önemli işler yapılıyor, şube bu işin ehli ve Fenerbahçeliliğiyle güven  yaratan bir isme teslim edildi, Avrupa basketbolunun son yıllardaki  değişimini ve gelişiminin aynası olan bir hoca takımın başına getirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama  neyse ki bu kadar olumlu gelişmeyi görmeyi bir anda sindiremeyecek  bünyelerin, panzehir niteliğindeki Kaya Peker transferiyle şoka  girmesine engel olundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taş gibi bir takım kuruluyor, dahası  nihayet doğru işler yapılıyor, şubede sevgi dolu bir ortam yaratılıyor  derken kafamıza düşen Kaya'nın etkisiyle kendimize geldik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette  Kaya'nın takımdan ayrılması muhtemel uzunların yerini doldurabilmek  açısından yapılabilecek en doğru transfer olduğu iddia edilebilir, bu  transferin gerekliliğine dair bin türlü argüman anlatılabilir. İsteyen  istediği argümanı savunmakta özgürdür ama bizim bu konuda görüşümüzü  tekrar etmeye, bir kez daha savunmaya gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu formayı  giymeye hakkı olmayan insanlar listesinde yer alması gereken adamlara  inatla bu formayı giydirmenin haklı gerekçesini ''bir gün herkes  Fenerbahçe'li olacak, parayı basar herkesi alırız'' kibirliliğiyle  açıklayanlarla aramızda kalın çizgiler olduğunu zaten her fırsatta dile  getirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa bir dönemde bünyemizi mutluluklara gark eden  gelişmelerini peş peşe yaşamışken; önümüzdeki yılın taş gibi takımı  kuruluyor derken, cartman kardeşimizin deyimiyle ''kayalara gelerek''  bir anlamda kendimize geldik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaya transferini bu kadar olumlu  gelişmenin bünyelerde yaratması muhtemel zehirleyici etkilere karşı  panzehir görevini göreceğini düşünerek devam edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spahija'nın  basketbol anlayışını anlayabilmek için Avrupa basketbolunun son yıllarda  katettiği yolu izleyebilmek lazım. Spahija'yı tam da Avrupa  basketbolunun bugününü temsil eden bir koç. Tempolu, sahadaki tüm  oyuncuların hem savunmada hem hücumda sorumlulukları paylaştığı ve  yardımlaşmanın üst düzeyde sergilendiği bir oyun vardır kafasında. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sertdir,  disiplinlidir; bu anlamda klasik yugodur. Ki belki de, bu durum bazen  Aydın hocayla havuç sopayı oynamalarına sebeb olacaktır. Zira fazla  sertlik bu topraklarda moral bozucu olabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tanjeviç'in  basketbolu Spahija'nınkine oranla daha tutucuydu. Tanjeviç döneminde  özellikle Euroleague'in üst sınıf takımlarıyla oynanan maçlarda  rakiplerin oyunu yüksek tempoda oynamayı başarması durumunda kolayca  teslim olup, dağılmasının sebebi büyük oranda buydu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tanjeviç'in  takımı Euroleague'de tempoyu düşürüp, rakibi uyutmayı başardığı ölçüde  başarılı olabilse de bu ligin en iyilerini bu şekilde uyutup, kilitlemek  mümkün olmuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Spahija'nın Fenerbahçe'sinin daha hücumda  daha agresif olmasını, oyun temposunu daha yüksek tutmasını  bekleyebiliriz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öncelikli mesele elbette, Spahija'nın  oyununu oynayabilecek kadroyu kurabilmekte. Bu geçiş sancılı olabilir.  Takım geçen yıl, türkiye liginde tempolu oyunu iyi oynayarak rakiplerine  üstünlük kurarken, Euroleague'de bu durumun aksine tempolu oyunda  dağılıyordu. Bu, iki lig arasındaki düzey farkıyla açıklanabilecek bir  durum elbette. Sonuç olarak tempo arttıkça iyi takımlarla daha zayıflar  arasındaki farklar belirginleşiyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu sezonun kadrosunun  sağlam temelleri olduğunu da unutmamak lazım. Geçen yılın Euroleague  performansını ne kadar eleştirirsek eleştirelim, son 4 yılda 3 yerel lig  şampiyonluğu kazanmış ve yine bu periyotta sürekli olarak Euroleague'de  oynamış bir takım var elde. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geleceğin takımının  omurgasını oluşturacakları düşünülen bir kaç sezon öncesinin ''genç uzun  rotasyonu'' dağılmış durumda olsa bile, kazanma geleneği olan, zor  zamanlarda sorumluluk üstlenmesini bilip takımı ateşleyebilen  oyunculardan kurulu bir temel var elde.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Spahija'nın  tempolu ve üst düzey yardımlaşmalı oyununu organize edebilecek guard  rotasyonunun elde olup olmadığı bu kadroyla ilgili ilk soru işareti gibi  duruyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ukiç'i Spahija elde tutuyorsa elbette bir  bildiği vardır. Rakip alana çabuk geçen, tempolu oyunda çabukluğu,  dribling yeteneği ve penetre özelliğiyle başarılı olan ama rakibin  guarda baskı yaptığı, savunmayı sertleştirdiği bölümlerde silikleşen  Ukiç'in geçen yıl NBA dönüşü sendromuna rağmen kazanılan şampiyonlukta  önemli bir rolü olduğu yadsınamaz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama savunma  sertliğiyle fark yaratamayan, rakip guardı bozma becerisi olmayan,  hücumda özellikle rakip savunmanın yerleştiği oyunlarda takımını kombine  savunmaları dağıtacak yardımlaşmalı hücumlara sevk edemeyen bir oyun  kurucunun birinci tercih olduğu takımların Euroleague'in üst düzey  takımları arasında yer alması pek mümkün değil.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Spahija'nın  iyi tanıdığı ve güvendiği Ukiç'in geçen yıla oranla ciddi bir gelişimi  göstermesi şart gibi görünüyor. Geçen yıla oranla daha dengeli ve  defosuz bir takım yaratma konusunda atılan önemli bir adımda kısa forvet  olarak sadece hücum özellikleriyle ön plana çıkan değil komple bir  takım oyuncusu olan Marko Tomas'ın tercih edilmesiydi. Skorer özellikler  olarak sadece iyi şut atmayı artılar hanesine yazabilen oyuncuların  Avrupa basketbolunda üst düzey takımlarda yer alabilmeleri git gide  güçleşiyor. Bunun yerine konsantrasyonu yüksek, yerleşik savunmayı iyi  yapan takımlara karşı kendi şutunu yaratabilme özelliklerine sahip olan,  bunu yaparken de topla ilişkisini ''sevda'' düzeyine yükseltmeden  yardımlaşmayı ve topu paylaşmayı becerebilen bir anlamda kendi pozisyonu  yaratabildiği kadar takımına pozisyon da yaratmayı becerebilen  oyuncular bu düzeydeki oyunun tercih edilen aktörleri oluyor. Marko  Tomas bu özellikleriyle ve özellikle İspanya macerası sırasında  kazandığı savunmacı becerileriyle Griçek ve kadroda kalıp kalmayacağı  hala belirsiz olan Greer'in takım oyununda yarattıkları handikapları  yaratmayacaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kendisi gibi, yaratıcı yetenekleri çok  gelişkin Emir'le birlikte seyri de doyumsuz oyunlar oynayabilirler.  Spahija'nın kendisine yaratılan şutu sokan keskin nişancılardan çok  yemeği birlikte hazırlayıp, bir arada yemeyi seven türden adamların  üzerine oyununu kurduğunu biliyoruz. Marko Tomas-Emir ikilisi bu anlamda  onun kadrodaki kilit oyuncuları olabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eldeki  kadronun en büyük değişimi uzun rotasyonunda yaşadığı açık. Aslında  geride kalan 3 yıldır o bölgede bir zenginlikten ziyade gelişimleri  beklendiği ölçüde olmayan oyuncuların yarattığı bir şişkinlik var. Giden  oyuncuların kayıp hanesine yazılacak boşluklar doğuracağı açık ancak bu  durumun Spahija'nın istediği türden kendisine daha fazla seçenekler  sunan bir uzun rotasyonu yaratması için elini güçlendireceği de  düşünebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Spahija, Lavrinoviç dışında bir  uzun daha alınacağını söylüyordu. Vidmar'ın sözleşme durumu bu isteğini  zora soksa bile kafasındaki uzun rotasyonunun geçen yıllarda sahip  olduğumuzdan daha fazla topu eline yakıştıran ve şutu, driblingi daha  düzgün oyunculardan oluşturmak istediği belli.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vidmar'la  yolların ayrılması durumunda, uzun rotasyonunda savunma sertliği ve  disiplini konusunda sorunlar yaşayacağımız açık. Mirsad bir yaş daha  yaşlanmış olacak, kaldı ki artık iyice istatistik yaparak maç kazandıran  oyuncu rolüne bürünmüş durumda. Oğuz bu konuda geride kalan yıllarda  çok fazla gelişme sağlayamadı, Spahija'nın elinde final serisinde olduğu  gibi rolü doğru biçimde çizilip hücumda sahip olduğu muazzam  yeteneklerinden maksimum verim alınabilir ama savunma konusunda hem ayak  çabukluğunu, hem doğru pozisyon alma becerisini hem de dayanıklılığını  geliştirmesini beklemek pek doğru değil. Lavrinovic'in de ortalama bir  savunmacı olduğunu düşünürsek pota altında caydırıcı bir savunma oyuncusu özellikle Euroleague'in kavgacı ortamı için şart gibi dgörünüyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-882075259708881803?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/882075259708881803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=882075259708881803' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/882075259708881803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/882075259708881803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/spahijann-takm.html' title='Spahija&apos;nın takımı'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDrqqYd8UVI/AAAAAAAAA1A/Jb9pIcyhrNM/s72-c/spahija.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3316487135965099874</id><published>2010-07-12T11:03:00.001+03:00</published><updated>2010-07-12T11:05:12.498+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Bu sezon dikkatle izlenmesi gereken bir isim; Boban Marjanovic</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDrMmcvsi1I/AAAAAAAAA04/tzcddxVoYbU/s1600/bobanmarjanovic.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 267px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDrMmcvsi1I/AAAAAAAAA04/tzcddxVoYbU/s400/bobanmarjanovic.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5492927656455080786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Boban Marjanovic, Euroleague'de sezonun patlama yapması muhtemel  isimlerinden birisi. 1988 doğumlu, 2.21 boyunda. Partizan'da son 5 sene  içerisinde Euroleague'in en önemli yeni nesil uzun oyuncularını yaratan  Vujosevic'in yeni takım CSKA onu çok başarılı bir sezon geçirdiği  Hemofarm'dan transfer etti.&lt;div&gt;Son yıllarda Avrupa basketboluna,  Pekovic, Maric, Jan Vesely, Slavko Vranes gibi birbirinden değerli uzun  oyuncuları kazandıran Vujosevic'in Sırbistan basketbolunun altın  jenerasyonundan gelen Boban Marjanovic'e de sınıf atlattırıp onu  Avrupa'nın adından en fazla söz edilen oyuncularından birisi haline  getirmesi sürpriz olmaz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Marjanovic, Sırbistan milli takımının  altın madalyayı kazandığı 2007 19 yaş altı dünya şampiyonasında ve  2008'de 20 yaş altı Avrupa şampiyonasında Miroslav Raduljica, Stefan  Markovic ve Milan Macvan'la beraber takımın en fazla ümit vaadeden  oyuncusuydu. Hemofarm'ın geçen yıl Sırbistan ligi finali başarısında  önemli bir pay sahibiydi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2.21'lik boyuyla elbette atlet değil  ama hücumlarda hareketli, çabuk ve sahip olduğu koordinasyon  yeteneğiyle dengeli olduğunu söylemek lazım. Ayrıca bir aygır kadar  güçlü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçen yıl jan Vesely'den final fourda harikalar yaratan  bir oyuncu çıkaran Vujosevic'in elinde Marjanovic ne hale gelir  kimbilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3316487135965099874?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3316487135965099874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3316487135965099874' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3316487135965099874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3316487135965099874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/bu-sezon-dikkatle-izlenmesi-gereken-bir.html' title='Bu sezon dikkatle izlenmesi gereken bir isim; Boban Marjanovic'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDrMmcvsi1I/AAAAAAAAA04/tzcddxVoYbU/s72-c/bobanmarjanovic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5193517383182386603</id><published>2010-07-12T10:55:00.002+03:00</published><updated>2010-07-12T11:03:02.018+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Vujosevic vs. Panathiniakos</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDrMKdUacVI/AAAAAAAAA0w/jg3qrzgp0d4/s1600/0.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDrMKdUacVI/AAAAAAAAA0w/jg3qrzgp0d4/s400/0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5492927175572746578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Euroleague'de Efes Pilsen'in yer aldığı D grubunun ne kadar zorlu olacağını tahmin etmek güç değil.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her şeyden önce 2. torbadan gelen takım Panathiniakos oluyorsa orada talihinize tükürmeniz gerekir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Elbette hedefiniz gruptan çıkmaksa aslında 1. ve 2. torbadan gelen takımların hangileri olduğu o kadar da büyük bir önem taşımıyor. Hedef gruptan çıkmak olunca sizinle aynı hedefi güdenleri yani aslında ilk 2 torba dışında gelenleri altına almanız gerekiyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama bu grubun hikayesini, hoş sürprizini Efes Pilsen'in grupta altına almaya çalışacağı rakipleri değil grubun kodamanları CSKA Moskova ve Panathiniakos oluşturuyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Euroleague'de sezon başlarken ''sezonun final four adayları'' listesine ilk elden yazılacak bu iki takımdan PAO son 4 yılda sadece 2 kez final four oynayabildi. Aslında Avrupa'nın son 10-15 yıldaki en başarılı takımı oldukları su götürmez bir gerçek, hele de başlarında Euroleague'in en fazla şampiyonluk görmüş koçunun bulunduğunu hesaba katarsak bu başarı ve şampiyonluk timsali takımın son 4 sezondaki Euroleague verimliliğinin hiç de tatmin edici olmadığı söylenebilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama 4 ayrı takımın başında toplamda 7 Euroleague şampiyonluğu yaşayarak bu alanda Messina'nın önünde yer alan Obradovic'in kendisi gibi yenilmeyi kolay kolay kabul etmeyen takımı PAO'nun diş geçirmekte zorlandığı bir takım vardı; kıtanın belki de en iyi kurucu hocası Vujoseviç'in Partizan'ı. Final fourların gediklisi PAO'nun son 4 yılda iki kez TOP 16 gruplarında tökezlemesinde başrolü oynayan takımdı Vujosevic'in Partizan'ı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neredeyse her sezon başında Euroleague'in devlerinin kadrolarını takviye etmek için ilk planda baktıkları havuz olan Partizan'ı yeniden genç ve tecrübesiz oyuncularla zirve yarışı yapan takım haline getiren Karadağ'lı hoca 9 yıldır çalıştırdığı Partizan'dan ayrılıp bu kez yüksek bütçeli, üst düzey bir takımın başına geçti, CSKA Moskova'nın koçu oldu.&lt;br /&gt;D grubu sadece PAO ve CSKA gibi iki şampiyonluk adayı dev takımın aynı grupta yer alması açısından değil, Avrupa basketbolunun son 15 yıldaki en başarılı takımın yoluna çıkan en büyük engel olan koçun bu kez elinde güçlü ve iddialı bir kadroyla yine PAO'ya karşı mücadele edecek olmasıyla ilgi çekecek.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçen yıl dağıldılar, dağılıyorlar denilirken Euroleague'de final four yapmayı yine başaran özellikle kısa rotasyonunda korkutucu bir güce sahip olan CSKA'nın, eski Yugoslavya toprakları dışında İspanya ve İtalya'da koçluk deneyimi olsa da 17 yaşında başladığı koçluk kariyerinin büyük bölümünü Sırbistan ve Karadağ'da geçiren ve genellikle düşük bütçeli takımlarda, kendi tırnaklarıyla kazıyarak yol alan, genç oyuncuları yetiştirerek müthiş işler yapan Vujosevic yönetiminde neler yapabileceğini merakla bekliyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kıtanın en iyi hocalarından ikisinin bu kez eşit güçte kadrolarla girişecekleri mücadelenin de tadı bir başka olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5193517383182386603?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5193517383182386603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5193517383182386603' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5193517383182386603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5193517383182386603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/vujosevic-vs-panathiniakos.html' title='Vujosevic vs. Panathiniakos'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDrMKdUacVI/AAAAAAAAA0w/jg3qrzgp0d4/s72-c/0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-4536908856957954406</id><published>2010-07-11T14:09:00.003+03:00</published><updated>2010-07-11T14:12:33.099+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><title type='text'>Fenerbahçe'sinin direnen çocukları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDmmzz6YbII/AAAAAAAAA0A/WalWDPTQofY/s1600/pal000b_.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 249px; height: 85px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDmmzz6YbII/AAAAAAAAA0A/WalWDPTQofY/s400/pal000b_.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5492604629593648258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span&gt;Arsamızda yeni bir stad, içinde ise bizden yani Fenerbahçemizden  çok uzak yoz ve endüstriyel bir oluşum var. Bu oluşuma karşı  direneceğiz.&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;br /&gt;http://palsokagi.blogspot.com/&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-4536908856957954406?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/4536908856957954406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=4536908856957954406' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4536908856957954406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4536908856957954406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/fenerbahcesinin-direnen-cocuklar.html' title='Fenerbahçe&apos;sinin direnen çocukları'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDmmzz6YbII/AAAAAAAAA0A/WalWDPTQofY/s72-c/pal000b_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-1473798024146800132</id><published>2010-07-08T21:39:00.002+03:00</published><updated>2010-07-08T21:43:42.896+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Euroleague 2010 -11 C Grubu Maç Programı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDYbls-U9TI/AAAAAAAAAzQ/A60yg9bdgac/s1600/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 233px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5491607130166588722" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDYbls-U9TI/AAAAAAAAAzQ/A60yg9bdgac/s400/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-1473798024146800132?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/1473798024146800132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=1473798024146800132' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1473798024146800132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1473798024146800132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/euroleague-2010-11-c-grubu-mac-program.html' title='Euroleague 2010 -11 C Grubu Maç Programı'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDYbls-U9TI/AAAAAAAAAzQ/A60yg9bdgac/s72-c/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6439715397432241470</id><published>2010-07-08T17:33:00.000+03:00</published><updated>2010-07-08T17:34:42.748+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Euroleague 2010-11 Ön eleme</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDXh3QaLkwI/AAAAAAAAAzI/qomvSEeItys/s1600/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B12.PNG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 230px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5491543660062020354" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDXh3QaLkwI/AAAAAAAAAzI/qomvSEeItys/s400/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B12.PNG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6439715397432241470?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6439715397432241470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6439715397432241470' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6439715397432241470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6439715397432241470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/euroleague-2010-11-on-eleme.html' title='Euroleague 2010-11 Ön eleme'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDXh3QaLkwI/AAAAAAAAAzI/qomvSEeItys/s72-c/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B12.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6380787079890043432</id><published>2010-07-08T17:28:00.004+03:00</published><updated>2010-07-08T17:33:39.070+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Euroleague 2010-11 Gruplar</title><content type='html'>&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 228px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5491542402819704354" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDXguE0QRiI/AAAAAAAAAzA/wMK1ru17Cy4/s400/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6380787079890043432?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6380787079890043432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6380787079890043432' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6380787079890043432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6380787079890043432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/euroleague-2010-11-gruplar.html' title='Euroleague 2010-11 Gruplar'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDXguE0QRiI/AAAAAAAAAzA/wMK1ru17Cy4/s72-c/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7830517950361479362</id><published>2010-07-07T09:36:00.005+03:00</published><updated>2010-07-07T14:04:19.006+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Euroleague'/><title type='text'>Rastgele</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;Euroleague kura çekimi öncesi torbalar; kura çekimi yarın saat 13.15'de. Gruplar belli olduktan sonra kısa bir değerlendirme yazarız.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDQgo7TamlI/AAAAAAAAAys/97S_jAUYl-A/s1600/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG"&gt;&lt;img style="text-align: center; margin: 0px auto 10px; width: 400px; display: block; height: 111px;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5491049733157460562" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDQgo7TamlI/AAAAAAAAAys/97S_jAUYl-A/s400/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Lligde toplamda 5 İspanyol takımı olduğu için bir grupta 2 İspanyol birden olacak. Bunun dışında aynı ülke takımları eşleşemeyecek. Tabii, elemelerden gelecek iki takım bu durumu değiştirebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7830517950361479362?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7830517950361479362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7830517950361479362' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7830517950361479362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7830517950361479362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/rastgele.html' title='Rastgele'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDQgo7TamlI/AAAAAAAAAys/97S_jAUYl-A/s72-c/Ekran+Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6242647432042184598</id><published>2010-07-04T15:17:00.004+03:00</published><updated>2010-07-04T16:03:16.290+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Lavrinoviçgillerden Darjus</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDCDOWBdRLI/AAAAAAAAAyk/W-kBSLD2mkY/s1600/34-bliska3_2.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 206px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDCDOWBdRLI/AAAAAAAAAyk/W-kBSLD2mkY/s400/34-bliska3_2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490032228217734322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Erkek basketbolda gelecek yılın kadrosu yavaş yavaş şekilleniyor. Son olarak Lavrinoviç biraderlerin Darjus olanı geldi.&lt;br /&gt;Uzun rotasyonunda Semih Erden ve Ömer Aşık'ın ayrılması sonrası ilk bakışta biraz da zorunlu olarak yapılıyor gibi görünen değişiklikler aslında Tanjeviç basketbol anlayışından Spahija'nınkine geçişin altyapısını oluşturuyor gibi.&lt;br /&gt;Spahija'nın oyununda, tempo ve topu kullanma becerisi başat önemdedir. Sahadaki beş oyuncudan en az dördünün oyun zekası, pas, dribling ve şut yetenekleri üst düzeyde olmalı ve hücumlarda haraketli olabilmelidirler.&lt;br /&gt;Uzunların ribaund hakimiyeti dışında ribaund sonrası topu hızla oyuna sokup, hızlı hücuma katılabilmeleri de kendilerinden istenir.&lt;br /&gt;Bu durumda aslında mevcut uzun rotasyonumuzun bizim takımı yıllardır Euroleague'de zorlayan şişkinliğin ve bu şişkinliğe bağlı yetersizliğin Spahija'nın basketbolu için engel teşkil edeceğini düşünmek yanlış olmazdı.&lt;br /&gt;Şu anda kadroda Oğuz ve Kaya yer alacaksa, Semih'in kalması hatta kazanılan şampiyonluğun belki de kilit adamı olan Vidmar'ın elde tutulması uzun rotasyonunda yine bir şişkinlik yaratabilir.&lt;br /&gt;Spahija, Avrupa basketbolunun yeni nesil tarzını temsil eden koçlardan.&lt;br /&gt;5 numaralardan bozma 4 numaralar onun tempolu oyununu öldürür. Şöyle düşünelim, Semih, Vidmar ve Kaya üçlüsünden ikisinin sahada olduğu yani şutu olmayan, oyunu oynatma becerisinden yoksun, sahanın bir tarafından diğer tarafına geçerken ağır iki oyuncunun aynı anda kullanıldığı bir 5 ona göre değil.&lt;br /&gt;Bu yüzden, Oğuz ve Kaya gibi orjini 5 olan iki oyuncu ona yeter. Diğer uzunlar mesela çok beğensem de Vidmar gibi olmamalı.&lt;br /&gt;Alaattin'in cini gelse, dile benden ne dilersen dese; herhalde Mirsad'ı gençlik günlerine döndürebilmek Spahija'nın ilk isteği olurdu.&lt;br /&gt;Darjus birader, Spahija'nın istediği türden uzun oyuncuların prototipi diyebileceğimiz bir oyuncu.&lt;br /&gt;Bir kere Litvanya'lı. Şut ve oyun zekası genlerinde var. Euroleague kariyeri boyunca % 35 civarında üçlük yüzdesi var, geçen yıl real Madrit formasıyla % 41 üçlük isabeti tutturmuş. yıllardır Euroleague'de dış şutu olan uzunlardan çuvalla sayı yiyen Fenerbahçe için ilginç bir transfer.&lt;br /&gt;Hem 4 hem 5 oynayabilir. ne 5'den devşirme 4 gibi durur ne de 4'den devşirme 5 gibi. Aslında ikisi birdendir.&lt;br /&gt;Hücumda arkası dönük oynamayı beceriyor. Hem aygır gibi güçlü, hem fundementali gelişkin, hem oyun zekası var, hem bileği düzgün hem de dayanıklı olunca pivot olarak hücumda çok başarılı. Mirsad dışında hücumda güvenilir ve istikrarlı bir oyuncu sıkıntısı çeken takım için ideal.&lt;br /&gt;Bu noktada, oyun zekasını, oynatma becerisi ve isteğini, fundementalini ve bileğinin yumuşaklığını hep övdüğümüz Oğuz'un Spahija'nın elinde ihtiyacı olan dayanıklılığı ve sertliği kazanma ihtimalini de düşünmek lazım. O da olursa önemli bir hücum tehditi oluşturacaklardır.&lt;br /&gt;Darjus'un yaşlandıkça ağırlaşmaya başladığı söylenebilir. Eskisi kadar çabuk değil, bu durum özellikle savunmada dert olabilir tecrübesiyle önemli bir eksiği kapatacaktır.&lt;br /&gt;Semih ve Ömer Aşık'ın gidişi sonrası Vidmar'ın ayrılma ihtimalini de düşünürsek Darjus transferine rağmen pota altı rotasyonunda önemli bir eksiklik göze çarpıyor.&lt;br /&gt;O bölgede tehditkar, agresif bir savunmacı, pis bir oyuncu ihtiyacı beliriyor. Daha önce de dilediğimiz Valencia'lı Matt Nielsen gibi mesela.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6242647432042184598?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6242647432042184598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6242647432042184598' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6242647432042184598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6242647432042184598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/07/lavrinovicgillerden-darjus.html' title='Lavrinoviçgillerden Darjus'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TDCDOWBdRLI/AAAAAAAAAyk/W-kBSLD2mkY/s72-c/34-bliska3_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6584218007269758667</id><published>2010-06-24T16:18:00.001+03:00</published><updated>2010-06-24T16:24:17.202+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><title type='text'>Bu Oyunun İçinde Yokuz …</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TCNcee0DY6I/AAAAAAAAAyc/MUy0nvWtboI/s1600/banner.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 31px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486330449804616610" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TCNcee0DY6I/AAAAAAAAAyc/MUy0nvWtboI/s400/banner.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TCNcVOytgXI/AAAAAAAAAyU/BuIkaWF1NCI/s1600/image001.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu Oyunun İçinde Yokuz …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yıllardır Fenerbahçe tribününde renktaş olarak yan yana duran Vamos Bien üyeleri olarak beş yıl önce "Hasretinden Yandı Gönlüm" pankartıyla grup olarak davranmaya başlamaya karar verdiğimizde, tek amacımız, Fenerbahçe sevgisine ve tribün kültürünün zenginliğine katkıda bulunmaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günden beri, beş yıl boyunca, hedefleri doğrultusunda yoğun emek harcayan grubumuz, geçtiğimiz yıl ebedi dostlarımız Grup CK ve ÜNİFEB'le omuz omuza vermek amacıyla Maraton tribününden okul tarafı kale arkası tribününe geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okul tarafı kale arkasında üç grubumuzun üyeleri arasında kurulan samimi ilişki sonucunda, "endüstriyel futbol" tarafından unutturulmaya çalışılan dostluk,paylaşım, fedakarlık ve dayanışma gibi temel değerler hayata geçirildi ve sezon boyunca bütün Fenerbahçelilerin haklı olarak gurur duyduğu önemli işlere imza atıldı. Bütün rakiplerimizi kıskandıran bir tribün zenginliği yaratıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca yıldır yaratılan onlarca güzelliğe rağmen, üzülerek de olsa, Vamos Bien grubu olarak bugünden itibaren tribün faaliyetlerimizi süresiz olarak askıya aldığımızı bütün renktaşlarımız, kardeşlerimiz ve dostlarımız ile paylaşmak istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle,&lt;br /&gt;Geçtiğimiz sezondaki Kayserispor maçı sonrasında çıkan ve aslında yasa uygulayıcılarının gereksiz ve anlamsız müdahalesi sonrasında büyüyen olaylar sonucunda içlerinde grup üyelerimizin de bulunduğu, her üç gruptan, 14 renktaşımız altı ay spor müsabakalarından men ve toplam 24 bin 38 TL para cezası aldılar. Bu cezalar grup üyelerimizin bugüne kadar aldığı ilk ceza değil. Daha öncede bu tür cezalar her üç grubun üyelerine de farklı zamanlarda uygulandı. Kayserispor maçı sonrasında verilen cezaların da tek maçlık bir yanlış anlama ve emniyetin hatalı müdahalesi sonucu gelen cezalar olarak görseydik, daha önceki haksız cezalarla hukuk yoluyla nasıl mücadele ettiysek bu cezalarla da aynı şekilde mücadele eder, gerektiğinde bütün maddi-manevi ağırlığına rağmen cezaları yüklenmekten gocunmazdık. Ancak sezon sonunda yasa uygulayıcılarının yaklaşımlarını ve kulüp yönetimimizin söz konusu yaklaşımlara karşı duyarsızlığını gördüğümüzde bunun artık bir maçlık hata değil tribünlere yönelik genel bir stratejinin parçası olduğunu açık olarak gördük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün yürürlükte olan ve çeşitli maddeleri daha da ağırlaştırılmaya çalışılan 5149 sayılı “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Yasası” futbol dünyasının gerçeklerinden uzak, tribün kültürünü ortadan kaldırmak isteyen, tek taraflı hazırlanmış bir yasadır. Öznel kriterlerle, canın istediğinin suçlandığı, suçlanan kişinin savunma bile yapamadan cezalandırılmasının zeminini oluşturan bu yasa, en basit hukuk ilkelerini bile ayaklar altına alarak taraftarlara yönelik bir tehdit unsuru olarak rahatlıkla kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne gariptir ki, çıkış manifestosunda sporun her tür şiddete alet edilmesine karşı çıkan ve bu konudaki hassasiyetini defalarca ispatlamış olan grubumuzun üyeleri, aleyhlerinde hiçbir delil olmadığı halde, bütün kamera görüntülerinde ve binlerce seyircinin gözünün önünde onlarca emniyet görevlisi tarafından şiddete maruz bırakıldıkları görüldükleri halde bir spor müsabakasında “şiddet uyguladıkları” iddiasıyla ceza alabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna karşılık,&lt;br /&gt;Üç grubun yaptığı her güzel işi sahiplenip, kulübün resmi organlarında övünerek paylaşan, stadımızın duvarlarına yapılan güzel işlerin resimlerini asan Fenerbahçe yönetimi ise, ne yazık ki, temel hukuk kurallarına ve ilkelerine aykırı biçimde, savunma hakkı bile tanınmayan renktaşlarımızın yanında olmak yerine, sessizliğini koruma hatta haksızlığı yapanlara "teşekkür etme" yolunu seçmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetimimize çok iyi bildikleri bir gerçeği tekrar hatırlatmak isteriz: Futbolun gerçek ruhunu oluşturan sayısı arttırılmış seyirci kalabalığı ya da "bindirilmiş kıtalar" değil, coşkulu tribünlerdir. Tribünler taraftarın sadece maç seyretmek için oturduğu alanlar değildir. Taraftar için tribünler, coşkunun, şenliğin, şamatanın, mizahın, yaratıcılığın, hüznün, hayal kırıklarının beraberce yaşandığı toplumsal alanlardır. Taraftarın duygusallığa dayalı bu sevgisi bugün “endüstriyel futbol” sisteminin sözcüleri tarafından “fanatizm” adı altında “suç biliminin” kavramlarıyla değerlendirilmekte, cezalandırılması gereken bir suç gibi gösterilmektedir. Parayla ölçülemeyen bu değerler, hakim piyasa sistemi tarafından "suçlanarak" dışlanmak istenmektedir. Gündelik yaşantımızın başka alanlarında da gözlemlediğimiz bir yöntemle, futbolun tümüyle bir piyasa, paranın konuştuğu alana dönüştürülmesi projesi ile sert polisiye güvenlik önlemleri beraberce geliştirilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe tribünleri bugün endüstriyel futbolun savunucuları ve sporda şiddeti önleme yasasının uygulayıcıları tarafından bir laboratuar olarak kullanılmaktadır. “Fanatizm” damgası altında, “karşılıksız sevgi”sini yaşayanlara yönelik açık bir savaş yürütülmektedir. Bu savaş ister farkında olsun ister olmasın, tribünlerimizdeki bütün taraftar gruplarını hedef almıştır. Bu tek taraflı savaşın temel amacı tribünlerin çok sesliliğini, çok renkliliğini ortadan kaldırıp; “endüstriyel futbol”ca makbul görülen, tüketmekten başka bir özelliği olmayan, piyasa kurallarına göre hareket eden, tek tip, sevgisiz, "sadece harcadığı paranın hesabını soran", bir seyirci profilini oluşturmaktır. Taraftar grupları ise anti-demokratik, hukukun en temel ilkelerine bile aykırı olan yasayla pasifize edilip, "havuç-sopa" yöntemleriyle, yönetim ve yasa uygulayıcıların sözlerinin dışına çıkmayan "uslu çocuklara" dönüştürülmek istenmektedir.&lt;br /&gt;Fenerbahçe tribünlerinde başlatılan bu deneyim başarılı olursa dalga dalga diğer tribünlere de yayılacaktır. Bugünden hangi renge sevdalı olursa olsun bütün tribün emekçilerine söyleyecek tek lafımız var: " Anlatılan senin gelecekteki hikayendir!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son olarak,&lt;br /&gt;Fenerbahçe tribünleri olarak dayanışmadan yoksun ve grup çıkarlarını genel tribün çıkarlarının önüne koyan bir yaklaşımla hikayenin sonunu getirmek mümkün görünmemektedir. Her geçen gün kendi içini yiyerek parça parça bir yok oluşa doğru gidilmektedir. Geçmiş deneyimlerin ışığında yaşananlar sanki tarihin tekerrürü gibidir. Birlikte davranabilme yeteneğinin gelişmesi gereken yerde ve anda tam tersi refleksler devreye girmektedir. Bu gidişin sonu bizim gideceğimiz yol değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldığımız karar mücadeleden kaçma anlamına gelmemektedir. Sadece taşların yerlerinin sürekli değiştiği böyle bir oyunda yer almayacağımızı ifade ediyoruz. Biz böyle bir oyunda kimsenin oynayacağı bir piyon değiliz. Karşılıksız sevenler için, eğer birlik ve dayanışma yoksa, böyle bir oyunda galip gelmenin imkanı olmadığını biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kararı alırken geride bıraktığımız süre içinde Fenerbahçe tribünleri adına olumlu, güzel ve önemli işlere imza atmanın vicdan rahatlığını yaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlatlarına en büyük miras olarak Fenerbahçe sevgisini bırakacak olan grup üyelerimiz, bağlayıcı karar olmaksızın bundan sonra da, bireysel olarak Fenerbahçe’mizin yanında olacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faaliyet gösterdiğimiz sürece her zaman yanımızda olan bütün tribün gruplarımıza ve taraftarlarımıza teşekkür ederiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılarımızla,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VAMOS BİEN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24.06.2010&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6584218007269758667?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6584218007269758667/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6584218007269758667' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6584218007269758667'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6584218007269758667'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/bu-oyunun-icinde-yokuz.html' title='Bu Oyunun İçinde Yokuz …'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TCNcee0DY6I/AAAAAAAAAyc/MUy0nvWtboI/s72-c/banner.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5147313729650715605</id><published>2010-06-11T13:31:00.003+03:00</published><updated>2010-06-11T14:01:34.154+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Oyuncularımızın final performansları; Emir Preldziç</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TBIXh888-9I/AAAAAAAAAyM/mHjwx5ehU0A/s1600/B_2387124f65df9966b449c9981f9ae369.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 371px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5481469568528219090" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TBIXh888-9I/AAAAAAAAAyM/mHjwx5ehU0A/s400/B_2387124f65df9966b449c9981f9ae369.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Birçoğumuz için hala yetenekleri ve beklentilerimiz paralelinde geliştirebilmiş değil kendisini, final serisinde çok daha dominant bir Emir beklentisi olması doğal zira büyük oyuncu olması beklenen bu çocuğun ''alın bu şampiyonluğu ben kazandırdım'' demesi bekleniyor.&lt;br /&gt;Ama harika yeteneklerine, bir çok pozisyonu oynayabilme becerisine, hücumda çok fazla alternatifleri olmasına karşın belki de en önemli zaafı olan istikrarlı bir şutör olamaması ondan beklenen türden patlamayı yapmasını engelliyor belki de.&lt;br /&gt;Bazen mesela 4. maçtaki gibi çok kritik anlarda kritik şutları sokup maçları çevirevbilir ama hiç kimse o bomboş şuta kalktığında nasılsa sokar rahatlığında olamıyoruz.&lt;br /&gt;Buna karşılık, mesela 2. maçta takım 3. çeyrekteki geri dönüşünü yaşarken yaptığı gibi oyun zekasını öyle bir kullanırki takımınız rakibinize göre üstün olan yanlarını rahatlıkla kullanabilir.&lt;br /&gt;Emir'i Bodiroga'ya benzetenlere hep karşı çıkmışımdır. Zira Bodiroga her zaman ne yapacağı belli olan ve çok istikrarlı performanslar sergileyen bir oyuncuydu Emir aksine sürprizlere açık bir oyuncu.&lt;br /&gt;O hücum ederken sağdan mı soldan mı drive edecek, yoksa driblingi kesip şut mu atacak bilemezsiniz, penetresini kesmek çok güç çünkü klasik bir bitirişi yok, durup rakibinin koltuk altından elini uzatıp topu potaya bırakmak gibi abuk bitirişleri dahi var.&lt;br /&gt;Final serisinin patlayan bombası olamadıysa da, takımın hücumda sıkıştığı dönemlerde önemli katkılar sağladı. Ama onun yetenekleri ölçüsünde katkı verdiğini söylemek güç.&lt;br /&gt;En önemli özelliği olan asistçiliğini en çok kaybedilen iki maçta kullanmış olması ilginç bir not. Belki de işler iyi gittiğinde değilde, hücumda sıkıştığımızda onun eline daha çok bakmış olmanın getirdiği bir sonuçtur bu.&lt;br /&gt;21.56 süre ortalamasıyla oynayıp, 7,5 sayı ortalaması tuturmuş, Toplamda 12 asist yapmışki,2 asist ortalamasının onun için iyi bir rakam olmadığını söylemek lazım. Skora bu kadar az etki etmişken maç başına 2,3 top kaybı yapmış olması da önemli bir handikap.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5147313729650715605?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5147313729650715605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5147313729650715605' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5147313729650715605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5147313729650715605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/oyuncularmzn-final-performanslar-emir.html' title='Oyuncularımızın final performansları; Emir Preldziç'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TBIXh888-9I/AAAAAAAAAyM/mHjwx5ehU0A/s72-c/B_2387124f65df9966b449c9981f9ae369.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-517726855733198728</id><published>2010-06-09T16:35:00.007+03:00</published><updated>2010-06-09T16:52:36.722+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Oyuncularımızın final performansı; Semih Erden</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-cPx_-KEI/AAAAAAAAAyE/GXl1B5F-e2g/s1600/B_e1acef968f42c320cfd53b8eea3311f8.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 259px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480771066466805826" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-cPx_-KEI/AAAAAAAAAyE/GXl1B5F-e2g/s400/B_e1acef968f42c320cfd53b8eea3311f8.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Vidmar'la beraber maçlara ilk beşte başladı. Artık deneyimiyle bu takımın kazanma iradesini sahaya koymasında başrolü oynayan oyunculardan birisi olmasını bekliyoruz. Ama onun hırsı mesela Ömer Onan'ınki gibi takımını ateşliyen, rakibine gözdağı veren cinsten değil çok zaman kendisini de dağıtan bir kazanma isteği var onda. Halen olgunlaşamayan bir yanı var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Pota altında Oğuz gibi yerleşik bir savunmaya karşı, arkasında savunmacısı varken ve arkası dönükken sayı bulabilen bir oyuncu olmadığı için skor üretebilmesi için yardımlaşmalı oyunlarla ve kısaların penetreleriyle rakip savunmanın dengesinin bozulması lazım. Bir başka deyişle onun ne kadar sayı bulup bulamadığı daha çok takımın Semih'i ne kadar oynatıp oynatamadığıyla ilgili oluyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Vidmar'la birlikte oynadıklarında, Efes eğer 4 kısalı sistemi tercih etmişse çok etkili oldu. Bun da Vidmar'ın uzundan uzuna paslarla arkasında kısa bir savunmacıyla kalan Semih'i beslemekte ısrarcı olması etkiliydi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Savunmadaki gayreti, agresifliği önemli detaylardı ama yetenekleri ve hırsı ondan pota altında patlamalar yaratacak performanslar beklememize sebeb oluyor. Misal onun kol uzunluğu 6 maçlık final serisi boyunca 1 bloktan daha fazlasını vaadediyor bize.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Ortalamalar; süre 19,32 sayı 6,8 ribaund 3,7 asist 1&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-517726855733198728?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/517726855733198728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=517726855733198728' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/517726855733198728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/517726855733198728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/oyuncularmzn-final-performans-semih.html' title='Oyuncularımızın final performansı; Semih Erden'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-cPx_-KEI/AAAAAAAAAyE/GXl1B5F-e2g/s72-c/B_e1acef968f42c320cfd53b8eea3311f8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7718141379604947787</id><published>2010-06-09T16:00:00.003+03:00</published><updated>2010-06-09T16:23:31.835+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Oyuncularımızın final performansı; Oğuz Savaş</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-VrqjcTPI/AAAAAAAAAx8/2GFtpWKBG90/s1600/B_244cc34da9137c0ed61e751735fd33e0.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 266px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480763848923041010" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-VrqjcTPI/AAAAAAAAAx8/2GFtpWKBG90/s400/B_244cc34da9137c0ed61e751735fd33e0.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ertuğrul Erdoğan'ın final serisi boyunca rolleri ve süreleri derli toplu dağıtması sayesinde sahada olduğu süre boyunca nihayet gerçek bir pivot olarak oynayabildi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Cüssesine göre hayli gelişkin meziyetleri ve oyun zekası sebebiyle gayet tehlikeli bir hücum silahı olmasına rağmen, dayanıklılık, güç ve devamlılık sorunları olduğu aşikar. Çabukluk konusundaki sıkıntılarının ise hücumda değil savunmada yaşandığını düşünüyorum. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Efes Pilsen'in pota altı savunmasının, oyun anlayışları ve kadro yapıları sebebiyle yumuşak ve güçsüz olmasına karşın Oğuz'un seri boyunca 8,3 sayı ortalaması tuturmuş olması onun eksi hanesine yazılmalı. Aldığı süre maç başına 14,7'yle sınırlı ama yine de onun gibi muazzam pota altı yeteneklerine sahip bir uzunun yıllardır örtemediği defolarının; savunmadaki yavaşlığının, sertlik karşısında dağılıyor oluşunun ve devamlılık sorunlarının bu kadar az süreler almasının temel sebebi olduğunu artık anlamalı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dikkat çekici bir nokta; seri boyunca koçun onu yüksek postta neredeyse hiç kullanmamış olmasıydı, son iki sezonda maç başına ortalama 1 üç sayılık atış kullanırken final serisinde 6 maç boyunca sadece bir kez (onu da atıp atmamayı uzun süre düşündü) dış şut kullanmış olması, koçun onu tam anlamıyla boyalı alanda kullanmaya hazırlamış olduğunun bir işareti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sezonun önemli bir bölümünde, Fenerbahçe'den ayrılacağı dedikoduları ortalıkda dolaştı, Tanjeviç'in rotasyonundan memnun olmadığı sır değil ama final serisi boyunca şampiyonluğpa olan inancı ve takımıyla arasındaki olan aidiyet bağı diğerlerinden farklı değildi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Final istatistikleri şöyle; ortalama süre 14,7 sayı 8,3 ribaund 2,8 asist 1,2.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7718141379604947787?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7718141379604947787/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7718141379604947787' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7718141379604947787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7718141379604947787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/oyuncularmzn-final-performans-oguz.html' title='Oyuncularımızın final performansı; Oğuz Savaş'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-VrqjcTPI/AAAAAAAAAx8/2GFtpWKBG90/s72-c/B_244cc34da9137c0ed61e751735fd33e0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6354188992818697987</id><published>2010-06-09T15:54:00.004+03:00</published><updated>2010-06-09T15:58:32.695+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Drazen Petroviç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eski günler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><title type='text'>Daha iyisi gelmedi</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-Plti8xtI/AAAAAAAAAx0/7LlwcnkQUSk/s1600/Drazen.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 288px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480757149577299666" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-Plti8xtI/AAAAAAAAAx0/7LlwcnkQUSk/s400/Drazen.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Ölüm yıldönümünü iki günle kaçırdık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yeryüzünde şu oyunu oynamış olan en yetenekli adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızlı yaşa, genç öl, cesedin yakışıklı olsun klişesi gibi bir hayat. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6354188992818697987?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6354188992818697987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6354188992818697987' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6354188992818697987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6354188992818697987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/daha-iyisi-gelmedi.html' title='Daha iyisi gelmedi'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-Plti8xtI/AAAAAAAAAx0/7LlwcnkQUSk/s72-c/Drazen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6507515128891164241</id><published>2010-06-09T15:33:00.004+03:00</published><updated>2010-06-09T15:45:24.109+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='wnba'/><title type='text'>WNBA'de bizim kızlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-MptLWgpI/AAAAAAAAAxs/1hliY3414I0/s1600/capt_3f1fa17c47a04d2ca7604e0a70b508b7-3f1fa17c47a04d2ca7604e0a70b508b7-0.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 179px; DISPLAY: block; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480753919662916242" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-MptLWgpI/AAAAAAAAAxs/1hliY3414I0/s400/capt_3f1fa17c47a04d2ca7604e0a70b508b7-3f1fa17c47a04d2ca7604e0a70b508b7-0.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Amerikan basketbolunu sevdiğimden değil ama bizim kızlar orada oynadıkları için WNBA'e göz atma ihtiyacı hissediyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Taurasi ve Penny'nin takımı geçen yılın şampiyonu Phoenix Mercury sezona çok kötü başladı. Batı konferansında 3 galibiyet 5 yenilgiyle 3. sıradalar. Son olarak Sparks'a deplasmanda 92-91 yenildiler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Taurasi ve Penny'nin istatistikleri gayet iyi ama Cappie Pondexter'in gidişinin takımı feci şekilde etkileyeceğini iddia edenler şimdilik haklı çıkmışa benziyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Batı konferansında Seatle Storms 8 galibiyet 1 mağlubiyetle lider durumda ki Sue Bird, Lauren Jackson, Camille little, Swin Cash'li kadrolarıyla zaten dudak ısırtıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6507515128891164241?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6507515128891164241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6507515128891164241' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6507515128891164241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6507515128891164241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/wnbade-bizim-kzlar.html' title='WNBA&apos;de bizim kızlar'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA-MptLWgpI/AAAAAAAAAxs/1hliY3414I0/s72-c/capt_3f1fa17c47a04d2ca7604e0a70b508b7-3f1fa17c47a04d2ca7604e0a70b508b7-0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-4085549630068922805</id><published>2010-06-09T13:17:00.003+03:00</published><updated>2010-06-09T14:02:36.602+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Oyuncularımızın final performansı; Lynn Greer</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA90oNfrtZI/AAAAAAAAAxk/37PWveEeBJY/s1600/B_5ba711a59a335a95dc243f831dd447e6.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 373px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480727505699321234" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA90oNfrtZI/AAAAAAAAAxk/37PWveEeBJY/s400/B_5ba711a59a335a95dc243f831dd447e6.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Greer, Euroleague'de final four oynayacağız lafını duyduğumuzdan bu yana geçen 3 yıllık zaman diliminde Fenerbahçe kadrosuna bir Euroleague takımından yapılan ilk ve tek transfer.&lt;br /&gt;Onun hücum yeteneklerini tartışmak anlamsız, hem şutu var hem de kendi pozisyonunu kendi oyunuyla hazırlayabilecek yetenekte. İçeriye her dalışında müthiş fundementali ve koordinasyon yeteneğiyle faul alsa dahi pozisyonunu kaybetmeyip topu çembere rahatlıkla bırakabiliyor. Oyuna ısındıktan sonra peşpeşe sayılar bulmasını engellemek neredeyse imkansız, atletik olarak çok gelişmiş değil ama dengesi ve fundementali müthiş.&lt;br /&gt;Tabii tüm bu artılarına rağmen onun sertlikten hoşlanmayan tarzı, savunma zaafiyetleri, fizik zayıflıkları ve yavaşlığı takım oyunu açısından önemli handikaplar doğuruyor.&lt;br /&gt;Elbette onun hücum yeteneklerini gözönünde bulundurunca onu sahada tutuğunuz dakikalarda bu handikapları yaşamayı göze alacaksınız. Bu sürelerde diğer kısaları iyi savunmacılardan seçmek zorunda kalıyorsunuz mesela.&lt;br /&gt;Greer müthiş bir skorer olmasına rağmen final serisindeki katkısı üst düzeyde olamadı. Bence bundaki en önemli sebeb takımda gerçek anlamda tek 1 numara bulunuyor olması.&lt;br /&gt;Serinin ilk 2 maçında Greer Ukiç'İn yedeği gibi kullanıldı. Greer'in tipik bir özelliği topu getiren adam olarak oynadığında hem kendi verimi azalıyor hem de takımı hücum ettirmeyi beceremiyor, önde baskıyı yiyince topu çok erken tutması sebebiyle uzunlar yüksek posta çok uzak noktalarda screene gidiyorlar ve bu durumda uzunlarla oynanacak ikili ouyunlarda oynanamıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oysa onu 2 numara olarak oynatıp, baskı altında top çıkarma görevine hiç bulaştırmadığınız zaman kendi ekmeğini kendi pişiren bir skorer olarak çok tehlikeli olabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yalnız burada dikkat edilmesi gereken mesele de şu; final serisi boyunca kısalardan Kinsey ve Ömer Onan agresif ve istekli savunma yaparken takımın birinci guardı Ukiç'in savunmada yeterli düzeyde olmaması Greer'in savunmada olması gerekenden fazla sırıtmasına yol açtı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk 3 maçta Greer gibi bir skorerden beklenmedik derecede etkisiz bir performans gördük. Büyük atıcılar bazen atar ama sokamazlar, bu gayet doğal ama Greer ilk 3 maçta sadece 4 sayı atarken toplamda 4 şut kullanmış. Bu kadar insiyatif almaktan uzak görüntüsünü açıklamak kolay değil. Buna karşılık 4. ve 5. maçlarda Ukiç sahada yokken daha çok Preldziç guard olarak tercih edilince gerçek pozisyonunda oynayıp kritik sayılar buldu. İlk 3 maçın durgun adamı sonraki 2 maçta 26 sayıyla oynadı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;12,7 dakika ortalamasıyla süre alıp, 5,3 sayı, 1,2 riabunt ve 0,8 asist ortalaması tuturmuş.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Greer için hayli kötü rakamlar olarak kabul edilmeli.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama 4. maçtaki 14 sayılık katkısı önemliydi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-4085549630068922805?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/4085549630068922805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=4085549630068922805' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4085549630068922805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4085549630068922805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/oyuncularmzn-final-performans-lynn.html' title='Oyuncularımızın final performansı; Lynn Greer'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA90oNfrtZI/AAAAAAAAAxk/37PWveEeBJY/s72-c/B_5ba711a59a335a95dc243f831dd447e6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6152359436529905258</id><published>2010-06-09T11:38:00.004+03:00</published><updated>2010-06-09T12:04:04.201+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Oyuncularımızın final performansı; Damir Mrsiç</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA9Y4gsEyVI/AAAAAAAAAxc/dxoplqi6tpA/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 134px; DISPLAY: block; HEIGHT: 118px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480696999403899218" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA9Y4gsEyVI/AAAAAAAAAxc/dxoplqi6tpA/s400/images.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Son maçta oyunda kaldığı kısa sürede sağ taraftan gönderdiği ve çemberin içinde yarım tur atıp giren top kaptanın veda öpücüğü gibiydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Final serisi boyunca Ertuğrul hocanın rotasyonu kullanırken çok fazla denemelere girişmediğini gözledik. Belli ki onun kafasında Damir'i fazlaca kullanmak yoktu. Savunma zaafiyetli kısalardan Greer'i tercih edip Damir'i neredeyse sadece 2. maçta, 16 dakikayla kullandı. Bu maç dışında sadece 2 maçta daha görev aldı. Bu 2 maçtaki toplam süresi ise 12,33.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk 2 maçta takımın belki de en güvenilir hücumcusu olan Greer'in Ukiç'in yedeği gibi kullanılıp, topu getirme göreviyle meşgul olurken hücumda hiç bir varlık gösterememesi üzerine 2. maçta Damir adeta kurtarıcı gibi sahaya sürüldü. Bu maçta oyunda kaldığı süre boyunca neredeyse tüm hücum setleri onun üzerine çizilmişti. Zaten o maçta 16 dakika içerisinde 6 üçsayılık atış kullandı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şaşırtıcı olan bu maçta ona bu kadar bel bağlanmışken serinin kalanında neredeyse hiç görev almamasıydı. Bunda Greer'ın 4. maçtan itibaren gerçek skorer kimliğini ortaya koyması da olabilir. Zira Ertuğrul Erdoğan daha sert ve özellikle zone presste etkili bir takım yaratma adına Greer'la Damir arasında tercih yapmış olmalı. Zaten Rakoceviç, Smith hatta Ender gibi çok dikkatle savunmanız gereken öldürücü şutlara sahip kısalara sahip bir takım karşısında Greer ve Mrsiç'le savunma yapmak önemli bir handikap.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu noktada Mrsiç'in savunma yapma konusundaki gayretlerine lafımız yok, olamaz. Ama sonuç olarak yaşlandıkça yavaşlayan ayakları dert oluyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yine de özellikle iç saha maçlarında kısa sürelide olsa kullanılabilirdi diye düşünüyor insan. Zira onun attığı bir üçlüğün sadece 3 sayı anlamına gelmediği, tribünleri, takımı coşturan, katalizör görevi gören bir etki yarattığı gözden kaçmamalı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaptan seri boyunca 3/8 üçlük, 1/1 ikilik atıp 11 sayı üretebilmiş.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6152359436529905258?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6152359436529905258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6152359436529905258' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6152359436529905258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6152359436529905258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/son-macta-oyunda-kaldg-ksa-surede-sag.html' title='Oyuncularımızın final performansı; Damir Mrsiç'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA9Y4gsEyVI/AAAAAAAAAxc/dxoplqi6tpA/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3428805800185813304</id><published>2010-06-08T17:38:00.004+03:00</published><updated>2010-06-08T18:27:24.659+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Oyuncularımızın final performansı; Tarance Kinsey</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA5hTe8JNpI/AAAAAAAAAxU/BxzRBkV4Kpc/s1600/0.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480424783907206802" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA5hTe8JNpI/AAAAAAAAAxU/BxzRBkV4Kpc/s400/0.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kinsey'in Fenerbahçe kadrosundaki yeri tartışılabilir, onun yerine savunması daha güçlü, daha sağlam ve daha istikrarlı bir Avrupa'lı oyuncuyu tercih edenler olabilir ama onun final serisi boyunca şampiyonluğa verdiği katkı yadsınamaz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe'nin Efes Pilsen'e üstünlük kurduğu tempolu oyunda, hızlı hücumlarda hem ribaundlardaki başarısı hem de hızlı hücumlardaki hızı ve çabukluğuyla kilit bir rol oynadı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kısa oyuncu pozisyonlarında oynamasına rağmen atletik özellikleri sebebiyle takımın Mirsat'tan sonra en fazla ribaunt alan 2. oyuncusu oldu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;6 maçta toplamda 12 top çalmış ki zaten özellikle son maçta savunma da oldukça gayretliydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Halen alan savunmasına karşı hücum etmekte zorlanıyor, halen hücumda top eline geldiğinde çok çabuk hücum kullanıyor ve halen savunmada gayreti ve atletik yetenekleriyle rakiplere ters gelen yapısına rağmen kötü pozisyon alarak aksıyor ama onun agresifliği ve çabukluğu Fenerbahçe açısından önemliydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3428805800185813304?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3428805800185813304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3428805800185813304' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3428805800185813304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3428805800185813304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/oyuncularmzn-final-performans-tarance.html' title='Oyuncularımızın final performansı; Tarance Kinsey'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA5hTe8JNpI/AAAAAAAAAxU/BxzRBkV4Kpc/s72-c/0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5536010006715629928</id><published>2010-06-08T13:05:00.004+03:00</published><updated>2010-06-08T13:19:18.828+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Oyuncularımızın final performansı; Mirsad Türkcan</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA4ZIEo-z_I/AAAAAAAAAxM/2O-R5K8MLl0/s1600/61635F61675F636162615163646B62696B666386688A7877.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 222px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480345423031750642" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA4ZIEo-z_I/AAAAAAAAAxM/2O-R5K8MLl0/s400/61635F61675F636162615163646B62696B666386688A7877.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mirsad'ın seri boyunca en fazla dikkati çeken özelliği beklenenden farklı olarak takımın oyun düzeninin dışına çıkmama konusundaki gayretiydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hiç çıkmadı diyemeyiz zaten onun kadar oynamayı isteyen bir oyuncunun özellikle hücumda iyi atmaya başlamışken gereksiz zorlamalara hiç girmemesini bekleyemezsiniz ama Mirsad alıştığımızdan daha çok düzen içerisinde oynadı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öne daha az çıktı, maçın belli anlarını domine etmek için one man showlara bu kez fazla bulaşmadı ama faydalı olduğu su götürmez bir gerçek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Onun bu görüntüsünde Ertuğrul Erdoğan'ın övgüyle bahsetmemiz gereken hamlelerinin rolü olduğunu düşünmek lazım. Takımın bir bütün olarak onun çizdiği setlere, onun kafasındaki planlara uygun oynamaya çalışması ve bu konuda Mirsad gibi düzen dışına çok çabuk çıkan bir oyuncunun bile azami çaba göstermesi önemliydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;23,47 süre ortalamasıyla oynayıp 10.2 sayı, 6,5 ribaunt istatistikleri tutturmuş. % 50'yle 3 sayılık isabet bulmuş olması da ilginç bir not.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5536010006715629928?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5536010006715629928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5536010006715629928' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5536010006715629928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5536010006715629928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/oyuncularmzn-final-performans-mirsad.html' title='Oyuncularımızın final performansı; Mirsad Türkcan'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA4ZIEo-z_I/AAAAAAAAAxM/2O-R5K8MLl0/s72-c/61635F61675F636162615163646B62696B666386688A7877.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8371269892240376017</id><published>2010-06-08T12:50:00.002+03:00</published><updated>2010-06-08T13:04:37.913+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Oyuncularımızın final performansı; Ömer Onan</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA4Vnp8BehI/AAAAAAAAAxE/_HSJJr3iq_M/s1600/61635F61675F636162615163646B63636B64676498839679.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 308px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480341567573162514" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA4Vnp8BehI/AAAAAAAAAxE/_HSJJr3iq_M/s400/61635F61675F636162615163646B63636B64676498839679.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Onun performansını anlatırken istatistiklere hiç gerek duymazsınız. Onun sahada ortaya koyduğu şey rakamlarla açıklanamayacak sadece gördüğünüzde tuttuğunuz takıma göre ya sizi ürkten ya da coşturan bir karakter.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;O final serisi boyunca yine takımın yüreğiydi, seri boyunca şampiyonluğu daha fazla isteyen taraf olan Fenerbahçe'nin bunu sahada her hareketiyle göstermesini sağlayan kişiydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ateşi o yaktı diğerleri harlandırdı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Serinin dönüm noktalarından birisi olan 3. maçtaki geriye dönüş sırasında ön alan savunmasında onun çabaları çok önemliydi ayrıca takım gözle görülür biçimde hızlı hücumlarda rakibine üstünlük kurarken onun eşsiz hızı ve bitiriciliği Fenerbahçe'nin hızlı oyundaki başarısını perçinledi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Takımın en güvenilir savunmacısı olarak zaman zaman Charles Smith zaman zaman Rakoceviç gibi iki muhteşem skor gücüne karşı savaştı hatta son maçta bir önceki maçın penetreleriyle ve asistleriyle kilit oyuncusu olan Ender Arslan'ı savunarak onu da adeta kilitledi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İstatistiklerinde en ilgi çekici nokta her maçta top çalmış olması, toplamda 8 top kapıp 3 kez top kaybetmiş.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ortalama 28 dakika sahada kalarak ağır işçilerden birisi olmuş. 8,1 sayı, 1,5 ribaunt ve 1,5 asist ortalamaları tutturmuş.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8371269892240376017?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8371269892240376017/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8371269892240376017' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8371269892240376017'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8371269892240376017'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/oyuncularmzn-final-performans-omer-onan.html' title='Oyuncularımızın final performansı; Ömer Onan'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA4Vnp8BehI/AAAAAAAAAxE/_HSJJr3iq_M/s72-c/61635F61675F636162615163646B63636B64676498839679.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6383068406517535748</id><published>2010-06-08T12:11:00.004+03:00</published><updated>2010-06-08T12:45:40.730+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Oyuncularımızın final performansı; Roko Ukiç</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA4RPvllEUI/AAAAAAAAAw8/hkvNCKVGOhY/s1600/roko_ukic.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480336758726267202" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA4RPvllEUI/AAAAAAAAAw8/hkvNCKVGOhY/s400/roko_ukic.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe kadrosuna sezon ortasında katıldığında takım için elzem bir ihtiyacı gidermiş olduğu için sevinçle karşılamıştık gelişini.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2 hatta 3 numaralardan devşirme guardlarla oynayan ve bu oyunculardan sayı, asist gibi istatistiksel katkılar alabilmesine karşın üst düzey bir guardın soğukkanlı ve takımın ihtiyacı olan tempoyu gerekli olan anda hakim kılacak performanslara aç olan bir takım Ukiç gibi driblingi mükemmel, tempolu oyunda çok etkili ve hücumda penetre yeteneğiyle delici ve potaya rahatlıkla gidebilen ir guarda kavuşunca performansı gözle görülür biçimde arttı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hücumda özellikle, refleksleri alışkanlıkları tamamen sette uygun durumda aldıkları paslarla potaya gidecek yolları aramaya yönelik gelişmiş olan Kinsey, Greer gibi oyuncularla topu karşı alana taşımaya çalışınca hem bu oyuncuların skor yapma kapasitelerini etkin biçimde kullanabilmeleri zorlaşıyor hem de rakip alanda yardımlaşmalı hücum edebilmek mümkün olmuyordu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ukiç'in gelişi nereden bakılırsa bakılsın, Fenerbahçe'nin hücum düzenini derleyip toplayan bir etki yarattı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama final serisi boyunca, Ukiç'in son nefeste gelen sayısıyla kazandığımız üçüncü maç dahil olmak üzere Fenerbahçe'nin guard sorunu yaşadığını söyleyebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ukiç seri boyunca Fenerbahçe'nin Efes Pilsen'e üstünlük kurduğu hızlı ve tempolu oyunun oynandığı, Fenerbahçe'nin dirençli savunmasıyla ve ribaunt üstünlüğüyle hızlı hücumlara çıkıp rakip savunma yerleşmeden sayılar bulabildiği periyodlarda geminin dümenini başarıyla çeviren kaptan olarak göze battı. Ama özellikle Efes Pilsen'in guarda baskı uygulayıp Fenerbahçe'nin temposunu düşürdüğü, hızlı hücum silahını kullanmasını engellediği dönemlerde ise yerleşmiş ve sert savunmaya karşı sadece bireysel penetreleriyle sonuca gitmeye çalışarak takımın hücum düzenini bozmasında başrol oynadı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ukiç final serisi performansıyla, Euroleague seviyesindeki bir takımın aklı, organizatörü olmaktan ziyade oyunun belli dönemlerinde dribling ve penetre yeteneğiyle, hızlı hücumlardaki başarısıyla ön plana çıkabilecek bir oyuncu gibi görünüyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ayrıca maçı kazandırdığı son hücumdaki sayısına rağmen o maçta dahil olmak üzere maç sonlarını doğru oynamadı, oynatamadığı konusunda ısrarcıyım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2. maçta, takım geri dönüşünü özellikle 3. periyotta ısrarla içeriye topu indirip 2 uzunun boyalı alanda pota altı itiş kakışını ve oyununu pek sevmeyen Efes savunmasını parçalayarak gerçekleştirirken, Ukiç son periyotta bu doğrulardan takımı vazgeçirip ortada sadece 4-5 sayılık bir fark ve bu farkın rahatlıkla kapatılabileceği 4-5 dakikalık süre kalmışken acele ve gereksiz dış şutlara yöneltti takımı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ukiç'in bu haline bakınca doğup yetiştiği Hırvatistan'ın değil bize gelmeden önceki son yıllarını geçirdiği NBA basketbolunun izlerini üzerinde taşıdığını söyleyebiliriz. Onun 2 yıl ara verdiği Avrupa basketboluna yeniden alışma dönemi yaşadığını ve önümüzdeki sezon daha Avrupalı guard gibi oynayacağı söylenebilir ama yine de hedefi Euroleague olan bir takımın &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;guard pozisyonunda Ukiç'i yeterli görmesi riskli bir karar olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ukiç'in final serisindeki istatistiklerine de gözatmak lazım; 6 maçta 29.65 dakika ortalamasıyla sahada kalmış. 10.5 sayı, 1.8 ribaunt ve 4,3 asist ortalamaları tuturmuş. İlginç iki istatistiği göze çarpıyor toplamda 15 top kaybı yapıp sadece 2 top çalmış. genel olarak savunma yönünden zayıf bir görüntü çizdiği zaten söylenmeli, en azından bir guarddan beklediğimiz ön alan savunmasında sertliği ve bezdiriciliği yok. bu Euroleague'de oynayacak bir guard için önemli bir dezavantaj. Kaldı ki kendisi de ön alanda baskıyı yiyince bozuluyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir diğer ilginç istatistik ise seri boyunca 22 üç sayılık atış kullanıp sadece 5 isabet kaydetmesi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Özetle Ukiç'in final performansı vasatın üzerine ancak çıktı denilebilir ama ne olursa olsun takımın gerçek anlamda tek guardıyken eğer sakatlığı uzamış ve final serisinde forma giyememiş final serisindeki kadar derli toplu bir takım olamazdık.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6383068406517535748?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6383068406517535748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6383068406517535748' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6383068406517535748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6383068406517535748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/oyuncularmzn-final-performans-roko-ukic.html' title='Oyuncularımızın final performansı; Roko Ukiç'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TA4RPvllEUI/AAAAAAAAAw8/hkvNCKVGOhY/s72-c/roko_ukic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-2457918737884628386</id><published>2010-06-07T11:18:00.002+03:00</published><updated>2010-06-07T11:23:00.392+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><title type='text'>Takım olanla olmayan arasındaki fark</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAysU5cg6yI/AAAAAAAAAw0/58jSC2WjfAg/s1600/foto_442399_CAS.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 360px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAysU5cg6yI/AAAAAAAAAw0/58jSC2WjfAg/s400/foto_442399_CAS.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5479944321620831010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ACB'nin Euroleague'den sonra Avrupa'nın en heyecan verici ligi olduğu bir çoklarına göre su götürmez bir gerçek.&lt;br /&gt;Sezon başında ACB'de iki takım; Barcelona ve Real Madrit birbirinden değerli oyuncuları kadrolarına katarken, Saski Baskonia'da başka türlü bir yol belirlenmişti. İspanya basketbolunun önemli ekollerinden birisi olan Bask ekibi sponsor tedbiline giderek artık TAU Ceramica diye değil Caja Laboral diye anmaya başlamışken, kurt koç Ivanoviç'in kulübün geleneklerine uygun bir atılımla yaşı kemale ermeye başlamış yıldızlara teşekkür edip savaşçı ve genç bir kadroyla yola devam etme kararı alması onları bu sezon öncesinin ilgiyle izlenmesi gereken takımlar sıralamasında üst sıralara çıkartmıştı.&lt;br /&gt;Rakoceviç, Mickeal, Ilievski, Prigioni gibi Euroleague'de önemli deneyime sahip yıldızlarıyla yollarını ayırıp mevcut kadroda Tiago Splitter, Stanko Barac ve Mirza Teletoviç'i tutarak kadroyu genellikle genç ve takım oyununa uygun, savaşçı oyuncularla yeni baştan yaratan Ivkoviç'in yardımlaşmaya ve disipline dayalı yeni sistemi en azından ACB'de sonuca ulaştı.&lt;br /&gt;Sezonun hem koç hem de oyuncu transferleriyle en flaş ekibi olan ama sezon boyunca alıp-satmaya devam ederek denemelerine bir türlü son veremeyip doğal olarak takım olmayı da başaramayan Real Madrit'i yarı final serisinde eleyerek finalde Euroleague şampiyonu Barcelona ile eşleştiler.&lt;br /&gt;Bir yanda piyasada almadık oyuncu bırakmayan, kadroyu şişirdikçe şişiren, sezon başından bu yana oyuncularına rolleri dağıtamayan, kazanan olmayı başaramayan, her kritik maçında kader anlarında kaybeden bir topluluk diğer yanda izleyeceği yolu henüz sezon başında belirlemiş olan ve kulüp geleneklerine uygun bir yenilenmeyi başarıyla yapabilen bir takım.&lt;br /&gt;Kazanan elbette takım olmayı becerebilen Caja Laboral oldu.&lt;br /&gt;Messina'nın Avrupa'nın en iyi koçlarından birisi olduğu kazanma geleneğine sahip bir isim olduğu yadsınamaz bir gerçek ama sezon başından bu yana sürekli denedi, sürekli yap-boz peşindeydi. Elindeki oyuncular onun için yeterli olmadı, Kaukenas gibi Avrupa basketbolunun en iyi görev adamlarından birisini daha iyisini almak adına sezon içinde harcadı.&lt;br /&gt;Bu şekilde olamazdı zaten.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-2457918737884628386?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/2457918737884628386/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=2457918737884628386' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2457918737884628386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2457918737884628386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/takm-olanla-olmayan-arasndaki-fark.html' title='Takım olanla olmayan arasındaki fark'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAysU5cg6yI/AAAAAAAAAw0/58jSC2WjfAg/s72-c/foto_442399_CAS.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-2695972981267645879</id><published>2010-06-07T10:25:00.007+03:00</published><updated>2010-06-07T10:41:29.471+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Voleybol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><title type='text'>Gelene hoşgeldin gidene hiç bir şey</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAyikQn_87I/AAAAAAAAAws/8X287iDWymw/s1600/jan-de-brandt.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 266px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5479933590424777650" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAyikQn_87I/AAAAAAAAAws/8X287iDWymw/s400/jan-de-brandt.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAyig_cdW9I/AAAAAAAAAwk/MCo5FzsiTe4/s1600/wnba-topper.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5479933534273362898" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAyig_cdW9I/AAAAAAAAAwk/MCo5FzsiTe4/s400/wnba-topper.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Salon sporlarında dünyanın en iyi isimleri transfer ediliyor, bir kaç sene öncesine dek ancak rüyalarımızda görebileceğimiz kadrolar kuruluyor, önümüzdeki sezon birden fazla takımımız branşlarında Avrupa'nın en üst düzey organizasyonlarında final oynarsa bu hiç kimse için sürpriz olmayacak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama ne olursa olsun, 1.5 sezon çalıştırdığı takıma 6 kupa kazandırmış. Fenerbahçe tarihinin kulüpler bazında en büyük başarısını kazanan takımı saygınlığı, bilgisi, becerisi ve oyuncularına aşıladığı takım olma bilinciyle yaratmış bir hocanın ardından resmi sitende bir teşekkür bile etmiyorsan bu kulüp insani değerlerle yönetilmiyor demektir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Büyük olmayı güçlü olmakla, zengin olmakla eşdeğer tutan yönetim zihniyeti. Bu kulübe emeği geçmiş insanları bir kalemde silmeye devam ettiği sürece o bizim bildiğimiz büyük kulübe dair tüm değerleri ne yazıkki aşındırmaya devam edecek.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-2695972981267645879?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/2695972981267645879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=2695972981267645879' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2695972981267645879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/2695972981267645879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/gelene-hosgeldin-gidene-hic-bir-sey.html' title='Gelene hoşgeldin gidene hiç bir şey'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAyikQn_87I/AAAAAAAAAws/8X287iDWymw/s72-c/jan-de-brandt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8763879565813850849</id><published>2010-06-07T09:57:00.003+03:00</published><updated>2010-06-07T10:17:18.831+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='wnba'/><title type='text'>Yağmurlar altında ıslanalım</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAyc7aAU1YI/AAAAAAAAAwc/8phE5GKgAAI/s1600/1076614_highlight_prod_affiliate_5.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 199px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5479927391009953154" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAyc7aAU1YI/AAAAAAAAAwc/8phE5GKgAAI/s400/1076614_highlight_prod_affiliate_5.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Fotoğraf geçtiğimiz günlerde WNBA'de oynanan ve Seatle Storms'un L.A Sparks'ı 79-75 yendiği maçtan. Resme bakıp maçın tavanı bitirilememiş bir salonda oynandığını sanmayın. Bu maç City of Carson California'da bulunan 7.000 kişilik Home Depot Center spor kompleksinde oynanmış.&lt;br /&gt;Daha önce 2008 yılında New York Liberty ve Indiana Fever takımları arasında oynanan maç WNBA tarihinin açık alanda oynanan ilk maçı olararak tarihe geçmişti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8763879565813850849?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8763879565813850849/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8763879565813850849' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8763879565813850849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8763879565813850849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/yagmurlar-altnda-slanalm.html' title='Yağmurlar altında ıslanalım'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAyc7aAU1YI/AAAAAAAAAwc/8phE5GKgAAI/s72-c/1076614_highlight_prod_affiliate_5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6918639339886512490</id><published>2010-06-04T16:06:00.002+03:00</published><updated>2010-06-04T16:16:18.140+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><title type='text'>Yeni sezonda takımda görmek isteyeceğimiz oyuncular 2; Marko Tomas</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAj8kmCVJNI/AAAAAAAAAwE/6lX-QRssVEA/s1600/MarkoTomas.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 135px; DISPLAY: block; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478906652312020178" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAj8kmCVJNI/AAAAAAAAAwE/6lX-QRssVEA/s400/MarkoTomas.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Hırvat olsun çamurdan olsun.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Gerçi Marko Tomas çamurdan değil. Fundementali mükemmel bir kısa forvet. Şutu çok keskin. Yüzde 35 lerde üçlük yüzde 50 lerde iki sayılık şutu var. Bileğine güvenebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;İspanya yıllarında fazlaca süre bulamıyordu ama Hırvatistan'a dönünce Cibona formasıyla Euroleague'de harikalar yarattı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Geçen yıl kötü bir sezon geçiren Cibona tepe tepe kullandı onu. Neredeyse her maçta 40 dakikaya yakın oynadı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6918639339886512490?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6918639339886512490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6918639339886512490' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6918639339886512490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6918639339886512490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/yeni-sezonda-takmda-gormek_04.html' title='Yeni sezonda takımda görmek isteyeceğimiz oyuncular 2; Marko Tomas'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAj8kmCVJNI/AAAAAAAAAwE/6lX-QRssVEA/s72-c/MarkoTomas.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-4592335790947046280</id><published>2010-06-04T15:15:00.005+03:00</published><updated>2010-06-04T15:49:08.661+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa basketbolu'/><title type='text'>Yeni sezonda takımda görmek isteyeceğimiz oyuncular 1; Matt Nielsen - Marko Banic</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAj1nWEZ6wI/AAAAAAAAAv8/VBT-xOKaEQE/s1600/matt-nielsen-power-electronics-valencia-finals-2010-vitoria-gasteiz.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; DISPLAY: block; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478899002983967490" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAj1nWEZ6wI/AAAAAAAAAv8/VBT-xOKaEQE/s400/matt-nielsen-power-electronics-valencia-finals-2010-vitoria-gasteiz.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAj1ee-4nCI/AAAAAAAAAvs/MZRV88C93Xg/s1600/1115146478.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 251px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478898850757909538" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAj1ee-4nCI/AAAAAAAAAvs/MZRV88C93Xg/s400/1115146478.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Eurocup'ın en iyi 4 numaraları.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Marko Banic hem bu yıl hem de geçen yıl Eurocup'ın en iyi 5 oyuncusu içerisinde yer aldı. Bu sezon normal sezon MVP'si.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Banic'e göre daha sert ve daha deli olarak ifade edilebilecek Avustralyalı Matt Nielsen ise Eurocup şampiyonu Valencia'nın bu sezonki başarısında önemli derecede pay sahibi oldu, ayrıca Eurocup finallerinin MVP'si olma başarısı da gösterdi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Matt Nielsen, kıta dışından bir oyuncu, Avustralya'lı. Avustralya'dan yumuşak oyuncu pek çıkmaz, Nielsen'de öyle. Avustralya'lı ama kariyerinin büyük bölümünü Avrupa'da geçirdi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Lietuvos Rytas'la 2 yıllık Euroleague deneyimine de sahip.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Tam bir pota altı savaşcısı. Güçlü ve sert. Arkası dönük olarak da hücum edebiliyor oluşu önemli bir avantaj. Hücumda oldukça dengeli, orta ve uzun mesafe şutu var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Savunmada güçlü fiziği önemli bir avantaj, fiziğine ve 2.09'luk boyuna oranla hareketli sayılabilir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Atletik değil ama ağır da sayılmaz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Neven Spahija dedikoduları Fenerbahçe kulislerinde konuşulurken, geçen yıl onun takımında Eurocup MVP'si olmuş Nielsen'de konuşulsa ne güzel olur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bildiğim kadarıyla sözleşmesi sona erdi ama elbette taliplisi çok olur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bu sırada yazın onu Dünya şampiyonasında izleme şansına sahip olacağız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Geçen yıl Eurocup'ta 27 dakika süre ortalamasıyla 10.1 sayı, 5.2 ribaund ve 2.6 asist istatistikleriyle oynamış.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Marko Banic, Nielsen'e oranla daha yumuşak ve fizik olarak daha zayıf. 1984 doğumlu, 2.05 boyunda. Hırvat basketbolunun önemli okullarından Zadar'da yetişmiş. Klasik sistem oyuncusu; disiplinli, yardımlaşmayı seven ve özellikle pick n roll hücumlarda ikili oyunları çok iyi oynayabilen, yumuşak bitirişleriyle önemli bir hücum silahı olabilen bir oyuncu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;4 yıldır ACB'de Bilbao forması giyiyor. Eurocup'ta 12.8 sayı, 3.7 ribaunt ortalaması tutturup sezon MVP'si olmayı başardı.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-4592335790947046280?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/4592335790947046280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=4592335790947046280' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4592335790947046280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4592335790947046280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/yeni-sezonda-takmda-gormek.html' title='Yeni sezonda takımda görmek isteyeceğimiz oyuncular 1; Matt Nielsen - Marko Banic'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAj1nWEZ6wI/AAAAAAAAAv8/VBT-xOKaEQE/s72-c/matt-nielsen-power-electronics-valencia-finals-2010-vitoria-gasteiz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7485063165174769885</id><published>2010-06-04T14:28:00.003+03:00</published><updated>2010-06-04T14:36:27.969+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='QTM'/><title type='text'>Teşekkür</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAjlI5AA5MI/AAAAAAAAAvk/F2f05ULraL8/s1600/skyturk.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478880887598802114" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAjlI5AA5MI/AAAAAAAAAvk/F2f05ULraL8/s400/skyturk.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Final serisi boyunca her maç sonrası skytürk ekranlarında basketbol panoroma programına konuk olduk.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Taraftar bakışıyla seriye, takıma, tribüne, basketbol camiasına dair söyleyeceklerimizi dilimiz döndüğünce anlatmaya çabaladık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Taraftar bakışı önemlidir, taraf olarak bakabilmek de öyledir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Sonuç olarak medyada yapılan programlarda bu işi profesyonelce yapan kişiler belli sorumluluklar alarak ve tarafsız olabilme zorunluluğuyla iş yapıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bizler öyle değiliz, dolayısıyla alternatif bir bakış bir duruş sergilemeye, buralarda dile getirdiklerimizi ekran başında da dilimiz döndüğünce anlatmaya çabaladık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bu fırsatı yaratanlara, programa emeği geçen tüm çalışanlara ve elbette özellikle programın sunucusu güler yüzlü, güzel yürekli insan Gürkan Kağan Öztürk'e teşekkür ederim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7485063165174769885?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7485063165174769885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7485063165174769885' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7485063165174769885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7485063165174769885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/tesekkur.html' title='Teşekkür'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAjlI5AA5MI/AAAAAAAAAvk/F2f05ULraL8/s72-c/skyturk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3268228459265362218</id><published>2010-06-03T15:12:00.003+03:00</published><updated>2010-06-03T15:21:12.972+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>O deliği kapatan adam</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAeeNfcyF9I/AAAAAAAAAvc/qTongeRy5Bk/s1600/61635F61675F636162615163636B62656B656472A0757F85.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478521426337208274" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAeeNfcyF9I/AAAAAAAAAvc/qTongeRy5Bk/s400/61635F61675F636162615163636B62656B656472A0757F85.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Play offlar öncesi takımın önemli defolarından birisine, boyalı alanın belediye oyun parkı serbestliğiyle rakiplere açıldığına &lt;a href="http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/04/orada-delik-var.html"&gt;bu yazıda&lt;/a&gt; işaret etmiştik.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;O deliği bu koca cüsseli adam kapattı, dönüşünün şampiyonluğun kilit önemde hamlelerinden birisi olacağını düşünmüştük, yanıltmadı bizi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3268228459265362218?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3268228459265362218/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3268228459265362218' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3268228459265362218'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3268228459265362218'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/o-deligi-kapatan-adam.html' title='O deliği kapatan adam'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAeeNfcyF9I/AAAAAAAAAvc/qTongeRy5Bk/s72-c/61635F61675F636162615163636B62656B656472A0757F85.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8831954528837392937</id><published>2010-06-03T15:03:00.003+03:00</published><updated>2010-06-03T15:10:10.194+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tribün'/><title type='text'>Olunca oluyormuş</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAeblgJIyRI/AAAAAAAAAvU/hk_yPWKWlJU/s1600/28658_401743502621_644487621_4109717_3484047_n.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478518540305221906" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAeblgJIyRI/AAAAAAAAAvU/hk_yPWKWlJU/s400/28658_401743502621_644487621_4109717_3484047_n.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Dün tribünlerdeki görüntüyü grüp, orada yankılanan sesin, devinen coşkunun sahada kazanmak için yakılan ateşi nasıl alevlendirdirdiğine tanık olunca bu sezon bu takımın 200-300 kişiye oynadığı Euroleague maçlarındaki silik bir karakterle, kazanma arzusu olmadan sahaya çıkarak kapasitesinin çok altında bir sonuçla TOP 16'ya dahi çıkamadan elenişineüzülmemek elde değil.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Efes koçu ortamı bu kadar germese dünkü kadar rakibe baskı yapmaya şartlanmış bir taraftar topluluğu önünde mi oynardı bu takım bilemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Ama yine de, bildiğimiz Fenerbahçe taraftarı devreye girince Efes Pilsen gibi Avrupa basketbolunun üst düzey atıcılarından bir kaç tanesini kadrosunda barındıran bir takımı bile periyot başına 10 sayıda tutabiliyormuşuz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8831954528837392937?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8831954528837392937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8831954528837392937' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8831954528837392937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8831954528837392937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/olunca-oluyormus.html' title='Olunca oluyormuş'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAeblgJIyRI/AAAAAAAAAvU/hk_yPWKWlJU/s72-c/28658_401743502621_644487621_4109717_3484047_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-419571789755075803</id><published>2010-06-03T12:31:00.004+03:00</published><updated>2010-06-03T13:48:53.914+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Şampiyon...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAeHqw4LBzI/AAAAAAAAAvA/unX-pDu6wK8/s1600/61635F61675F636162615163646B63636B6468AB94637C85.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 394px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478496640464258866" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAeHqw4LBzI/AAAAAAAAAvA/unX-pDu6wK8/s400/61635F61675F636162615163646B63636B6468AB94637C85.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dünkü maçın böyle başlayacağını düşünüyorduk, maçtan önce FB TV'de konuşurken takımın maça Mike Tyson girişi yapabileceğini söylemiştim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ergin Ataman'ın geçen yıl şampiyonluğu kazanırken uyguladığı en önemli taktik ortamı germekti, bu sezon da bunu deniyor ama denedikçe sanki kendi silahı bu kez kendini vuruyor gibiydi. Bu gerginlik ortamı dünkü maçta Efes Pilsen'i boğacak, sindirecek bir ortamı iyiden iyiye mayalandırmış görünüyordu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe'nin seri boyunca iyi savunma yapıp, savunma ribauntları sonrası çabuk hücuma çıkabildiği, hızlı hücümlarla savunma yerleşmeden atabildiği sürece maçlarda dominant olabildiğini buna karşılık savunma yerleştikten sonra rahat hücum edemediğini ve maçlara bu şekilde denge geldiğini gördük.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dünkü maça yine çok agresif bir savunmayla başlayıp Efes'i hücumda tek yapabildiği şeye, dışarıdan atmaya mahkum eden şampiyonluğa inanmış takım beklendiği gibi henüz ilk periyotta farkı çift haneli rakamlara çıkartmayı başardı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama asıl kaygı duyduğumuz bundan sonra ne olacağıydı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Erken bir farkı bekliyorduk ama erken farkın doğal sonucu olarak rakibin ön alanda başlatacağı baskıya karşılık bizim takımın rehavete kapılabileceğini ve hücum düzenini bozup, gereksiz ve acele atışlar yapabileceğini düşündük ama şaşırtıcı biçimde artık maçın geri dönüş ihtimalinin kalmadığı son periyodun ortalarına dek bir an olsun gevşemeyen bir takım vardı sahada.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu takımın son 4 sezonda 3 kez şampiyon olması önemlidir. Ömer Onan, Mirsad, Semih, Oğuz gibi oyuncular final oynamayı, finallerde kazanmayı iyi biliyorlar. Dün bunu bir kez daha gösterdiler. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Efes Pilsen fark açıldıkça, hücumdaki tek numarası olan dış şutlara iyiden iyiye bel bağladı tabii bunda 3 periyotta toplam 32 sayıya izin veren Fenerbahçe savunmasının 3 sayı çizgisinden daha yakın bir bölgeye top geçişine izin vermeyen yürekli savunması önemli rol oynadı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öyle bir savunma yapıldı ki, ilk periyot bittiğinde Efes Pilsen'in sadece bir tane 2 sayılık şut isabeti vardı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kadrosunda Nachbar, Smith gibi usta suikastçileri Rakoceviç gibi Avrupa basketbolunun durdurulması en güç skorerlerinden birisini bulunduran bir takıma 3 periyotta sadece 32 sayı izni vermek akıl almaz bir başarı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-419571789755075803?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/419571789755075803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=419571789755075803' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/419571789755075803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/419571789755075803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/sampiyon.html' title='Şampiyon...'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAeHqw4LBzI/AAAAAAAAAvA/unX-pDu6wK8/s72-c/61635F61675F636162615163646B63636B6468AB94637C85.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-4477315598454476468</id><published>2010-06-03T12:28:00.003+03:00</published><updated>2010-06-03T13:49:17.865+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>ödünç vermiştik geri aldık</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAd17zU2GjI/AAAAAAAAAu4/zp4tqEk5f6Q/s1600/index2.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 264px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478477141969869362" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAd17zU2GjI/AAAAAAAAAu4/zp4tqEk5f6Q/s400/index2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Kaptanın resmi sitesinin giriş sayfası&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-4477315598454476468?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/4477315598454476468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=4477315598454476468' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4477315598454476468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/4477315598454476468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/odunc-vermistik-geri-aldk.html' title='ödünç vermiştik geri aldık'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAd17zU2GjI/AAAAAAAAAu4/zp4tqEk5f6Q/s72-c/index2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-8591227100434072129</id><published>2010-06-03T11:06:00.004+03:00</published><updated>2010-06-03T13:49:36.792+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Ertuğrul hocaya saygı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAduZZFx5II/AAAAAAAAAuw/A3njAw4WApY/s1600/61635F61675F636162615163646B66656B62627CA6958785.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 338px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478468854230410370" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAduZZFx5II/AAAAAAAAAuw/A3njAw4WApY/s400/61635F61675F636162615163646B66656B62627CA6958785.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kenar yönetimiyle arasındaki köprüleri atmış, oyuncuların kafasına göre oynadıkları, benchte çizilen oyunların uygulanmamasından bıkmış hocanın molalarda oyuncularıyla dialoğa geçmekten bile kaçındığı, karşısında en ufak bir direnç gördüğünde dağılıp yenilgiyi çabucak kabul eden, kazanmak adına sadece atmayı düşünen bir takımı yardımcı koç etiketiyle başladığınız bir sezonda talihsiz bir hastalık sebebiyle devralmak ve devraldığınızda da sizden şampiyonluk beklendiğini bilmek kolay iş değil.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaldı ki, şampiyonluk kaçarsa o güne dek türlü eleştirilere maruz kalmış, git denilen (dediğimiz) Tanjeviç'in final serisinde bu takımı toparlayacak vizyona sahip olduğu ama Ertuğrul hocanın bunu beceremediği söylenecekti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ertuğrul hoca için sadece denizin ortasında kendisine devrdilen gemiyi kıyıya yanaştırdı demek doğru olmaz. Daha ötesini yaptı; fırtınaların ortasında rotasını kaybetmiş ve yalpalanan gemiyi sakinlikle idare edip bir rotaya oturttu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sezon ortasında Euroleague'de ya tamam ya devam maçında bile birbirleriyle yardımlaşarak oynamayı unutan, savunma yapmadan sadece atarak oynayan, maçları idman havasında idare eden takım final serisinde kazanırken rakibi karşısındaki en belirgin özelliği her maçı kazanmak için kendilerini parkelere atan, gözlerinden ateş fışkırırcasına oynayan oyuncuların oluşturduğu takımdaşlık ruhunu ve kazanma azmini sahaya yansıtabilmeleriydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ertuğrul hocanın oyunculara sevgiyle yaklaşarak ve onlara sahada belli özgürlüklerler vererek özgüvenle oynamalarını sağlayan tarzının etkilerini es geçemeyiz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Israrla kenarda çizilen hücum setlerini uygulamak için topu paylaşan ve birbiriyle yardımşlaşarak hücum eden takımın bu görüntüsünde yine Ertuğrul hocaya oyuncuların duyduğu güven ve saygının rolü büyük olsa gerek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Seri boyunca her maçta ona belli kusurlar bulduk. zaten bu kadar dinamik ve skoru, senaryosu çok çabuk değişen bir oyunda koçun hatalar yapması kaçınılmaz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ayhan Şahank'teki ikinci maçın son periyodunda 1.5 maçtır devam eden ısrarla uzunlar üzerinden hücum etme çabasından vazgeçip, rahatça kapatılacak farkın zorlama dış şutlarla açılmasına ses çıkaramamasında Ukiç'in telaşlı oyunu kadar onu da sorumlu tuttuk, yine Ayhan Şahenk'te oynanan bir önceki maçta sonlarda fark açılmadan alması gereken molayı almadığı için dağılmış görüntüdeki takımın çaresiz kalıp maçı kaybedişinde onun da hataları vardı dedik.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama bu hatalar oluyor basketbolda ya da koçun o an yaptığı tercihin sonucu yaptığı tercihi hatalı ve doğru kılabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ertuğrul Erdoğan'ın final serisi boyunca yaptığı 2 iş çok önemlidir, hatta şampiyonluğu kazanan takımın final serisindeki yüksek konsantrasyonlu oyununda kilit önemde hamlelerdir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir kere rotasyonu başdöndürücü ve oyuncuların maç konsantrasyonunu düşürecek hızda değil aksine oyunun ihityaçlarını göz önünde bulundurarak ve oyuncuların aldıkları süreler arasında fazla aralar bırakmadan uygulaması, oyuncuların rollerini ve koçun kendilerinden beklentilerini anlayabilmeleri açısından çok önemliydi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İkincisi; sezon boyunca hücumdan anladığı kısaların bireysel yeteneklerini kullanarak bire bir zorlamalarla potayı bulmaya, dışarıdan pozisyon yaratmadan şut atmalarıyken bu takımın Efes Pilsen'e göre belki de en güçlü olduğu şeyi yapmasını hücumda topu içeriye, uzunlara indirerek hücum etmeyi bu takımın her bir oyuncusunun beynine işlemiş olması, sezon boyunca kazanılan şuursuz, başıbozuk hücum alışkanlıklarını kırabilmesi şampiyonluğun kilit noktalarındandı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Muhtemelen Tanjeviç o hastalık illetine yakalanmamış olsa takım final serisinde yine vidaları sıkacak sezon boyunca kendisini esir alan başıbozukluktan sıyrılacaktı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama bu gerçek, Ertuğrul hocanın final serisine bu takımı tam da olması gerektiği gibi hazırlamış olduğu gerçeğini kabul etmemize engel değil.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ertuğrul hocanın, kenardaki vakur ve saygın duruşunun altında bu takımı şampiyon yapan emeklerini görmeli ona saygı duymalı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-8591227100434072129?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/8591227100434072129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=8591227100434072129' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8591227100434072129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/8591227100434072129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/ertugrul-hocaya-sayg.html' title='Ertuğrul hocaya saygı'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAduZZFx5II/AAAAAAAAAuw/A3njAw4WApY/s72-c/61635F61675F636162615163646B66656B62627CA6958785.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7836455656686197366</id><published>2010-06-01T22:58:00.004+03:00</published><updated>2010-06-03T13:49:51.507+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Basketbol'/><title type='text'>Let me introduce you Anna Vajda</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-eb55f2e34ce05c7b" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v13.nonxt1.googlevideo.com/videoplayback?id%3Deb55f2e34ce05c7b%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331126898%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D13835301F4C3DECC0265EA1DD1943277AB1FEAA2.30EAACA80E70BE78CE7FBFA1B0629B42AC336F84%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Deb55f2e34ce05c7b%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DaFysDsf3Ms31K9FXKxK-QsLzPsU&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v13.nonxt1.googlevideo.com/videoplayback?id%3Deb55f2e34ce05c7b%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331126898%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D13835301F4C3DECC0265EA1DD1943277AB1FEAA2.30EAACA80E70BE78CE7FBFA1B0629B42AC336F84%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Deb55f2e34ce05c7b%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DaFysDsf3Ms31K9FXKxK-QsLzPsU&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7836455656686197366?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=eb55f2e34ce05c7b&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7836455656686197366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7836455656686197366' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7836455656686197366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7836455656686197366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/let-me-introduce-you-anna-vajda.html' title='Let me introduce you Anna Vajda'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7241377553014580309</id><published>2010-06-01T15:34:00.005+03:00</published><updated>2010-06-03T13:50:15.921+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek basketbol'/><title type='text'>Taltif edilen Vidmar</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAUE_DgZvII/AAAAAAAAAuo/P2WW64kUNDs/s1600/fener-efes18.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 358px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477790003085556866" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAUE_DgZvII/AAAAAAAAAuo/P2WW64kUNDs/s400/fener-efes18.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Henüz serinin kilit adamlarından birisi olmaya başlamadan önce Vidmar'ın dönüşünün Fenerbahçe'nin muhtemel şampiyonluğunun kilit noktalarından birisi olacağından bahsetmiştik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Normal sezonun sonlarına doğru, Ömer Aşık'tan artık faydalanılmayacağı belli olmuşken boyalı alanın özellikle Mirsad ve Oğuz'un birlikte oynadığı bölümlerde piknik bölgesi haline gelmesine bakarak keşke Vidmar geri dönse diye lakırdadığımızı hatırlıyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Serinin ilk maçı sonrası SkyTürk'deki basketbol panaroma programında Marko'yla birlikte Vidmar'ın Fenerbahçe kadrosunda önemli bir açığı doldurduğundan bahsettiğimizde, bu görüşe katılanlar kadar gülenlerde vardı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Vidmar'ın takımın en skorer oyuncusu olduğu serinin 2. maçı dahil olmak üzere takıma verdikleri ortada. Daha düne kadar Fenerbahçe forması altında mücadele eden hiç bir oyuncuya söylenmemesi gereken lafları isminin önüne sıfat olarak yapıştırdığımız Vidmar hakkında antu da ''Vidmar oyundan alınır mı hoca'' benzeri başlıklar açılması şaşırtıcı oldu. Korkutucu olan ise bir kaç gün öncesine kadar bu kadroda ne işi var denen adamın aynı bilinç bulanıklığıyla çabucak kahraman ilan edilmesi. Muhtemeldir ki, Vidmar mevcut sakarlıklarıyla bir iki top kaybı yaptıktan sonra yeniden itin götüne sokulur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oysa doğru bakmak lazım Vidmar'a. Olimpija'da kendisini geliştirdiği ortada ama ülkesinde geçirdiği bir sezon içinde baştan aşağı değiştiğini iddia etmek güç. final serisinde belirgin biçimde gördüğümüz üzere rotasyonun başdöndürücü bir hızda tüm oyuncuları tüketerek kullanmak yerine oynayan oyuncuların ortaya koyabileceklerini maksimum biçimde arttırabilmek üzere kullanılıyor oluşu onun katkısını arttırıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geçen yıl final serisi boyunca neredeyse her maçta ilk 5 dakikada sahada tutulup, o süre içerisinde pota altı savaşlarını kızdırıp rakip uzunları yıpratmak üzereyken kenara alınıp orada unutulan Vidmar'ın bu kez daha istikrarlı biçimde süreler alması geçen yılki Vidmar'la bu yılki Vidmar arasındaki farkı değerlendirirken akılda tutulması gereken bir etken.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Vidmar'ın final serisi boyunca attıkları elbette önemli ama herşeyden önce, pota altındaki sertliği, doğru pozisyon almayı biliyor oluşu play-off lar arefesinde özellikle Mirsad ve Oğuz'un birlikte oynadıkları sürelerde Fenerbahçe savunmasının boyalı alanı uçurtma uçurulacak kadar özgür bir alan haline getirişinden korkanlarımız açısından rahatlatıcı oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vidmar'ın kaderinde sevilmemek var, pis işleri yapan oyuncularını sevmemekte oyuna sadece görsel güzellikler tarafından bakanların alışkanlıkları arasında. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oysa Avrupa basketbolunu NBA gibi show dünyasının gösterilerinden ayıran en önemli niteliklerden birisi oyunun seyir zevki sunan kısımmları dışında, kan ter içinde kalınarak harcanan emeklerle yapılan pis işlerin oyunun sonucunu doğrudan etkiliyor oluşudur. Takım oyunu pis işleri yapanlar bu işleri takım için yaptığının bilincinde olarak disiplin içinde kendinden bekleneni varebiliyor oluşuyla yaratılabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vidmar'ı dünde severdim bugünde seviyorum. Ona karşı oynamak rakip pivotlar için bezdirici olmalı zira hem sert ve inatçı hem de savunmada pozisyon almayı çok iyi biliyor. Hareketliyken ona doğru pası verebilirseniz yüzü potaya dönük olarak çok da etkili hücum edebiliyor. Ayrıca koçunun çizdiği oyunları oynamak konusunda hep ısrarcı serinin ilk maçından itibaren o oyundayken elindeki topları ısrarla Efes'in 4 kısalı oyunununu çökertmek için planlandığı şekilde diğer uzuna indirmek için uğraşıyor. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama Vidmar'ın bu yükselişini değerlendirirken gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek var. Efes Pilsen müthiş şutör gücüne karşılık zayıf bir pota altı gücüne sahip bir takım. Vidmar gibi fizikli bir oyuncu doğru oynatıldığında Efes'e karşı pota altında üstünlük kurabilir ama Fenerbahçe'nin asıl mücadele alanının Euroleague olduğunu varsayarsak ve o arenada Efes Pilsen'in ligde mücadele ettiği kadrosu kadar zayıf pota altı gücüne sahip takımların çok sayıda olmadığını hesaba katarsak Vidmar'ın önümüzdeki yıl yeniden yetersiz damgası yeme ihtimalinin fazla olduğunu söyleyebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7241377553014580309?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7241377553014580309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7241377553014580309' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7241377553014580309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7241377553014580309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/taltif-edilen-vidmar.html' title='Taltif edilen Vidmar'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAUE_DgZvII/AAAAAAAAAuo/P2WW64kUNDs/s72-c/fener-efes18.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6431595196969169980</id><published>2010-06-01T15:02:00.004+03:00</published><updated>2010-06-01T15:31:28.912+03:00</updated><title type='text'>6. maç şampiyonluk maçı olmalı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAT9j4gMOsI/AAAAAAAAAug/VZ_UGHV_0lc/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477781839694019266" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAT9j4gMOsI/AAAAAAAAAug/VZ_UGHV_0lc/s400/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Seri boyunca Fenerbahçe savunma direncini en üst seviyelere çıkartıp, savunma ribauntlarındaki başarısını hızlı hücumlarla tamamladığı sürelerde Efes Pilsen'e karşı üstünlük kurdu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Buna karşılık, hızlı hücumlara çıkılamadığı yerleşik savunmaya karşı hücum etmek zorunda kalındığı bölümlerde Efes Pilsen'in korkunç atıcılarıyla Fenerbahçe'ye oranla daha iyi hücum ettiği ortada. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Son 2 maçtır Sinan Güler'in ön alanda Ukiç'e yaptığı baskı Fenerbahçe'nin hızlı ve tempolu oynamasına engel oluyor. Efes Pilsen savunmaya yerleştiğinde ısrarla içeriye top indirilemediğinde ise gereksiz ve zorlama atışlar tüm hücum düzenimizi bozuyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu noktada Ukiç'in gerçek bir lider guard gibi davranıp sertliğe sertlikle cevap verememesi, yerleşik savunma karşısında takımı oynatabilmek yerine sadece penetre yeteneğini kullanmaya çalışması da önemli bir handikap.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;6. maç serinin kader maçı; savunmada direnip, yemeden, net ribaundlar çekerek, hızlı hücumlarla öldürücü yumrukları henüz maçın başında atarak başlamak lazım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hızlı hücum yapabilmek, rakip savunma yerleşmeden atabilmek olmadığında ısrarla pota altı savunmasında sertliği sevmeyen, 3'den devşirme 4 numaralarla oynamayı seven Efes Pilsen'in bu zaafına karşılık uzunları set oyunlarında kısalarla yardımlaşmaya çağırarak oynamak, inatla uzunlara çember altına topu indirip rakibi oradan vurmak önemli.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Elbette, takım iyi oynadıkça tempo yaptıkça coşan değil, rakibi ıslığıyla, gürültüsüyle, yarattığı sinerjiyle boğan tribün gücüyle oynamak lazım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her bir oyuncu kadar o salona gelen her bir taraftarın sorumluluk sahibi olması, oyunun içinde olması gerektiği bilinciyle hareket etmesi gereken bir maç bu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oyuncularla birlikte oynanması gereken bir maç. Rakip hakeme, masaya itiraz ettiğinde, aleyhimize düdük çalındığında salonun isyan etmesi, ıslıkların, uğultunun kulakları sağır etmesi gereken maç bu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe taraftarının ''Ergin Ataman doping yapsana'' temalı protestosunun çıldırttığı Ergin Ataman'a Fenerbahçe taraftarının sesini kısmaya kimsenin gücünün yetemeyeceğinin gösterileceği, oyuncularımızın adelelerinde güç, yüreklerinde inanç tükenmesin diye boğazlarımızı patlatacağımız maç bu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Şampiyonluk maçı&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;2 Haziran Çarşamba Saat : 20:00&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Abdi İpekçi Spor Salonu&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6431595196969169980?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6431595196969169980/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6431595196969169980' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6431595196969169980'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6431595196969169980'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/6-mac-sampiyonluk-mac-olmal.html' title='6. maç şampiyonluk maçı olmalı'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TAT9j4gMOsI/AAAAAAAAAug/VZ_UGHV_0lc/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-6199938939572243237</id><published>2010-06-01T11:16:00.005+03:00</published><updated>2010-06-03T14:00:03.769+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Voleybol'/><title type='text'>Şapkadan Fürst çıktı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TATCnjNy-mI/AAAAAAAAAuY/sEJMwDvLB7E/s1600/008_CHNvsGER_07.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 283px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477717031513160290" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TATCnjNy-mI/AAAAAAAAAuY/sEJMwDvLB7E/s400/008_CHNvsGER_07.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Yönetimin ''bizi izlemeye devam edin, yeni transferimiz az sonra açıklanacak'' tadında resmi site haberciliğiyle duyurduğu basın toplantısında hepimiz Kasia'nın transferinin açıklanmasını beklerken şapkadan Christiane Fürst çıktı.&lt;br /&gt;İçeriden aldığımız duyumlar Fenerbahçe yönetim kurulunun &lt;a href="http://markonunyeri.blogspot.com/2010/05/sakn-gelme.html"&gt;Marko&lt;/a&gt; önderliğinde bir grup gencin kulübun kapılarını kırıp Kasia'yı kaçırmasından korktukları için bu transferden şimdilik vazgeçtikleri yönünde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-6199938939572243237?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/6199938939572243237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=6199938939572243237' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6199938939572243237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/6199938939572243237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/06/sapkadan-furst-ckt.html' title='Şapkadan Fürst çıktı'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TATCnjNy-mI/AAAAAAAAAuY/sEJMwDvLB7E/s72-c/008_CHNvsGER_07.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-1092089601685637344</id><published>2010-05-30T23:28:00.003+03:00</published><updated>2010-06-03T14:45:34.314+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Memleket basketbolu'/><title type='text'>Dopingçiye dopingçi denir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TALMJUgXx2I/AAAAAAAAAuQ/OZVcAnLaOpY/s1600/B_0554caf6248d91be6bd880e6f82cdc1c.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 269px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477164557331318626" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TALMJUgXx2I/AAAAAAAAAuQ/OZVcAnLaOpY/s400/B_0554caf6248d91be6bd880e6f82cdc1c.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;Bu şahsiyet doping yapsana tezahüratına sinirlenip Fenerbahçe taraftarını masa hakemlerine şikayet edip durdu maç boyunca.&lt;br /&gt;Bu memlekette göte göt denir demişti Can Yücel, göte göt denirse, dopingçiye de dopingçi denir.&lt;br /&gt;Alınmaca, gücenmece yok. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-1092089601685637344?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/1092089601685637344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=1092089601685637344' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1092089601685637344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/1092089601685637344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/dopingciye-dopingci-denir.html' title='Dopingçiye dopingçi denir'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TALMJUgXx2I/AAAAAAAAAuQ/OZVcAnLaOpY/s72-c/B_0554caf6248d91be6bd880e6f82cdc1c.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5117217683772235194</id><published>2010-05-30T22:54:00.004+03:00</published><updated>2010-06-03T14:45:47.739+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>Çarşambaya bekleriz</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TALIk13Y4SI/AAAAAAAAAuI/SCAp6MmAjrU/s1600/B_15103c35d5bbd4e8e1acf490e07b2543.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 287px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477160632096186658" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TALIk13Y4SI/AAAAAAAAAuI/SCAp6MmAjrU/s400/B_15103c35d5bbd4e8e1acf490e07b2543.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Efes Pilsen seri boyunca yaptığı işi yine yapıp korkunç derecede iyi atabilen üçlüsüyle yine iyi atarken Fenerbahçe seri boyunca rakibine üstünlük sağlamasına sebeb olan doğrularından vazgeçip final serisi öncesindeki karambol oyununu dönünce 5. maçı rakibine verdi.&lt;br /&gt;Şampiyonluk Abdi İpekçiye kaldı.&lt;br /&gt;Seri boyunca savunma direnciyle kazanma iradesini ortaya koyan takımın, Ender'e henüz maçın ilk periyodu bitmemişken defalarca boyalı alana elini kolunu sallaya sallaya girişine müsade etmesi şaşılacak bir kırılmaydı bizim için.&lt;br /&gt;Nachbar, Smith, Rakoceviç ve Schumpert'la dışarıdan atmak dışında hücumda pek bir numarası olmayan Efes Pilsen'i rahatlayan bir yumuşaklıkta savunma yapmak, Ender'i bu kadar rahat bırakmak maçın başında geri düşmemizin en önemli sebebiydi, ikinci sebeb tempolu oyun ve hızlı hücum şansı bulamayınca takımı aklı başında hücum ettiremeyen Ukiç'in önceki maçlardaki performansının bile gerisinde kalan oyunuydu.&lt;br /&gt;Final serisi öncesindeki dağınık, şuursuz hücumlara geri döndü takım. Geride kalan 4 maçta Efes'in 4 kısalı dahiyane planını çöpe atan hücumlarda iki uzunu aktif olarak kullanma ısrarını bir kenara bırakmak, ikinci yarıda maç bize dönerken ve son dakikalarda artık Efes farkı açmaya başlamışken sahada yaşanan dağınıklığa müdahale etmek adına mola haklarını kullanmayıp bize Tanjeviç'i hatırlatan Ertuğrul hoca takımın diğer unsurları gibi dağınıktı.&lt;br /&gt;Bizim açımızdan kötü bir maç geride kaldı. Ama öte yandan sahada rakibine tokat atan bir oyuncuyu dahi cezalandıramayan hakem yönetiminin ayıpları, ülkede bir tane bile başhakem kalmamış gibi Rüştü Nuran gibi 4. sınıf bir hakemi ligin final serisinde başhakem olarak görevlendirenlerin çabalarının bu takımın şampiyonluğuna engel olabileceklerini sanmıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5117217683772235194?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5117217683772235194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5117217683772235194' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5117217683772235194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5117217683772235194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/carsambaya-bekleriz.html' title='Çarşambaya bekleriz'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/TALIk13Y4SI/AAAAAAAAAuI/SCAp6MmAjrU/s72-c/B_15103c35d5bbd4e8e1acf490e07b2543.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7694879935184915190</id><published>2010-05-29T18:52:00.004+03:00</published><updated>2010-06-03T14:46:05.576+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>Gasper'den Rakocevic'e blok</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-80da8e274250948" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v16.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D080da8e274250948%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331126898%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D6FD6EBDC68FFE88A3CCD4A69E372E5802C55E77E.467F74714A7818A0D53AC46D4C6C6FF7769585B0%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D80da8e274250948%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3Dm6Xtx89nyI40622lqPQYy6b7HHY&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v16.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D080da8e274250948%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1331126898%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D6FD6EBDC68FFE88A3CCD4A69E372E5802C55E77E.467F74714A7818A0D53AC46D4C6C6FF7769585B0%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D80da8e274250948%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3Dm6Xtx89nyI40622lqPQYy6b7HHY&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7694879935184915190?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=80da8e274250948&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7694879935184915190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7694879935184915190' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7694879935184915190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7694879935184915190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/gasperden-rakocevice-blok.html' title='Gasper&apos;den Rakocevic&apos;e blok'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3202484970129990622</id><published>2010-05-28T15:03:00.002+03:00</published><updated>2010-06-03T14:12:14.083+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>Şampiyonluk geliyor......</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_-xQU0TwpI/AAAAAAAAAt8/1_FuouTaJA8/s1600/fb-efes16.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 248px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5476290565929943698" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_-xQU0TwpI/AAAAAAAAAt8/1_FuouTaJA8/s400/fb-efes16.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Birbirlerini çok iyi tanıyan ve tüm sezon bu seriyi bekleyen oyunculardan kurulu iki takım birbirinin aynısı senaryoyla başlayıp, sona eren maçlara izin vermiyorlar.&lt;br /&gt;Serinin 3. maçında Fenerbahçe bu sezon en iyi yaptığı işi rahatlıkla yapıp; kısalarının tempoyu delice arttırmasıyla ve hızlı hücumlarla rakibinin savunması yerleşmeden sayılar bularak kazanmıştı.&lt;br /&gt;4. maçta Efes Pilsen, final serileri dışında unutulan adam olan Sinan Güler'le başlayıp kontra hamlesini yaptı. Guarda yapılana baskıyla ve ilk 3 maçtakinin aksine hücum ribauntlarını kovalamaktan ziyade geriye çabuk koşmaya yoğunlaşan takım oyunuyla Fenerbahçe'yi sevmediği hücuma zorladılar. yerleşmiş, konsantrasyonu yüksek savunmalara karşı kısaların penetrelerinden öte hücumda yardımlaşmayı öne çıkartmak gerekiyordu Fenerbahçe için. Zaten böyle yapınca potaya yüzük dönük ve hareketliyken uygun pasları aldıklarında bunları sayıyla bitirme yüzdesi çok yüksek olan Fenerbahçe'li uzunlar takımın maçta kalabilmesini sağlıyorlardı.&lt;br /&gt;Maçın başında, serinin durgun adamı Kerem'in sahne alışı ve Efes Pilsen'i Fenerbahçe karşısında hakim kılan oyun anlayışını, sabrederek, düşük tempoda, Fenerbahçe'yi uyandırmadan oynatmakta ısrar edişini gördük.&lt;br /&gt;Buna karşılık Fenerbahçe iç sahada yapması gerekeni; daha ilk dakikadan itibaren rakibini bunaltacak ve buradan size ekmek yok mesajnı veren baskılı ön alan savunmasıyla başlayacak savunma sertliğini ve hızlı oyunlarla sonuca gidişini göremedik.&lt;br /&gt;Burada; kısa bir paragrafı tribüne ayırmak lazım. Dile getirilmesi gereken, tepki gösterilmesi gereken bir mesele vardı. Buna karşı yapılan yapıldı. Ama 3. periyoda kadar tamamına yakını dolu tribünlerin maç üzerinde bu kadar etkisiz oluşu hiç bir şekilde açıklanamaz.Fark adım adım açılırken ne çalan düdüklere tepki gösterildi, ne de takımı ateşleyecek türden bir coşku vardı.&lt;br /&gt;Sahada oynanan oyundan tamamen bağımsız, oyunda ne olup bittiğiyle ilgilenmeyen ve takım açısından kötü başlayan bir akşamda oyuna müdahale etmeyi düşünmeyen etkisiz bir performans vardı tribünlerde.&lt;br /&gt;Ne zamanki, tribünler maçla, çalınan düdüklerle ilgilenmeye takımı savunmada direnç göstermeye sevketmeye başladı orada da maç zaten dönmeye başladı.&lt;br /&gt;3. çeyrekte başlayan geri dönüş hakikaten muazzamdı.&lt;br /&gt;O dakikalara kadar hem savunmada hem de hücumda berbat bir performans gösterirken bir anda rakibi üst üste bir kaç kez kendi yarı sahasından çıkmadan top kaybına zorlayacak dek iyi savunma herşeyi değiştirdi.&lt;br /&gt;İyi ve baskılı savunma Fenerbahçe'nin istediği gibi tempolu oyunu getirdi, normal koşullarda rakip savunma yerleşmişken hücumda şuursuzlaşan takım, Preldziç'in ve nihayet Greer'in devreye girmesiyle Efes Pilsen savunmasını dağıttı. Tam takım hücumda tekrar aksamaya başlamıştı ki Vidmar'ın topla beraber Rakoceviç'i sahanın dışına yollayan bloğu geldi. Bu hareket, Fenerbahçe'nin bu maçı ne kadar çok kazanmak istediğinin ve kazanmak için neler yapabileceğinin işaretiydi.&lt;br /&gt;Efes Pilsen korkutucu silahlara sahip bir takım dün akşam bir kez daha görduk bu gerçeği. Rakoceviç, Smith ne kadar iyisavunursanız savunun atabilecek oyuncular, Schumpert bence her ne kadar üst düzey bir oyuncu olmasa da onun neredeyse tek önemli özelliği Fenerbahçe'nin yıllardır çözemediği savunma zaaflarını cezalandıracak türden tepeden atışlardaki yüksek yüzdesi olunca bizim için tehlikeli bir eleman oluyor, Nachbar'ın müthiş bir şutör; yumuşak stili ve bileği, şut anında nefesini ve vücudunu doğru kullanıyor oluşu, soğukkanlılığı onu en az Rakoceviç ve Smith kadar tehlikeli kılıyor. Korkunç derecede iyi atabilen bir takım Efes ama aynı zamanda korkunç derecede kötü yönetiliyor.&lt;br /&gt;Benim nazarımda, Nachbar ve Rakoceviç gibi iki büyük oyuncudan bu kadar az verim alınabilmesi hatta halen onları takımın asli unsurları arasına sokamamış olmak bile başlı başına bir koç yetersizliğidir.&lt;br /&gt;Fenerbahçe tüm çarkları tıkır tıkır işleyen bir takım değil aksine yanlış kurulmuş bir kadronun defolarıyla başladığı final serisinde yürekli mücadelesinin örtmeye yetmediği açıkları gün gibi sırıtıyor.&lt;br /&gt;Guard sorunu başlı başına bir dert; Ukiç geldiği günden bu yana özellikle takımın daha bilinçli hücum etmesini ve hücumda uzunları da oyunun içine sokan yardımlaşmalı oyunları daha çok oynamayı sağladı. Ama mücadele düzeyinin arttığı şu seride gördük ki tek başına asla yeterli değil. Bir kere bir guarddan beklediğimiz ölçüde sert ve baskılı savunmayla rakip guardın oyun düzeni dışına çıkmsını sağlayamıyor.&lt;br /&gt;Vidmar'ın sahada olmadığı dakikalarda boyalı alan savunmasında zaaflar hala aynı şiddetiyle yaşanıyor, tepeden atılan üçlüklere çözüm bulunmasını beklemiyorduk öyle de oldu.&lt;br /&gt;Rakip tempoyu düşürdüğünde ve savunmaya çabuk yerleştiğinde hücumda şuursuzlaşma başlıyor.&lt;br /&gt;Fenerbahçe'nin bu defolarına rağmen Efes Pilsen hep aynı şeyleri deniyor. Hep iyi atıcılarından medet umuyor. Bu kaliteli kadronun kötü yönetiliyor oluşu bizim için bir şans. Ama seriyi buralara getiren en önemli faktörün rakibin kötü yönetiliyor oluşu olduğunu sanmamalı.&lt;br /&gt;Aksine kötü ve başıbozuk geçirilen bir sezonun finalini vidalarını aşırı derecede sıkmış ve takım olmanın gereklerini sonuna dek ifa etmeye çalışan bir ekip var.&lt;br /&gt;Hücum planlarına sezon boyunca bu derece uymaya çalıştıklarını hiç görmemiştik. Efes kısalınca içeriye top indirme ısrarı takdir edilmeli, takımın en kariyerli oyuncularından Greer'in ilk 3 maçta hiç alışık olmadığı türden az süreler almasına rağmen bu takımın parçası olmaktan hiç gocunmayıp son maçta önce atmayı değil attırmayı düşünerek yaptığı patlama da çok önemli, savunma direncini sürdürme ısrarı bu sezon hiç olmadığı kadar yüksek.&lt;br /&gt;Bu takımın kötü geçirdiği bir sezonun finalinde şampiyonluğu kazanmak için kendi içinde yaşadığı değişim takdire şayan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3202484970129990622?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3202484970129990622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3202484970129990622' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3202484970129990622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3202484970129990622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/sampiyonluk-geliyor_28.html' title='Şampiyonluk geliyor......'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_-xQU0TwpI/AAAAAAAAAt8/1_FuouTaJA8/s72-c/fb-efes16.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-3803183127943056972</id><published>2010-05-26T13:51:00.006+03:00</published><updated>2010-06-03T14:46:17.133+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>inanmış Çocuklar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_0FhXPt1xI/AAAAAAAAAtk/4E6W7nrwacw/s1600/fener-efes.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475538792686147346" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_0FhXPt1xI/AAAAAAAAAtk/4E6W7nrwacw/s400/fener-efes.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Final serisindeki şu anki durumu açıklamak için başka bir gerekçe gelmiyor aklıma.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yanlış kurulmuş bir kadronun defolarıyla başladığımız seride saha dezavantajını kırıp 2-1 öne geçtik.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tüm maçlar boyunca aklımızı en çok kurcalayan meselelerin başında takımın gerçek anlamda guard sayılabilecek tek oyuncusunun bulunması gelirken o tek guardın; Ukiç'in serinin 2. ve 3. maçlarının sonunda soğukkanlılığını kaybederek ve kötü tercihler yaparak oynamasına, takımın en önemli skor silahının geride kalan 3 maçta sadece 4 sayı bulabilmiş olmasına, rakip takım koçuyla, yönetimiyle, oyuncularıyla hakemleri manipule ederken ve bunu saklama ihtiyacı bile duymazken takımı kendi sahasında çatır çutur doğranan bizim kenar yönetimin, şube yöneticilerinin bu duruma seslerinin çıkmamasına, takımın elde ettiği 15 sayı civarındaki fark 4-5 dakika içerisinde hakemlerin yardımıyla göz göre göre eritilirken lay lay lom tezahüratlarla takımı yalnız bırakıp, müdahalesiz, kendi kafasına göre hareket eden, etkisiz bir performans gösteren tribünlere ve özellikle maçın sonlarında dağlardan taşlardan atılan şutların girmesinin yarattığı moral etkilere rağmen seride durumun bu noktaya gelmesinin tek açıklaması takımın tüm unsurlarıyla şampiyonluğa inanmış olması gibi geliyor bana.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sezon boyunca üst düzey maçlarda savunma direncini gösteremeyen, kırılma anlarında kaybetme alışkanlığını kazanmış bir takım, final serisinde sezon boyunca büründüğü atarak kazanan takım kimliğinden silkinip tam da bu serinin gerektirdiği gibi savunma konsantrasyonunu üst düzeyde tutarak ve rakibi ön alan savunmasıyla bunaltıp, oyun planı dışına çıkmasını sağlayarak fark yaratan bir takım olmayı beceriyorsa bu durumu yaratan etken yıllardır bu şekilde oynamayı bilen takımın silkinmesi ve şampiyonluğu istediğini sahada isyan ederek göstermesidir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama tam da bu noktada söylemek lazım; Efes Pilsen'in felaket bir yabancı oyuncu israfıyla kurduğu kadronun kalitesine ve korkunç skor tehditine söylenecek bir söz olmamasına rağmen onlarda Fenerbahçe gibi kötü bir sezon geçirdiler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nachbar ve Rakocevic gibi muhteşem yeteneklerde iki oyuncuyu bile hala takımın bir parçası yapmayı becerememiş bir beceriksizlikle heder edilmiş bir yatırım var ortada. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-3803183127943056972?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/3803183127943056972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=3803183127943056972' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3803183127943056972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/3803183127943056972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/inanms-cocuklar.html' title='inanmış Çocuklar'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_0FhXPt1xI/AAAAAAAAAtk/4E6W7nrwacw/s72-c/fener-efes.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-810153476831499609</id><published>2010-05-25T14:34:00.009+03:00</published><updated>2010-06-03T14:46:31.780+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='wnba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>Taurasi &amp; Penny</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_u3dMTbVwI/AAAAAAAAAtc/qAN3JQtRGec/s1600/515_banner.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 361px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475171484145768194" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_u3dMTbVwI/AAAAAAAAAtc/qAN3JQtRGec/s400/515_banner.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_u17IYG8AI/AAAAAAAAAtM/ix4BFsFJAYY/s1600/515_taylor_speaks.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 368px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475169799464480770" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_u17IYG8AI/AAAAAAAAAtM/ix4BFsFJAYY/s400/515_taylor_speaks.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_u1ynqpXFI/AAAAAAAAAs8/mKjcVruSWPA/s1600/515_taurasi_intro.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 364px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475169653244910674" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_u1ynqpXFI/AAAAAAAAAs8/mKjcVruSWPA/s400/515_taurasi_intro.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraflar geçen yıl WNBA şampiyonu olan Phoenix Mercury'nin 2010 sezonu açılış maçı olan Los Angeles Sparks maçından önceki şampiyonluk kutlamalarından.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;WNBA sezonu bir an önce bitse de şu ikiliyi Caferağa'da çubuklunun içinde seyretsek.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-810153476831499609?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/810153476831499609/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=810153476831499609' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/810153476831499609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/810153476831499609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/taurasi-penny.html' title='Taurasi &amp; Penny'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_u3dMTbVwI/AAAAAAAAAtc/qAN3JQtRGec/s72-c/515_banner.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-7141706595726593352</id><published>2010-05-25T11:27:00.002+03:00</published><updated>2010-06-03T14:12:28.630+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Memleket basketbolu'/><title type='text'>Rekabete devam</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_uJ_Nn8wnI/AAAAAAAAAs0/4NE88zyC7KI/s1600/%7B1EA43A44-9FEE-452A-8074-2E602E927816%7Dflexible.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 321px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475121491080954482" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_uJ_Nn8wnI/AAAAAAAAAs0/4NE88zyC7KI/s400/%7B1EA43A44-9FEE-452A-8074-2E602E927816%7Dflexible.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Matoviç vs. Fowles; Bu sezon bizim buralarda karşı karşıya gelecekler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-7141706595726593352?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/7141706595726593352/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=7141706595726593352' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7141706595726593352'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/7141706595726593352'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/rekabete-devam.html' title='Rekabete devam'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_uJ_Nn8wnI/AAAAAAAAAs0/4NE88zyC7KI/s72-c/%7B1EA43A44-9FEE-452A-8074-2E602E927816%7Dflexible.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-706451623362385339</id><published>2010-05-25T10:46:00.006+03:00</published><updated>2010-06-03T14:04:31.693+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Basketbol'/><title type='text'>Matoviç yetmez</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_uH1Cioq5I/AAAAAAAAAss/RRcz6MHIZuA/s1600/%7B688979C7-CFA1-4994-9173-9F7E08592BC0%7Dflexible.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 211px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475119117283928978" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_uH1Cioq5I/AAAAAAAAAss/RRcz6MHIZuA/s400/%7B688979C7-CFA1-4994-9173-9F7E08592BC0%7Dflexible.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_uF_QZjRYI/AAAAAAAAAsk/_jsg33M__3w/s1600/02.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Başlığa bakıp transfere doymayan açgözlü taraftar rolüne büründüğüm düşünülmesin. Matoviç'i ilginç, durdurulması güç bir silah ve halen gelişimini sürdüren ama hatırı sayılır bir Euroleague tecrübesine sahip iyi bir oyuncu olarak kabul ederim. Ama onun transferinin doğru transfer olup olmadığını, kalan 1 yabancı hakkımızın nasıl kullanılacağı belirleyecektir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Bu kadronun, eldeki potansiyelin Euroleague seviyesinde zirve mücadelesi yapacak bir kadroya evrilmesi için gerekli olan adım nihayet bu sezon için atılmışa benziyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Sonuç olarak bu seviyede başarılı olacak hatta belki de final oynayacak bir takımın kadro planlamasını yapan deneyimli bir koç varken fazlaca kaygılanmamak lazım belki.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;FIBA'nın kıta dışı oyuncu sınırlamasını revize edişi sonrası Penny ve Taurasi'den gayri yabancı oyuncu kontanjanını kullanmak konusunda kulübün seçenekleri kısıtlandı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Aslında Penny'nin Euroleague'de Avrupa pasaportuyla oynatılması konusunda kapı tam olarak kapatılmamış görünüyor. Eğer o konuda bir umut belirirse takımın şu anki elzem ihtayacı olan, pota altında sert, ribauntçu, savaşçı ve pis işleri görecek bir pivot transferi konusunda seçenekler artar.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Not: Üstteki fotoğrafta üzerinden şutu attığı ablamız da gelse o zaman olur işte.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-706451623362385339?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/706451623362385339/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=706451623362385339' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/706451623362385339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/706451623362385339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/matovic-yetmez.html' title='Matoviç yetmez'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_uH1Cioq5I/AAAAAAAAAss/RRcz6MHIZuA/s72-c/%7B688979C7-CFA1-4994-9173-9F7E08592BC0%7Dflexible.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-5370256031561991272</id><published>2010-05-21T13:49:00.004+03:00</published><updated>2010-06-03T14:47:17.793+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>Vidmar'a saygı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_ZoBPxVq9I/AAAAAAAAAsc/-hRdrDm5NVQ/s1600/fener2-20080925180434.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5473676767738047442" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_ZoBPxVq9I/AAAAAAAAAsc/-hRdrDm5NVQ/s400/fener2-20080925180434.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Böyle adamları sevdirmek zordur Fenerbahçe taraftarına ama Gasper Vidmar'ın dönüşünün Ukiç hamlesinden sonra şampiyonluk yolunda çok değerli bir kilometre taşı olduğunu inatla ve ısrarla savunuyorum.&lt;br /&gt;Tamam, topu avuçlarının içerisinde kontrol etmeyi beceremiyor, çok kez denizin içerisinde çıplak elle balık avlamaya çalışıyormuşcasına acemi hareketlerle kayıp gidiyor elinden top ama kabul etmek gerekir ki şu an takımın en sert pota altı savunmacısı o.&lt;br /&gt;Rakipler açısından yıpratıcı, yorucu bir oyuncu, çok çabuk faul problemine giriyor ama zaten o faulleri alana kadar rakip uzunları da ya faul problemine sokuyor ya iyice yıpratıyor.&lt;br /&gt;Tam bir takım oyuncusu, ne isterseniz onu yapmaya çalışır.&lt;br /&gt;Dünkü maçı dikkatli gözlerle seyredin. Ama seyrederken onun 3. periyodun başında avucunun içinden kaçırdığı toplara takılıp kalmayın.&lt;br /&gt;Kasun'un Oğuz'u parçalarcasına istekli ve agresif oynadığını, Vidmar'ın olmadığı sürelerde bizim pota altını nasıl dağıttığını görün. Bu sezon savunması çok sorunlu olan takımda Vidmar'ın savunma gayretinin önemine dikkat edin.&lt;br /&gt;Geçen yıl final serisinde bir türlü çözüm bulunamayan Efes'in 4 kısalı oyunu karşısında, Vidmar'ın çalışılan hücum setlerini uygularkenki ciddiyetine dikkatinizi verin. Her topu Semih'İn arkasına Schumpert'ı alıp potaya devrilirken özenle ona taşımaya çalışması onun bir takım oyuncusu olarak oyun zekasının gelişkinlşiğini gösteriyor.&lt;br /&gt;Vidmar bu takım için önemli bir oyuncudur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2092858675404361091-5370256031561991272?l=tozluparkeler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/feeds/5370256031561991272/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2092858675404361091&amp;postID=5370256031561991272' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5370256031561991272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2092858675404361091/posts/default/5370256031561991272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tozluparkeler.blogspot.com/2010/05/vidmara-sayg.html' title='Vidmar&apos;a saygı'/><author><name>tozlu parkeler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11825569527489084831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='22' src='http://4.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/ScaWWrPV3YI/AAAAAAAAAJU/pDGAoGh5Epk/S220/1R52UCATLY41WCALLW1R2CABXDLW9CAFVJZN0CAGV9D98CA1OE4AMCABX3CM5CATBUZLNCAXBYCBPCAELZ27CCAINFOS6CAPJ4J3LCA24IKSGCA9AYODACAG5BAFUCAFZ1FH2CAE5Z52ICABKVEKECAZ0G3CY.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_ZoBPxVq9I/AAAAAAAAAsc/-hRdrDm5NVQ/s72-c/fener2-20080925180434.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2092858675404361091.post-9001736039398576974</id><published>2010-05-21T10:38:00.004+03:00</published><updated>2010-06-03T14:47:35.955+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe Basketbol'/><title type='text'>Seri başladı, vidalar sıkıldı</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_ZI6RZp3GI/AAAAAAAAAsU/XlTGQKjhWIU/s1600/B_ce2a743b922cd5a620523e69990005a9.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 333px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5473642563056032866" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_XItJ2BR6Rqg/S_ZI6RZp3GI/AAAAAAAAAsU/XlTGQKjhWIU/s400/B_ce2a743b922cd5a620523e69990005a9.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Normal koşullarda bomboş şutların bile çemberden geçmeye direndiği bu salonda bu kadar dağınık ve yardımlaşmadan hücum eden bir takımın bir çoğu çalışılmış, planlanmış hücum organizasyonlarına dayanmayan zorlama dış şutlarının nasıl bu kadar yüksek yüzdeyle girdiğine şaşırmalıyız; ama dünkü sıradışı hücum yüzdesini şans faktörü dışında açıklayacak etkenler var.&lt;br /&gt;Maçın bitimine 4 saniye kala artık 10 küsür sayı fark varken ve maç kesin olarak kazanılmışken Rakoçeviç'in boş turnikesini engellemek için kendisini yerlere atan ve o hiç bir anlam ifade etmeyen son sayıyı engelleyen Ömer Onan'ın gözlerinde parlayan ateş anlatıyordu bu durumu. ya da hantallığı ve yumuşak oyunu sebebiyle eleştirdiğimiz Oğuz'un hücumda kaybettiği bir topun ardından topu geri kazanmak için yüksek posttan orta saha çizgisine doğru uçusu, hele savunma yapmayı bilmeyen Greer'in Thornton'u, Charles Smith'i savunmak için gösterdiği çaba özetliyordu dün neden kazandığımızı.&lt;br /&gt;Sezon başında farklı galibiyetler alınırken, bu takım hakkında, kısa oyuncuların tempoyu arttırıp, kendinden zayıf takımlar karşında bireysel yeteneklerini önplana çıkartarak sonuca giden bir kimliğe bürünüyor değerlendirmesini yapmıştık.&lt;br /&gt;Görünen şuydu; birincisi hücumda sadece
